MARILYN MANSON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MARILYN MANSON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2021 Pazar

Marilyn Manson - We Are Chaos (2020)

 

Son dönemde skandallarıyla ismi gündeme gelen ki müziğiyle yavaş yavaş yeniden öne çıkmaya başlamıştı, 90'ların şok prensi Marilyn Manson gibi birinin eski birliktelikleri tarafından taciz ve şiddetle suçlanması tıpkı Eva Braun'un Hitler'i "ırkçı bu adam yafu" diye şikayet etmesi gibi bir şey olsa gerek. Doğruluğundan şüphe yok elbette de Marilyn Manson'un sadece şov yapmadığı ve çocukluktan gelme travmalar da neticesinde , istekli olan tabi ki kendisini tedaviye adar, bayağı bayağı manyak biri olduğunu sokaktaki çocukların dahi bildiği gerçeği karşısında, geçiniz ve ağlamayınız. Halbuki MM ilişkileri zaten bile isteye oluyor diye biliyorduk. Sanat üretildikten sonra sanatçıdan bağımsızdır düsturuna bağlı kalarak albüme bakarsak son yıllardaki arayışlarını neticelendirip kürkçü dükkanı misali melodik ve kimi zaman agresif tonlarıyla 90'lar tarzına yaklaştığını söyleyebiliriz. Sertlik seviyesi biraz daha yumuşak olsa da son dönemlerdeki akustik ozanlıktan fersah ve de fersah uzakta. Şok edici endüstriyel tınılar ise aynı tadı vermiyor. Zira 90'ların üzerinden çok zaman geçti. Ne ben eski benim, ne de zamanın ruhu aynı ruh. Güzel bir nostalji olduğu kesin ama bazen gerilere dönmek vasat bir taklide düşmekten ibarettir uyarısını göz ardı etmemek lazım. Ayrıca albüme adını veren şarkıdaki mizıri, mistıri uyağına uyuz oldum. 

7,75/10


16 Haziran 2019 Pazar

RETRO: Marilyn Manson - Lest We Forget (2004)

Benim de yumuşak karnım, Aşil topuğum Marilyn Manson. Gençliğimdeki yaraların bir çoğunun hala kapanmadığını fark etmeme yaradı bu yeniden dinlemem. Müzikal manada değerleme dışı. İlgilenmiyorum. Fxck it! Bi de Allah belanı vermesin BEY.

9,50/10

13 Şubat 2018 Salı

Marilyn Manson - Heaven Upside Down (2017)

Civanım gibi çıkmış kapakta, dünyanın yakışıklısı! (ironi diyeyim de anlamayan olursa) Bi ara Bob Dylan gibi şehir ozanı mı olup çıkacak başımıza diye korkutmuştu. Bu albümle aykırı isim, dimdik ayakta geri dönüyor. Ufak tefek kazalar olmuyor değil tabi, konserde üzerine sahne dekorunun devrilmesi gibi eften püften şeyler herkesin başına gelebilir. Neyse nazar çıktı diyelim. Gelmiş elli yaşına nelerle uğraşıyor diyebilirsiniz. Hala nefret ediyorum sizden, şeytanın müridiym hüloğ gibi yeniyetmelerin sinir krizlerine eşlik eden sözleri mırıldanıyor olabilir. Laf arasında abicim black metal türünde bir şeyler beklemekteyim hala, son nefesime kadar, bir ümit diyelim.. Cümleme geri dönersem, gırıltılı vokali eşliğinde son yıllarda yaptığı en diri şarkıları da içeren şaşırtıcı bir çalışma bu. Örnek Say10, Kill4me. Saçma biliyorum, hiç sözünü etmeyelim. Ancak besteler efsane olduğu dönemin ertesindeki döneme göz kırpıyor. İçeriğinden bağımsız düşünün, azıcık zorlayın beyninizi. Olmadıysa resimden kuvvet al, nasıl da mahzun mahzun bakıyor.

