YALÇIN TOSUN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YALÇIN TOSUN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Yalçın Tosun - Peruk Gibi Hüzünlü

Yazarın Dokunma Dersleri'nden sonra okuduğum ikinci eseri kronolojik olarak ondan bir önce yer alsa da benzer temaları işliyor. Belki kalemi daha da kıvraklaştığından belki de ilk okuduğum eseri olmasından dolayı az bir farkla Dokunma Dersleri'nin gerisinde kaldığını hissediyorum (düşünmüyorum, hissediyorum). Sayısı azınlıkta kalmakla beraber bazı öyküleri sanki kalem alıştırması olmanın ötesine geçememiş gibi. Bunun yanında çok çok öne çıkanlar da bulunmakta. Tema olarak eşcinseller başta olmak üzere ötekileştirilen kişiler sayfalara konuk edilmiş. Kahraman tabirini kullanmak istemedim. Bu kişiler ve yaptıkları arabeskleştirilmiş bir sempati yaratma gayesiyle ele alınmıyor, okudukça zaten sıradan yaşamlarıyla insanda ortaklaştığımızın farkına varıyorsunuz. Ama yazar ensest gibi tehlikeli tabularla kışkırtmasını da seviyor. Farklı anlatım teknikleri denenen öyküler, dramatik örüntüsü ile, hüznüyle, sade ve okuyucuyu meşgul etmeyen kurgulamasıyla ve etkileyici final zorlamasına takılmamasıyla sevdiğim bir tarzı temsil ediyor. Yine de çocuk ağzıyla yazdığı öykülerde, çocukların kullanmasının pek de ihtimal olmadığı sözcük ve cümleleri onlara söyletmesi/düşündürtmesi göze batmakta.

8

12 Kasım 2014 Çarşamba

Yalçın Tosun - Dokunma Dersleri

Arzuyu Örtüsünden, Tanıdık Yabancılar Makamı, Bilindik Sırlar Makamı ve Küçük Kesikler ara başlığı altında sıralanan hikayeler başlıkların temasına riayet ediyor. Özellikle edebi kalemin akıcı kurguyla birleştiği ve uzun olmamasıyla öne çıkan hikayeler, iç sıkıntıyı yansıtmaktan öte bir anlam ihtiva etmeyen deneme benzeri modern öykücülüğe ağır bir darbe indiriyor. Böylelikle örneğin Arzuyu Örtüsünden altındaki hikayelerde arzunun ete kemiğe büründüğünü , üzerinden dumanlar tüttüğünü duyumsamak mümkün hale geliyor. Bu hikayelerin başı sonu olmaması, karakterlerin -bir çoğu toplumsal normlara göre marjinal karakterlerin- hayatındaki sıradan değil ama en azından bahsi geçecek kadar önemli anların kesitini içermediği anlamına da gelmiyor. Yazarın kendine ait oluşturduğu öykü dili okuyucuya diğer iki kitaba da göz atması için yeterli sebep sunan bir itkiye dönüşmekte.