Atmosferik black metal grupları albüm kapaklarına orman, dağ resimleri koyuyorlar ya bitiyorum. Hüzünlü sonbahar havalarının pompalandığı bu albümlerde doğanın sesini yinelediklerini zannetmelerine de. Siz hiç bir ormanda kayboldunuz mu ya da tabi boyunuzun yettiğince kısa olması ya da çocuk olmanız şartıyla bir mısır tarlasında yönünüzü kaybettiniz mi? Hüzünlü bir huzur felan hissetmeyeceğinizden emin olabilirsiniz. Kontrol altına alınamadığında panik seviyesine yükselecek korkudur hissedeceğiniz tek şey. Doğa korkutucudur. İnsanoğlunun, modern insanoğlunun ötekisidir. Blok blok sitelerle ya da açılan yeni tarlalarla ormanı yani doğayı eksiltmemizin en önemli sebebi rant ve para olsa da işin neredeyse düşmanlık seviyesine varan bir de psikolojik tarafı vardır ki binyıllarca önceye, yerleşik yaşama geçiş dönemine geri götürebileceğimiz bir tarihsellikten de beslenmektedir. Dolayısıyla ne zaman bu tarz bir black metal dinlesem arzulatılmak istenen atmosfer ile hiç de bütünleşemem. Yine de Winterfylleth'in son albümü beni şaşırttı. Önceki albümdeki eh işteleri cilalayıp parlatmışlar, ileriye doğru bir adım daha atmışlar. Türün içinde yapılabilecek en iyi noktaya varmış görünüyorlar. Albüm müthiş harmoniler içeriyor. Kaydın uzunluğu ise hala dikkat dağıtıcı bir faktör. Bundan sonra ne yapabilirler ki düşüncesindeyim artık.
8,0/10
WINTERFYLLETH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
WINTERFYLLETH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ocak 2015 Pazar
28 Aralık 2014 Pazar
Winterfylleth - The Threnody of Triumph (2012)
Manchester çıkışlı grubun ismi Osmanlıca pardon eski İngilizce'de ekim ayına tekabül ediyormuş. Oralarda da zorunlu bir alfabe değişikliği ve dil reformu yapıldığını zannetmiyorum. Dil demek ki zamanla da değişebiliyormuş, yaşayan bir şeymiş. Grup dibine kadar sıkı bir atmosferik black metal icra ediyor. Keyboarddan da o tarz melodilerden de uzak duruyorlar. Tablomsu albüm kapaklarını ve sözleri de göz önünde bulundurursak doğa onlar için en önemli esin kaynağı. Doğaya saygı ritüelini de tamamen metalik enstrümanlar aracılığıyla orta tempo şarkılarla gerçekleştiriyorlar. Ağır rifler ve tremelo ile blastbeatlerden geçilmiyor kayıt.Bir kaç yerde akustik aralar ve temiz vokaller devreye girdiğinden dolayı dahil edildikleri folk tanımı o kadar baskın değil aslında. Ya da rock ve metalin köklerinde neo-folk ezgilere de sirayet eden aynı kültürün yatmasından kaynaklı bir şeyler var. Ve biz bu kültürün dışında olduğumuz için, rock müzik zaten bize yabancı bir şey, zaten kendi kendine bize öteki anlamında bir dünya müziği, bu folk göndermeleri doğrudan tanımakta güçlük çekiyoruz. Albümün aksettirdiği ruh hali ise yeterince kuvvetli değil, nostalji -değil, kasvet -değil, ekim soğuğu -biraz, melankoli -az, mizantropi -hiç sanmıyorum, kreşendo -bir kaç şarkıyla sınırlı. Vokalin erkeksi hale büründüğü, çığlıktan deathe kaydığı anlar ve görece coşkulu nakaratların sayesinde başta Fate of Souls After Death olmak üzere, Void of Light, The Threnody of Triumph gibi parçalar benim için öne çıkıyor. Bunun dışında ise türün gerekliliklerini yerine getiren sıkı bir albüm bu. Üzerine ise bir şeyler kattığını söylemek oldukça zor.
7,25/10
7,25/10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