7,75--/10

19 Mart 2015 Perşembe

Mailyn Manson - The Pale Emperor (2015)

Slave never dreams to be free
Slave only dreams to be King

Marilyn Manson'ı da genizden söyleme, söylenme tekniğini de severim. Ergen hallerime de eşlik ettiği için, safiyane bir çocuk gibi şarkı sözlerini okur depresif ruh hallerine bürünürdük, hep kalbimde yaşayacaktır, felan. Şimdi bile biraz daha nesnel baktığımda kötü işler çıkardığını söylemek zor. Her ne kadar nefret edeni seveninden çok olsa da her zaman ilgi çekici bir melodinin, bir atraksiyonun, müzikten bahsediyorum caanım, omuriliğinden değil, peşini kovlamasını bildi. Elbette o eski günlerini aratıyordu şarkıları. Yaş kemale erince bir de evlilik, o şevki heyecanı öldürüyor değişen miktarlar boyunca. Son dönemlerinde ise bayağı bayağı albümlerini filler dedikleri doldurboşalt şarkılarla doldurdu. Bu albümde neyse ki bu tür şarkıların sayısı az. Bir bomba yok, olmayan beklentimiz gibi. Ama Holy Wood'dan beri en etkileyici çalışma olarak nitelendirilecek kadar iyi şarkılarla donanmış, arzı endam eylemiş şarkıcı. Ölmüş gibi söz ettiğimin farkındayım, Allah nice ömürler versin. Versin ki sevmeyenine inat biz de dinlemeye devam edelim.

7,75/10

Bunu da ahan da ekleme yapıyorum: Bonus son 3 akustik parça albümün ortalamasını yükseltiyor, hatta içlerinden biri boynuz olup kulağı geçiyor.

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Marilyn Manson - Born Villain (2012)

Defalarca aynı eleştirileri okumaktan bıktım sıkıldım. Hala bu adamı gereğinden fazla ciddiye alıp değerlendirmeye ne gerek var ki? Bak dalgana arkadaşım. Nasıl şimdi düşünüyorum da gençliğimde Urfa acısı kıvamında ergenliğe geçiş seremonisine background müziği olma hususunda ne kadar da boş yere ciddiye almışım. O zamanlar hadi ben gençtim çocuktum. Şimdi bu kadar harş hurş eleştirmeye yerden yere vurnaya ne gerenk var ki. Adam olmuş kırk küsür, fırtınalı tantanalı bir yaşamı olmuş. Hayatla dalgasını geçiyor işte. Sen de bu modda dinle, değil mi? Ama inkar edilemez bir gerçek var. Eski dönemdeki enerjiye nefrete zıt duygulara boğan o şarkıların esamesi bile okunmuyor. Yani öne çıkan bir parça bile yok. O eski şarkıları tekrar etmeye çalışan parçalar ise bunun ağırlığı altında ezilmiş. Yine de benim gibi sevenleri bir miktar memnun edecektir. Üstattan öğrendiğim bir şey varsa o da sadomazo. Müzikal mana dünyasında kalsın aman aman.Özlediğimi farkettim aslında psikopacancağızı. Ayrıca özellikle gitar işinde hala ilginç çıkışlar renkli enstantanelere rastlamak mümkün. Hadi bir kez daha, eski günler anısına...

7,25/10

13 Ağustos 2009 Perşembe

RETRO: Marilyn Manson - The Golden Age of Grotesque (2003)

İşlerin daha da teatrallaştığı, soundun hafiflediği, ucundan psikopatça koksa da eğlence faktörünün ağırlık kazandığı bu albüm ayrıca zayıflayan liriklerin de diple buluştuğu yeri oluşturuyor. Zaten klipleri de hatırlarsak yapılmak istenenin bir tür Mulen Ruuj olduğunu anlıyorsunuz. This is the New Shit, Mobscene, (S) aint (sözleri über-silly), Golden Age of Grotesque ve tabi Tainted Love gibi bazı kalburüstü parçaları içermekte. Onun dışındakilerin çoğu akılda kalıcı melodilerden oluşmuyor. İşin aslı MM külliyatı için bile zayıf olan bu albüme öznel sebeplerle bonus puanı katarsak şu sonuca ulaşırız..
(Para-Noir adlı her satırında fuck geçen çalışma bu özelliğiyle değil ama endüstriyele kayan sounduyla dikat çekiyor. Bu albümde yer almamasına rağmen bu şarkının Paranoic adıyla remiksini dinledim, çok şık olmuş.)

