SAMAEL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SAMAEL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2024 Pazar

Sodom - The Saw Is the Law (Single, 1991) + Bosphorus Open Air Metal Fest

 

Huzur hızarda! Anladım ki bu şarkı grubun fanlarınca da el üstünde tutuluyor. Konserde çalarlarken bayağı katılımı vardı. Teklinin isim parçası thrash ve heavy metal arasında sallanan bir parça. Teklinin diğer şarkılarından Tarred and Feathered klasik thrash, The Kids Wanna Rock ise eğlenceli bir heavy metal soundu ile terazinin öteki taraflarına konumlanmış. Bence ise zayıf bir kayıttır.

6,50/10

Gelelim festivale. Yaş ortalaması orta üst segmentte yoğunlaşsa da, kalabalık ortalama seviyede olsa da enerjisi gayet güzel idi. Özlediğimizden midir nedir bu tür organizasyonları, keyifliydi ve keyif alanların oranı da yüksekti. Yaşını almış metalcilerin oturabilmeleri için tribün bile inşa edilmiş, daha ne olsun. Elbette hep olumlamamak lazım. Sonuçta kimsenin sevmediği ama muhtaç kaldığı KÇP gerçeği var. Yemek ve içeceklerin pahalılığı var. Ses kalitesinin düşüklüğü var. Ama bunlar zaten artık kanıksadığımız şeyler değil mi? Bu gibi sebeplerle katılmayalım mı yani? İnsanların müziğe odaklı olması ve eğlenmek isteme yönünde irade göstermeleri bence yeter. Bu da geçmişe göre bir ilerleme. İlginçtir, ekonominin kötü olduğu bu sene inanılmaz bir konser bolluğu yaşadık. Ben artık biz eski rock ve metalcilerin iş güç sahibi olarak bu organizasyonlara para ayırabilmemize bağlıyorum. Yiyoz içiyoz paraya kıyıyoz. Gençler keyfine baksın, bu fırsatı zamanında değerlendirsin valla. Yarın ne olacağı belli olmaz çünkim.

Konsere Schammash ile başladım. Potansiyeli güçlü ve klas bir grup. İşlemeli cüppeleri ile güzel bir ayin sergilediler. Tür olarak da herkese hitap etmiyorlar. Bu yüzden seyircinin bir kısmı ile enerjileri tutmadı. Bir türlü bekledikleri çıkışı yakalayamasalar da bence ilgiyi alakayı çok çok hakediyorlar. Legion of Damned  martı çığlıkları ile geldi. Vokaliymiş... Amma enercayzır gruuvi şarkıları ile kısa sürede dinleyiciyi yakaladılar. Circle pitte pehlivanlar belirdi. İlk kez ülkemize gelen Ancient performansı da sıkıydı ama gotik değil paganik ilk dönemleri ile daha bi irtibatlandım. Sonuçta belgesel izler gibi izledik. Takibinde ben Samael'i pek beğenemedim. Tarz itibariyle festivalin enerjisini biraz soğurttu. Yoksa müzisyenliklerine ya da sahne performanslarına bir şey diyecek değiliz. Eski kuşak ağzı açık dinledi,izledi. Halbuki daha önce de gelişleri olmuştu. Sodom ise kısa geldi yafu. Onlar mı kuduruktu, millet mi kendini gaza getirdi, anlayamadım. Circle pit moshpit'e de döndü bir iki kez. Eğlendik sonuç olarak. Tozu toprağı üstümüze alıp eve döndük. 


28 Ocak 2012 Cumartesi

RETRO: Xytras - Passage (1998)

İlk dinlememden beri yıllar geçti ve şaşırtıcı bir şekilde bu albümden daha fazla hoşlandığımın farkına vardım. Kısacası mevzu şu: Samael'in klavyecisi dur demiş böyle Passage diye şaheseri kaydettik de bir de ben tek başıma sözsüz bu şarkıları yorumlayayım. Sonuçta ortaya çıkan bir yanıyle neoklasik diğer yanıyla daha modern (90'lar senfonik gotik metal) tarzın sentezi (işin aslı bir el neo klasik diğeri modern çalıyor) gayet iyi işliyor. Ritmik yanın güçlü olması (baştaki Regen, ortada Jupiter ve Der Starm Kains arası, sonda Winterson-Ein Mensch ikilisi) sıkılmadan dinlemede full efektif bir sonuç ortaya çıkartıyor. Gayet rahat bir metalcinin klasik müziği öğrenme çabalarında attığı ilk bebe adımlarından biri olabilir.

7,25+/10

12 Ocak 2012 Perşembe

RETRO: Samael - Eternal (1999)

Olabildiğince melodiye bulaşmış olan bu albümle grup eski marjinal günlerini geride bırakmış ve endüstriyel metalin güvenli ıssıcak kollarıynan sarmaş dolaş olmuş. Kötü de olmamış hani. Özellikle albümün ilk yarısı gümbür gümbür. Süpriz gitar nağmeleri ortalığı ışıtıyor. Bu bağlamda Ailleurs ile Ways'e albümün süpernovaları dersek yalan söylemiş olmayız. Tabi dinleyenin keyfi bilir, seçmeye parça çok çünki. Dolayısıyla kolay dinlenir, popüler sounda daha yakın bir çalışma ile karşı karşıyayız. Dinlemekten de hiç pişman değiliz.

