Böyle saçma bir geceye böyle alakasız bir albüm. Demirin tuncuna insanın piçine kaldık derler ya, gün geçmiyor insanlıktan umudunu yitirmediğiniz bir an kalmıyor. Adam olmak diyoruz, cinsiyetten bağımsız, insanlığı kastediyoruz. Neyse, işin aslı hep böyleydi, geçmişe nostalji duymak tam bir saçmalık, ecnebiler bs diyor, değişen bir şey yok.
BTS durmadı, yürüdü, yürüdükçe saçma kliplerle karşımıza çıktı ve değerli zamanımızı harcamaktan kurtardı. Belki yeni kayıtların içinde düzgün şarkılar vardır, bilemem. İlgimi kaybettim çoktandır.
3 sene önceki albümüne bakalım. Hip hop'tan tropiğe, popa r ve de b'ye tam bir toplama albüm havası vermekte. Kayıt içinde bu şizofrenik değişikliklere yada uyumsuzluğa alıştıktan sonra parça başına gayet iyi iş çıkardıklarını söylemek mümkün. Blood, Sweet and Tears burada ki çok da sevmem aslında, Cypher burada, J-Hope'un MAMA'sı burada , hani bilindik şarkılarını sayıyorum. Stigma, V'nin fenomal Singularity'sini hatırlattı. Am I Wrong'un cover olduğundan şüpheliyim. Takip eden şarkılar da çok farklı değil ama eğlenceli.
Nerede hareket, orada bereket de saçma. Hong Kong'da sömürge bayraklarıyla gösteri yapanları gördükçe gençlere verilen gözü kapalı destek midemi kaldırıyor Neden söyledim? Grubun gençlere kendinize güvenin, kendinizi sevin diye verdikleri mesajının aslında meritokrasi ve gerontakrasi altında ezilen Kore gençliğine yönelik olduğunun gözden kaçıyor olması. Global değil yani, üzerinize pek de alınmayın. Ohh söyledim rahatladım.
7,75-/10
BTS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BTS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Eylül 2019 Cuma
28 Ocak 2017 Cumartesi
BTS - The Most Beautiful Moment in Life: Young Forever (2016)
Batılı kulağına biraz daha fazla hitap etmesiyle dinleyici kitlesini oldukça genişleten Kore pop grubu BTS'in ismini duyurmasını sağlayan klipleri içeren iki EP The Most Beautiful Moment in Life Part 1 ve Part 2'nin hep beraber ele ele tutuştuğu bu toplama albümü, grubun daha önceki dönemlerine ait bir kaç güçlü şarkıya yer vermemekle beraber grubu tanımak için çok önemli bir kaynak oluyor. K-pop hakkında bir kaç kelam etmiştim. Şu an en gözde grubun da BTS olduğundan da. Ancak genç kızlar gibi abartıları ciddiye almamak lazım. Şarkıyı söyledim, parayı kaptım anlayışından ziyade elemanlar şarkılara danslara kendi katkılarını koymaya çalışıyor olmakla beraber, bu pay bir yere kadar. Sonuçta arkasında çok büyük bir prodüksiyon, dansç eğitmenlerinden pazarlamacılara makyözlerden bestecilere büyük bir endüstri yatıyor grubun. Katkıları rap bölümlerinde ve gençlerin yaşadıklarını ileten sözlerde ağırlık kazanıyor. Şu imajın ötesine de geçmeye çalışıyorum. Bu sene yeni çıkardıkları albümle parmak ısıran seksi pozlar vererek büyüdük adam olduk promosyonuna sığınsalarda Tarlabaşındaki travestiler çok daha erkeksi bu çocuklardan. Çocukların vokal tonu bile yeniyetmeliği aşamamış durumda. Yine de müziklerine odaklanmaya çalışsam da şarkıları kliplerinden ayrı düşünmek de zor. Tür içindeki şarkılar ve kayıtlar, sadece besteden ibaret olmayıp danslar ve zengin kliplerle bir bütün halinde sunuluyor. Konserler, fanlar için video ve kısa klipler, şovlar da cabası. Dolayısıyla işitsel öğeye indirgediğinizde youtube'da rastladığımız etki bir ölçüde erozyona uğruyor. Enerjik ya da güçlü şarkıların çoğuna zaten klip çekilmiş durumda. Dope, elektronik tınılarda