SPOON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SPOON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2018 Pazartesi

Spoon - Transference (2010)

Ben bu işi anlamıyorum, pes ettim artık. Grubun az sevilen çalışmalarından biri bu. Benim de en sevdiklerimden. Çünkü mırın kırın indielik içinde kaybolmamışlar. Bateriye daha bir sıkı vuruluyor, gitarın teli daha bir tıngırdıyor. Vokal de çatallanacak kadar en azından, kendini belli etmekten çekinmiyor. Kısacası bu kayıt daha samimi geldi bana. Eh, en mutlu oldukları dönem olmasa gerek, bu da çok belli. Evet, akılda kalıcı melodik nakaratlar fazla değil. Ama şarkıların çoğu dinlerken hoşa gidecek bir özellik sunabilmekte. Üstelik grup hiç olmadığı kadar tutarlı bir sounda da kavuşmuş durumda. Gitar tonları fevkalade. Albüm kapağı da sanat eseri ve albümün sesini başarıyla temsil ediyor. Şaka maka grubun 8 albümünü de dinlemiş bulundum. Dur diyeyim kendime ve yeni denizlere yelken açayım. Nostaljik rock ve metal işlerine dalayım diyorum açıldığım yelkenliden atlayıp.

8,0/10

2 Kasım 2018 Cuma

Spoon - Ga Ga Ga Ga Ga (2007)

Fuck Indie Rock! diyesim var ama bu doğru albüm değil. Dinledikçe ısındığınız, ritmik bir kayıt bu. Böyle terbiyesiz yakıştırmaları hak etmiyor. Üstelik vokal en olgun seviyelerinde. Kapak da şık. Albümün ilk yüzü açıkça diğer yarısını dövüyor. Yine de iddia ediyorum yeterince maceracı değil. Bonus sidisi kadar değil en azından. Bir kaç dakikalık taslak parçacıklardan oluşan ek bonus sidi rulzz diyorum ve evet garip biriyim.

7,25+/10

23 Ağustos 2018 Perşembe

Spoon - Kill the Moonlight (2002)

Grup burada baştan sona tamamiyle kendine özgü bir albüm kaydetmiş gibi. Şarkılar kısa ve tekdüze, tek bir fikrin işlenmesine dayalı. Bu formülasyona rağmen ortaya çıkan iş beğenilmiş olsa gerek ki grubun en iyi albümlerinden biri sayılıyor. Beni ise pek sarmalayamadı. Tam bir indie rock yapıtı olduğuna itiraz ediyor değilim. Belki de o kadar beğenmememin sebebi de budur. İndiecilik bana pek işlemiyor. Zamana, mekana, zetigeiste, anılara fazlasıyla duyarlı olduğunu düşünüyorum indieciliğin. İçine bir noktada giremeyince sizdeki aksini somutlaştıramıyorsunuz. All Th Pretty Girls...'ü sevdim ama bariz ki kaydın en pop çalışması.

6,50++/10

29 Temmuz 2018 Pazar

Spoon - Girls Can Tell (2001)

Spoon'un bu albümünü oldukça beğendim. Kendi seslerini bulmuş görünüyorlar bu kayıtla. Zaten en sevilen albümlerinden biri bu. Vokali ayrıca beğendiğimi önceden belirtmiştim. Melodik, oldukça hoş bir atmosferi indie pop rock ile bağdaştırıyorlar. Bir yerde yine post grunge'a girmeden duramıyorlar. Abartmamaları, olduğu dozajda tutmaları da güzel. Tatil sonrası yorgunluğa daha fazla kelam etmek yersiz. Çevir çevir dinle işte.

8.0/10

24 Mayıs 2018 Perşembe

Spoon - A Series of Sneaks (1998)

Gitarın davulun sesinin sonraki çalışmalarına nazaran daha duyulur olduğu bu alternatif rock çalışması sergilediği tayfı geniş çeşitlilikle dikkat çekiyor. Evet üst tanım rock altında birleşse de indie, post punk, post brit pop (ben icat ettim bu türü galiba) hatta bir şarkıda grunge türüne uzanan bir çeşitlilik benim kafamı karıştırdı. Henüz soundun oturmadığına dalalet ediyor. Bir yandan birebir benzettim demiyorum ama Babyshambles yada Artic Monkeys gibi İngiliz gruplar ardı ardıya aklıma gelmedi değil dinlerken. 15 sene önce dinlesem o zamanın koşullarında çok daha hoşlanacağımı düşündüğüm çalışma çok daha fazlasını hak etse de benden bu kadarını koparabiliyor. Vokal çok iyi amma. Üç dört şarkı da kendi başına çok iyi. 2 Laffitte şarkısı, No You're Not gibi. Dediğim gibi bir albüm değerlendiriyorsam kendi içindeki konsept ve uyum daha önemli geliyor bana.

6,75+/10

26 Nisan 2018 Perşembe

Spoon - Hot Thoughts (2017)

Grubu tanıma şerefine eriştiğim bir önceki albümün kalitesine yaklaşamamakla birlikte bu da iş görür, iş görmesinin ötesinde keyif de verir. İlk dinlemelerimde modern prodüksiyonu ve arada bir istemeden sıkılarak söylüyormuşcasına kulağa gelen vokal yüzünden bir sarsılsam da dinleye dinleye hoşlanageldim kayıttan. Elektronik ve funk etkili, biraz da saykedelik sızıntılı indie rock kayıtta şarkılar birbiriyle uyumlu olmakla beraber çeşitlilik de sergilemekte. Bu havalarda güzel gidiyor doğrusu. Hatta gaza gelip grubun diskografisine de başlayacağım. Bakalım nereden nerelere gelmişler.

7,50+/10

11 Ocak 2015 Pazar

Spoon - They Want My Soul (2014)

Yuhh adamlar neredeyse müzikal kariyerlerinden emekli olacaklar, ben bu sekizinci albümleriyle yeni dinleme fırsatı bulabiliyorum. Bunda esnaf lokantası tadında ismi ve albüm kapağında da görebileceğimiz gibi mıymıy türevli hayal aleminde gezen gruplara benzeyen imajlarının katkısı büyük. Evet ana akıma yaklaşan bir rock terennüm etseler de hala indie rock kulvarındalar. Şarkıları genelde orta tempolu olsa da gitarın, genelde akustik, tellerine vurmaktan çekinmiyorlar. 70'lerden esinlenmeli britpop tavrının etkisi, ki Kooks'un ilk albümünden aldığım keyfin hatıraları aklıma üşüştü, albümü coşturan bir unsur ise diğeri de yer yer çatallaşan duygulu ve bir kaç yerde bluesy vokalin performansı. Bununla da kalmıyor aslında basit olan besteler ki o bestelerin hemen hemen hepsi akılda kalıcı melodik çeşitliliği ve zenginliği ile birbirinden ayırt edilebiliyor, ufak ufak rütuşlarla takviye edilmiş durumda. Bir şarkıda bir kaç saniyelik kaotik piyano vuruşu, diğerinin altyapısına lirik müdahale, ve yahut bir ıslık gibi, bu şarkılar baharat benzeri ekstra tat katıyor şarkılara. Bu anlamda yine albümde mütevaziliğiyle öne çıkan Outlier, elektronik ve alternatif rock tınısı ile benim en sevdiğim şarkıları oluyor.

8,25/10

,