7,75/10

25 Aralık 2011 Pazar

RETRO: Samael - Passage (1996)

Bestelere bir şey demiyorum da vokal gitikçe rahatsız ediyor beni. Endüstriyel metal içinde baştacı edilen bu albüm ile ilgili düşüncelerim gizemli bulutlarla felan çevrilmiş değil. Gayet aşikar, türe pek de ısınamamıştım, bu tekrar dinleyişte de fikrim değişmedi. Misal gotik'e yaklaştıkları Angel's Decay gibi şarkıları benim için daha bi anlam teşkil ediyor.

7,50/10

9 Aralık 2011 Cuma

RETRO: Samael - Rebellion (1995)

Biraz lambur lumbur olmuş bu albüm, bir kaç tam tamına parça var, bir kaç parça yeniden yorum zati. Endüstriyel metal var,  keyboardlı senfonik düzenlemeler var, black metalin izleri hala belirgin, Enstrümental Static Journey ya da hayali parça ve ötesi gayet martial bir musiki örneği. Hmm dememenim mümkünatı yok. Ne kadar dinlediysem dinledim cevabım hmm.

7,0/10

25 Kasım 2011 Cuma

RETRO: Samael - Ceremony of Opposites (1994)

Endüstriyel metalin daha da etkisini hissettirdiği bu albüm black metalin harmonik gürültü duvarına benzer soundunun ki beni sabah iş yolunda rahatca uyutabildiği için bu tür eserleri ayrı bir severim, aksine gruuvi soslu riflere sahip besteleri ve sansasyonel şok etkisi yaratma amaçlı bateri ataklarını barındırıyor. Bu sebepten de çıkarıyoruz kamburumuzu kafa sallama ayinine başlıyoruz. Keyboardun daha bi efektif kullanıldığını da görüyoruz. Birbirinden değişik duygulara çağrıştırmayı amaçlıyor olsa gerek. Fakat bu sert ve bumbastik formülanın her şarkıya uygulanması ortaya kısaca çorba dediğimiz bir yemek çeşidini çıkartıyor. Kıvamın tuttuğu, hafif acılı şu soğuk günlerde ağzımıza tam layık, en bi güzeli uzun yolda mola yerlerinde satılan Ezogelin ruhu taşıyan parçalar yok da değil elbet: Black Trip olsun, Ceremony of Opposites olsun Flagellation olsun.

7,75/10

7 Kasım 2011 Pazartesi

RETRO: Samael - Blood Ritual (1992)

İlk albümdeki ham kaba black çizgisi terkedilirken gruuvi death-doom-thrash rifleri ağırlığında gelişim sürdürülmeye devam ediliyor. Hatta sözler ve imaj dışında black metal ilen ne alakası var karrrdeşim bile diyebilmeniz mümkün.Özellikle bir kaç şarkıda bu rifler uygun durkalklarla birleşince ortaya kafa sallamaktan başka bir netice çıkmıyor. Ancak 40 dakika boyunca birbirine benzer parçalar ve riflerle bunu yapmaya kalkışırsanız ister istemez konsantrasyonunuzu kaybediyorsunuz ve sonuçta yaw ben bir şey anlamadım bu albümden ama tekrar da dinlemek istemiyorum diyorsunuz. En azından bunlar benim ağzımdan dökülen sözler, beynimde baloncuklanan düşünceler.

6,50+/10

21 Ekim 2011 Cuma

RETRO: Samael - Worship Him (1991)

Grubun black metal dönemini ilk kez dinlediğimde pek bir şey anlamamıştım, bana hiçliği ifade etmişti. Aradan yıllar yıllar , köprünün altından bir sürü metal albümü geçti. Burada ilginç bir cevher yattığının yeni yeni farkına varıyorum. Bir kere 1991, daha black metal soundunun oturmadığı bir dönem. Bunun etkileri bu debüüüü albüme de yansımış. Baskın bir death ve doom metal ağırlığı hissediliyor. Tam olmamış oturmamış etkiler rifler ve sound ha başardı ha başaracak hissiyle birlikte bir tamamlanmamışlık duygusu yaratıyor parçalarda. Bu olumsuz durum aslında olumluluğa da dönüşüyor. Albümü dinlemekten sıkılmıyorsunuz ve düz lineer ve basit parçaların içinde  ufak ufak keşifde bulunmak sizi mutlu kılabiliyor. Müzikal tatmini yaşamamakla birlikte diye ekleyelim. Bir yönüyle dönemin gruuvi popülizmi de yansımış albüme. Bu yine de albümdeki  atmosferin çürümüş kokusunu dağıtmaya yetmiyor. İlginç, değişik bir albüm. Ancak daha usta ve keskin kulaklara hitap ediyor.
Favorim: Knowledge of the Ancient Kingdom.


7,50/10

14 Temmuz 2010 Çarşamba

RETRO: Samael - Exodus (1998) EP


Black metal grubu Samael gotik ve moderen bir çizgide kimilerine göre senfonik ve hatta endüstriyel, karar kılınca bu kısa yaklaşık yarım saatlik albümü doldurup piysaya sürmüşler, fanları da pek mutlu pek mesut olmuş, herkes de bir mutluluk salgını, bir zevk ü sefa anlatamam.
Geyiği vurup boynuzlarından şöminemizin üzerine astıktan gayri vokallerini eskiden de beğenmediydim hala da beğenmiyorum yorumunu büyük bir açıklıkla beyan edeyim. Ancak yer yer misal Son of Earth ün sonunda olduğu gibi tekno beatlere kayış güzelllik katmış, fevkalade değil lakin alaladenin de ötesinde. Tribes of Cain ile From Malkuth to Kether gibi dinlencelik parçaları içeren EP vasatın bir hayli üzerinde bir yer işgal ediyor. Sonra ne oldu bunlara bilmem, kendi ara tarzlarını yarattıktan sonra kült özelliğini kaybettiler.

7,75-/10