Fire, Justin Bieber'in DJlerle yaptığı işbirliği dönemini andıran duygusal Save Me, Run ve I Need You gibi. Ancak belki de en eğlenceli şarkıları Baepsae'ye neden kliplendirmediklerini anlamıyorum. Matrak dans provasını yine de yeter artar bile. Buradan çıkardığımız sonuç temposu değişken, sık sık slow örneklerinin de sergilendiği ve her şarkının hip-hop bölümlerine sahip olduğu yine de dinlerken yormayan, gürültüye boğulmayan ama canlı efektlerle zenginleştirilmiş bir albüm olduğu Young Forever'ın. Ma City, Butterfly, House of Cards gibi diğerleriyle kıyasladığında bunların gölgesinde kalan ama hoş şarkılar da mevcut. Diğer yandan vasat şarkılar da yok değil ki hiç olmazsa orasından burasından nakaratından felan dinleyiciye olta atacak hoş tınılar içeriyorlar. Rap demişken grupta üç eleman bu rolü üstlenmiş durumda. Agresif tınısıyla pek hoşlanmadığım Suga ki August D namıyla solo çalışmalar da yapıyor, borazan sesiyle farklılık yaratan ve şarkılarda gereklice görevini icra eden Rapmon ve daha gözardı edilen ve dansçı kimliğiyle bilinen J-Hope ki matrak söyleme tarzı ile benim favorim. Geriye 4 eleman daha kaldı ki ben pek de ayırt edemiyorum. En gençleri Jungkook, Jimin, Jin ve V. Çift CDlik bir albüm olunca boşluklar bolca remikslerle doldurulmuş. Farklılık yaratmaktan uzak oldukları için bu bile puan kırmaya yeter bir sebep. Yine de bırakın K-popu herhangi bir pop kaydı için dahi zor vereceğim bir puan vereceğim. Zira youtube'da felan bir süreliğine beni eğlendirmesini bildiler. Hala bakıyorum da Kore, Psy'nin saçmalıklarından öte eğlenceli şarkılar sunabiliyor. O yüzden bu türde dinlemelerime bir süre daha devam etmeyi düşünüyorum. Arz ederim.8,0-/10
4 Eylül 2016 Pazar
Enderunlu Fazıl - Güzel Oğlanlar Kitabı
Ana akımın dışındaki şeyleri takip etmeye çalıştığım sanırım fark ediliyor. Genç erkekleri ülkelerine göre kategorize edip endamlarını, yatak tecrübelerini anlatan bu metni güncel müdahalelerin ve önsözün ışığında okuyunca gerçekliğinden bile şüphe duymuştum. Ama gerçekten 1700'lü yılların sonunda yaşayan, aynı zamanda Kadınlar Kitabı'nı da yazan zevke ve sefahate düşkün bir Enderunlu Fazıl varmış. Bugünün şartlarına bakıldığında pedofilinin izlerini taşıyan metni değerlendirirken anakronizm hatasına düşmek istemem. Ancak ecdadımızın en azından bir kısmının ne işlerle meşgul olduğunu da geçmişi göklere çıkaran bir kısım insana hatırlatmakta fayda var. Bu dönemin öncesinde saraydan köşklere yayılan (ve hatta köylere) ve normal kabul edilen bir ilişkiler bütünü... Edebi açıdan bakıldığında ise açıkçası gaylere yönelik (gay edebiyatı demek istemedim, var mı böyle bir adlandırma acaba) edebi alanda bile akılda kalıcı bir etki bırakması imkansız. Sadece tarihe düşülen bir nottan ibaret görevi. O yüzden notum iki ya da üç, ne farkı varsa artık.
Ama asıl bahsetmek istediğim şey, daha öncede azıcık ucundan bahsettiğimi düşündüğüm Kore takıntım. Aslında böyle bir takındım da yok da kelime bulamadım şimdi. Linkini aşağıda vereceğim 1 Nights 2 Days reality şovunun hastasıyım. Koreliler genel olarak nazik ruhlu insanlar. (Kuzey Kore'yi, Güney'in yıllarca otokratik bir hükümet tarafından yönetilmesi gibi şeyleri gözardı edersek eğer, eh geriye de pek bir şey kalmadı. Ama süper nazik komşunun uygun şartlarda sizi öldürmeyeceğinin tarihte bir garantisi de yok: bkz Bosna) O yüzden reality şovları bile süper eğlenceli. Yıllardır süren bu şov gibi.