8,0/10

7 Ağustos 2009 Cuma

RETRO: Marilyn Manson - Holy Wood (In the Shadow of the Valley of Death) (2000)

MM'nin kendini tekrar ettiği ve benim hayal kırıklığı yaşadığım albümü. Şarkıların genelde aynı şablonu izlemesi de cabası. Bu tarihten sonra hiç bir grubun müzisyenin fanı olmadım. Sadece albümlerini takip ettiğim belli başlı isimler var, bunu diyebilirim sadece. Hem buradaki hayalkırıklığı neticesinde hem de her şeyden çabuk sıkılma huyum yüzünden metal'i keşif yolculuğuna çıkmıştım bu albümden sonra. Yine de haksızlık etmeyelim pek çok eleştirmen bu albümü diskografide öne koyar, nedendir bilmem. Belki de konsept havasının ağırlığı sebep olabilir.
Neyse bu uzuuuuun albümde hoş şarkılar hiç mi yok? Durun ben cevaplayayım var, Disposeble Teens, The Nobodies, In the Shadow of the Valley of Death, Burning Flag gibi.
uff sıkıldım...

8,25-/10

23 Temmuz 2009 Perşembe

RETRO: Marilyn Manson - Eat Me, Drink Me (2007)


Genel çizgisinden uzaklaştığı bu albümle Marilyn Manson'ı ingilizce tabirle singer songwriter denilen bir nevi aldım elime sazımı hem yazdım hem yönettim hem söyledim tarzını icra eden amerikan ozanlarına benzetiyorum. Arkadaki çok sesli müziği bir kenara bırakın , daha yalın kendi hikayelerini anlatan biri var karşımızda. MTV'nin bir zamanlar yaptığı unplugged serilerine bu albümden bayağı bir şarkı çıkarmış aslında. Albümde aynı alaycılığı bir ölçüde korusa da teatral etkiyi zor buluyoruz. Endüstriyel marşları da. Artık toplumu şok edici imaj kullanarak dikkat çekmek isteyen bir çocuk değil MM. Bununla birlikte klasik soloların oldukça dikkat çekici olduğunu eklemeliyim.
MM'nin diskografisinde zayıf ve Heart Shaped Glasses (80'ler pop), Evidence ve Eat Me, Drink Me gibi bir kaç şarkı dışında akılda kalmayan parçalardan oluşan bir albüm olarak yerini alıyor. Yine de ilgi çekici.

7,50+/10

8 Temmuz 2009 Çarşamba

RETRO: Marilyn Manson - Mechanical Animals (1998)


