Kaydın çift sidili özel baskısı düzenleme olarak albümü baltalıyor. Arada konuşmalar, takdimler uzadıkça uzuyor, şarkıların akışını bozuyor. Üstüne üstlük abd milli marşı ile açılmakta albüm. Eminim ses olarak orijinalinden bir kaç fersah ötededir. Yine de 45 dakikalık ilk baskısını dinlemek isterdim doğrusu. Bununla birlikte yeni baskısı da tonla şarkı içermekte. Big band denen erken dönem orkestral cazına göre sofistike ve oldukça canlı bir havaya sahip olması çok pek bir belirginlikte keyif veren unsur olaraktan öne çıkmakta. Duke amcanın şu ana kadar dinlediğim çalışmalarına bakarak söyleyebilirim ki hoşuma giden bir tavrı var ki kayıtta piyanonun ağırlığı da oldukça dengeli.
7,75/10
DUKE ELLINGTON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DUKE ELLINGTON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Ekim 2019 Perşembe
26 Mart 2017 Pazar
Duke Ellington - Blues in Orbit (1960)
Bir kaç yüzyıl önce daha caz müziğine kulağım alışık değilken Cezayir çıkmazında arkadaşlarla oturuyorken bir caz etkinliğine rastgelmiştim. Öyle gürültülü ve kaotikti ki başım tutmuştu. Bu albüm ne o kadar kaotik ne de gürültülü. Tersine melodiler gayet de belirgin. Ama bende benzer etkiler uyandırdı. Yani beni rahatsız eden bazı şeyler mevcut kısaca. Bir kere şarkılar kısa. Bir an kendimi grindcore dinliyor gibi hissettim. Genel atmosfer hmm yok, parçalı bulutlu. Nasıl anlatsam bilemedim. Genelde canlı bir tempoya sahip kayıt. Big Band dedikleri büyük orkestral müziğin tınıları hakim. Ama sanki bunu kısıtlı bir grupla yapıyormuş gibi. Çoğu zaman çalma tekniği blues'a yakın, bazı şarkılarda klarnet ve keman gibi sürpriz enstrümanlar boy gösteriyor. Duke Ellington piyanonun başında olmakla beraber üflemelilerin hakimiyeti belirgin. Ve melodik dizge çeşitlilik sergilemekten uzak lineer bir hat boyunca devam ediyor. Ama altyapıda müzisyenler renklendirme için kendi dokunuşlarını sergilemekten de imtina etmiyorlar. Dinlemekle bir şey kaybetmedim, dinlemesem olur muydu? Sanırım asıl soru bu.
6,75-/10
6,75-/10
19 Ekim 2016 Çarşamba
Duke Ellington - Duke Ellington's Far East Suite (1967)
Çok sayıda albümüyle birbirinden farklı tepkilere layık görülen jazz üstadının bu dinlediğim kaydı, sadece kendisinin değil türün de en iyileri arasında gösteriliyor. Bir miktar gecikmişlik duygusunu hissettiren albüm ellili yıllardaki pembe bulutlar içinde romans yaşayan ve egzotik ülkelerde geçen belki de biraz oryantalist hollywood filmlerinin soundtrack'i intibasını uyandırıyor. Doğuya ait klişeleştirilmiş melodileri caz çalgıları yani orkestrasyonuna tabi tutarak çalma ucuzluğuna düşmemiş. Bu manada bu mükellef karışım cazın bir milim dahi uzağına düşmüyor. Ayrıca güçlü ve hızlı ritimleri, tıklım tıklım bir otobüste dışarıdan bakıldığında kafada soru işaretleri yaratacak saçmalıkta tempo tutmanızı, mırıldanmanızı sağlayabilir. Kendimden biliyorum, benden uyarması. İçinize hafif hafif farkına bile varmadan serotonin zerkedecek bu çalışmada benim özellikle hoşuma gidenler Mount Harissa ve Blue Pepper oldu. Yalnız bu öyle bir çalışma ki herbirkeslere kendi favorisini ayrı ayrı seçebilme özgürlüğünü veriyor.
8,50/10
8,50/10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