1 Night 2 Dayssssss
Ne K-dramaları ne de K-pop radarıma bugüne kadar girmeyi başarabildi. Bu şovun aylarca önce bir bölümünde BTS adlı bir grubun Dope adlı klibini görmüştüm. Vaoww, bu yeniyetme grupların konserleri boyunca dans ettiklerini biliyordum ama buradaki koreografi ve klibin prodüksiyonu, dönen kameralar, değişen mekanlar, aklımı almıştı. Sustum, otuzlu yaşlarda K-pop fanı olacak değilim herhalde. Hala da değilim. Rezalet bir şekilde kapattığım cuma gününün ardından moral düzeltici bir şeyler ararken youtube'da bir kaç saat; tamam yalan söyledim üç beş saat, hala yalan söylüyorum kaç saat olduğuna dair hiçbir fikrim yok, süren vaktimi bu grubun dans performanslarını (ve diğer insanların reaction videolarını) izleyerek geçirdim. Yakıyorlar, öldürüyorlar. Hava su yerine dans ve müzikle vakitlerini geçiriyor olmalılar. Biliyorum, Kore'de sektör bu çocukları acımasızca sömürüyor. Böyle bir şeyler ortaya çıkacaksa no problem arkadaş. İnsanlığın evrim geçirmiş bir üst aşaması gibi rahat (kot ve botla dans diyor birisi!) dans performansları, müzik ve birbiriyle maksimum uyum, izleyiciyi kolayca avucuna alacak kıvamda düzeyli tekrarların yanısıra hünerlerini gösterecek mükemmel koreografilerden oluşuyor. Komplekse girmeye gerek yok. Abd'liler bile kendi ülkelerinde böyle bir şey olmadığını söylüyor. K-pop hala benim için batıdaki ünlü isimlerin tarzlarının, Beyonce, Lady Gaga, Nicki Minaj, Rihanna, Backstreet Boys ve N'Sync gibi aklınıza gelen her kim varsa, fabrikasyon şekilde bir araya getirildiği ve günün ihtiyaçlarının overdoze şeklinde sunumundan ibaret olsa da örnek mukabilinden dinlemeye başlarsam sanırım bu BTS'den başlamak olacak. Aşağıdaki videoda ise koreografinin dışına çıkarak eğlenceli emprovize figürler ekliyorlar. Kendilerinden başka dalga geçecek kimse kalmamış herhalde. İnanılmaz eğlenceli. Moral artırıcı doping niyetine gelsin pazartesi öncesi. Sözlere dikkat, patronlar duymasın!
(video görünmüyor olabilir link: BTS - Silver Spoon)
Ama asıl bahsetmek istediğim şey, daha öncede azıcık ucundan bahsettiğimi düşündüğüm Kore takıntım. Aslında böyle bir takındım da yok da kelime bulamadım şimdi. Linkini aşağıda vereceğim 1 Nights 2 Days reality şovunun hastasıyım. Koreliler genel olarak nazik ruhlu insanlar. (Kuzey Kore'yi, Güney'in yıllarca otokratik bir hükümet tarafından yönetilmesi gibi şeyleri gözardı edersek eğer, eh geriye de pek bir şey kalmadı. Ama süper nazik komşunun uygun şartlarda sizi öldürmeyeceğinin tarihte bir garantisi de yok: bkz Bosna) O yüzden reality şovları bile süper eğlenceli. Yıllardır süren bu şov gibi.
1 Night 2 Dayssssss
Ne K-dramaları ne de K-pop radarıma bugüne kadar girmeyi başarabildi. Bu şovun aylarca önce bir bölümünde BTS adlı bir grubun Dope adlı klibini görmüştüm. Vaoww, bu yeniyetme grupların konserleri boyunca dans ettiklerini biliyordum ama buradaki koreografi ve klibin prodüksiyonu, dönen kameralar, değişen mekanlar, aklımı almıştı. Sustum, otuzlu yaşlarda K-pop fanı olacak değilim herhalde. Hala da değilim. Rezalet bir şekilde kapattığım cuma gününün ardından moral düzeltici bir şeyler ararken youtube'da bir kaç saat; tamam yalan söyledim üç beş saat, hala yalan söylüyorum kaç saat olduğuna dair hiçbir fikrim yok, süren vaktimi bu grubun dans performanslarını (ve diğer insanların reaction videolarını) izleyerek geçirdim. Yakıyorlar, öldürüyorlar. Hava su yerine dans ve müzikle vakitlerini geçiriyor olmalılar. Biliyorum, Kore'de sektör bu çocukları acımasızca sömürüyor. Böyle bir şeyler ortaya çıkacaksa no problem arkadaş. İnsanlığın evrim geçirmiş bir üst aşaması gibi rahat (kot ve botla dans diyor birisi!) dans performansları, müzik ve birbiriyle maksimum uyum, izleyiciyi kolayca avucuna alacak kıvamda düzeyli tekrarların yanısıra hünerlerini gösterecek mükemmel koreografilerden oluşuyor. Komplekse girmeye gerek yok. Abd'liler bile kendi ülkelerinde böyle bir şey olmadığını söylüyor. K-pop hala benim için batıdaki ünlü isimlerin tarzlarının, Beyonce, Lady Gaga, Nicki Minaj, Rihanna, Backstreet Boys ve N'Sync gibi aklınıza gelen her kim varsa, fabrikasyon şekilde bir araya getirildiği ve günün ihtiyaçlarının overdoze şeklinde sunumundan ibaret olsa da örnek mukabilinden dinlemeye başlarsam sanırım bu BTS'den başlamak olacak. Aşağıdaki videoda ise koreografinin dışına çıkarak eğlenceli emprovize figürler ekliyorlar. Kendilerinden başka dalga geçecek kimse kalmamış herhalde. İnanılmaz eğlenceli. Moral artırıcı doping niyetine gelsin pazartesi öncesi. Sözlere dikkat, patronlar duymasın!
(video görünmüyor olabilir link: BTS - Silver Spoon)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