Gençlik dönemini en iyi temsil eden müziklerden biridir MM'ın albümleri. Kızgındır, bunalımlarını tepkilerini alaycı bir biçimde ortaya koyar, kurumlara, beyindeki sınırlara giydirir, aynı şarkı içinde iç gıcıklayan gitar ve endüstriyel tonlar beyni uyuşturur ve bir noktada adrenalinle buluşur. 90'ların mutsuz hayatı gerçekci bir biçimde ciddiye alan gençliğin soundtrack'i. Şarkı sözlerinde geçen "fuck" kelimesini ondan önce küfür olarak algılıyorduk ve her "kill" lafı gerçekten de ölümü akla getirirdi.
Klişe ama gediği vuran kamyon arkası sözler aracılığıyla kendi hayatını bir glam rock anti-kahramanına dönüştüren MM bugün gerçekliğimize daha fazla yakınlaşmış gibi dursa da aslında değişen hayatın basit bir göstergesi. Yine de ayrıksılığı içinde barındıran bir indikatör, belki de dışa düşen.
A dead astronaut in space ya da just a boy playing the suicide king derken iletmeye çabaladığı halet-i ruhiyeyi anlayabiliyorduk. Ya da tanrının TV'ye çıkan bir istatistik olduğu eleştirisi havada kalmıyordu o yıllarda.
Ahh 90'lar, gençler topluma uyumsuzluk sebebiyle intihar ediyorlardı. Kapitalizmin yeni bir kimlik yaratma projesi başarıya henüz ulaşmamıştı. Nirvana sonrası yabancılaşmanın zirvesi.
Bugün değerlendirmem ise gayet nostaljik, puanlar bol keseden. Zira biz de değiştik.

9,25+/10

30 Haziran 2009 Salı

Marilyn Manson - The High End of Low (2009)


Bir önceki albümündeki değişimi devam ettiren MM, bütünlüğü zayıf bir albümle bu sene de bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Alışılageldik uzun süreli albüm bu sefer tek bir soundun hakimiyeti altında değil. Yeni geliştirmeye başladığı yırtıcı vokalli baladların yanısıra, eski tarz endüstriyel marşlar da yer alıyor. Ve hatta dance rock, indie gibi arayışlar içinde. Albümde sizi ikna edemeyecek ve vasat olarak adlandırabilecek şarkıların varlığı, The High End of Low'un önceki albümden daha iyi olduğu gerçeğini gölgeleyemiyor.
Eski tarzına yakın parçaların arasından single olarak da basılan Arma-bıdıbıdı-geddon öne çıkıyor. Hipnotik I Want to Kill You bıdı bıdı ise yeni şarkıların en iyisi hatta 8 dakikalık şarkının ne zaman sonlandığını anlamıyorsunuz. Bir de I Have to Look Up Just to See Hell varki pek leziz. İsmini geçirmezsem bana darılacak olan WOW ile Blank and White parçaları da en can sıkıcılar listesine dahil edilebilinir. Hah ha.

8,0+/10

18 Haziran 2009 Perşembe

RETRO: Marilyn Manson - Antichrist Superstar (1996)


Son günlerde ortalığı kırıp geçirecek tarzda bir albüme denk gelmediğim için eskilere daha sık dönüyorum. Sıra bir zamanlar taptığım bir albümde.
Sonuçta metal müziğe daha körpe iken tedrici bir geçiş yapan ben, başlangıç noktası olarak walkmanimi beyazıt çekme kaset formatında en sık ziyaret eden Marilyn Manson'ı seçmiştim. Agresyon, nefret, kendi kendine acıma duygularının , şimdi geçmişe bakınca anladığım, karanlık bir mizah unsurundan kaynaklandığını öğrenmek de ilginç doğrusu. Yeterince karanlık olmasa da eğlenceli bir alıntı:

I wasn't born with enough middle fingers

Bunalım amerikan gençliği için sıcak sıcak servis edilen ürün en azından ayakta kalma iradesi aşılıyor hedef kitlesine. Para için insanlardan mı faydalanıyor? E ihtiyaç varsa doğaldır. Bu adam için kendini öldüren duymadım henüz. Metalin laleyli lambur lumbur kalıplarından sıkılanlar için sessizlik ve kopuş arasındaki dinamiği başarıyla yansıtan yaratıcı endüstriyel bir rock albümü, üstelik boş şarkı içermiyor. Tecavüzden kaynaklı psikolojik rahatsızlığını müziği ile tedavi eden ve kendi kendini tatminin yaratıcı yöntemlerine kafa yoran bu imaj kraliçesi gereğinden fazla ciddiye alınıyor da nedir a dostlar? Daha entersan bir şey söyleyeyim, hala albümü süper buluyorum.

9,75/10