ENVY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ENVY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Thursday / Envy (2008) Split

Albümü Thursday başlatıyor ve dört şarkı boyunca ses veriyor. İlk şarkı punk köklerin güçlü olduğu bir parçayken devamındaki kayıtta post rock kalıpları ağır basıyor. Bu geçişi biraz dengesiz buldum. Takip eden parça ise kısa sürede melodik punk kıvamında ilerleyip ilginç, daha doğrusu ilgi çekici bir hale bürünüyor. Son şarkıda da ikiye geri dönüyoruz, shoegaze etkileri de hissedilmekte. En iyi yanı Envy'a bağlanırken güzel bir uyum sergilemesi. Grubu ilk kez dinleyen biri olarak benim kafam karıştı. Karar verebilmek için uzunçalar bir kayıtlarını dinlemek elzem. Bununla birlikte grubun fanlarının, bu ortak albümün grubun bestelediği en iyi şarkıları  içerdiğine dair değerlendirmeleri var, ilgilenenlere duyurulur. Envy'ımız ise son üçlüde yer buluyor. İlk şarkı Japonca bir sohbet havasında ilerlerken altta romantik ezgiler eşlik ediyor. Perküsyon yerine glitch tarzı bir elektronik (Thom Yorke da sever böyle işleri) beat sızım sızım sızlamakta. Kreşendosu ise oldukça centilmence ilerliyor. Yalnız vardığı noktadaki vokal kısmı kendini fazlasıyla tekrar etmesiyle bunaltıyor. İkinci parçada ise hiç duymadığım kadar baterist ipleri ele alıyor. Bununla birlikte grup melodik eğiliminden bir şey kaybetmiyor. Yalnız vokaldeki kendini tekrar sorunu burada da devam etmekte. Reverblerle bezeli son şarkı güzel balad yapısıyla tam Japon işi romantik dizileri hatırlatıyor. Burada vokal de kendini melodiye kaptırmadan edemiyor. Nihayetinde Envy bölümünde de öyle ahım şahım fevkaladenin fevkinde bir dinleti duyamadım.

6,75/10

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Envy / Jesu (2008) split/EP

Bu insanların nesi var, anlamıyorum. Tam tersine bu kısa ortak albümün, splitter ustaaa!, güçlü tarafının Envy olduğunu düşünüyorum. Uzunçalardaki dağınıklığın elbette üç şarkıda göze batması zor oluyor. Hatta bu vesileyle Envy'a başlamak için EP'leri splitleri seçmek en iyi başlama noktası olacaktır diye iddialı bir laf da edeyim. İlk şarkı orkestral, konuşmalı (ki Japonca direkt etkiliyor) güzel bir girizgah nağmesi. İkinci parça ise bir bomba, kreşendo kısmı ise az ve öz. Bu sene dinlediğim en iyi çalışmalardan biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Mırıldanıp sızlanmak böğürüp azmak hepsi aynı pakette. Üçüncü şarkıda ise 80'lerin geniş indie rock kulvarını hatırlatan nostaljik bir tat bulmak mümkün. Jesu iki parçayla bu kayda destek vermiş. Endüstriyel ambiyansta post rock tanımlamasının bol geldiği deneysel bir rock icra ediyorlar. Yani ben öyle diyorum. Dinletiyor ama Envy varken tercihim ilk yönde olacaktır. Bilakis Jesu ortalamayı düşürüyor.

7,75/10

3 Haziran 2016 Cuma

Envy - A Dead Sinking Story (2003)

Öncelikle söyleyeyim, post-hardcore sahnesinin en beğenilen gruplarından Japon diyarından Envy grubunun en beğenilen albümlerinden birisi bu. Geçekten de vokal, ses rengi, çığırtkanlığı ve yansıtmayı başardığı duygu seliyle övgüleri hak mı hak ediyor. Yalnız başta vokal bölümleri olmak üzere aynı formülü sık sık ve de sık takip etmeleri can sıksa da benim problemim bu olmadı. Yavaşlayan post rock kısımların; post rock dediysek de öyle huzurlu bahar konsepti gelmesin akla, Japonca sözlerle birlikte hafif endüstriyel tınılarda yürek burkan soğuğumsu bir atmosfer söz konusu olan, ya da yalan yere ısı beklediğimiz neon lambaların etrafına üşüşen felaket geçirmiş insanlar sürüsü akla gelen, albüme darmadağın yedirilmesi. Özellikle ikinci yarıdan sonra konsantrasyonu ayık tutmak oldukça güç. Hani yavaş yavaş kreşendo yükselir nakarat coşar, gönüller bayram eder, insanlar kardeş olur, öyle bir durum yok burada. İki ayrı dünya birbiriyle aniden yer değiştiriyor ve bu durum tüm kayıt boyunca devam ediyor. Bir çuval incir meselesi akla gelmiyor değil. Neyse ki o kadar dramatik bir sonuçla karşılaşmıyoruz. Bir de nedense aklıma Cult of Luna geldi.

7,50+/10