CRYSTAL CASTLES etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CRYSTAL CASTLES etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2016 Salı

Crystal Castles - Amnesty (I) (2016)

Bu aralar pek müzik dinlemediğim için albümlere de haksızlık etmemek adına daha yavaş hareket ediyor olacağım. Pek sevdiğim garip elektronik grup yepisyeni kayıtlarıyla dinleyiciyi selamlıyor. Ve a.s. Bir kere gruba vokalleriyle destek veren diğer yarısı Alice Glass ayrılmış. Yerine geçen kızcağız da sesiyle onu fazlasıyla taklit ediyor. Bu da dinleyicisini ikiye bölmüş durumda. Onun gibi olmaya çalışıp olamamaktan ziyade kendi rengini katmayı seçselermiş daha iyi olurmuş. Müzikal olarak da son albümden geriye bir dönüş mevcut. Halbuki ben en çok onu sevmiş idim. Dolayısıyla soundda efektler, kulak cırmalayan keskinlikler pek bir fazla. Diğer yandan düşük tempolu tırnak içinde etheral tırnağı kapa bölümlerde mevcut şarkılarda. Bir bakıma şizofrenik bir durum. O yüzden üç yıldız alır ancak gözüyle bakıyorken albümün tartışmasız en iyisi Kept  sayesinde terazinin kefesi RYM'de üç buçuk yıldıza burada da yedi puana ağır bastı.

7,0/10

13 Nisan 2014 Pazar

Crystal Castles - II (2010)

Grubun ikinci albümü, oldukça sevdiğim ve sofistike taraflarının ağırlık kazandığını düşündüğüm son albümle kıyasla dans ritimlerinin daha güçlü olmasıyla farklılaşıyor. İlk albümde olduğu gibi sevmediğim hışırtılar, gürültüler, cam çatlatan çığlıklar burada da deneysellik adında bolca sergileniyor. Grup, iki elemandan oluşsa bile grup olarak nitelemek yanlış olmayacaktır, en azından şarkıların yarısında geleneksel normları parçalıyor, yalnız yerine şarkıların yeniden inşasını tamamlamaktan da kaçınıyor. Bu yarı-besteler sound anlamında geliştirilen deneysellikle harmanlanınca kağıt üzerinde büyük harflerle FAIL oluşturması gerekirken, aksine bir tepki yaratıyor bende: ekstrem bir örnek vermek gerekirse, sevdiğim şarkıların arasında 1 buçuk dakika süresince heyecanı ve enerjiyi kümülatif bir şekilde bünyede toplattıran Doe Deer'i sayabiliyor olmam. Ha keza Sigur Ros'un bir şarkısını samplelamasından dolayı İzlanda dilindeki Year of Silence da benzer duyguları pekiştirerek albümün ağır toplarından biri oluyor. Yine bir sample'a dayalı olan  ve yarım kalmışlığını romantik synth pop ile tamamlayarak eşsiz bir iş çıkardıkları Vietnam unutulmamalı. Vietnam'ın başarısı bir ölçüde önceki şarkı Violent Dreams'deki kekemeliğin hala güzel bir iş çıkarmakla birlikte bir türlü cümlesini tamamlayamamasının getirdiği eksiklik ile alakalı. Çok güçlü bir melodi etrafında salınan Intimate'i dinlerken kendinizi dans ederken bulabilirsiniz, ancak eminim ki grubun tam da istediği gibi dansınız çarpık çurpuk yamuk yumuk bir ahenge (evet, kendine özgü bir harmoni var) teslim olmuştur. Bu yüzden dansınızı kendinize saklasanız iyi olur, kimselere göstermeyin en iyisi. Diğer yandan albümde klasik anlamda synth popa yakınlaşan ve single olarak çıkartılan şarkılar da bulunmakta. Ama ben gönlümü galiba deneyselliğe, yaratıcılığa ve farklılığa kaptırdım.

7,50+/10


6 Mart 2013 Çarşamba

Crystal Castles - III (2012)

Crystal Castles dinlemiş bulunduğum ilk albümünü bir asır kadar geride bırakıp sofistike ve karanlık bir albümle, 3. albümleri ile dinleyicileri arasında temaşaya ve tartışmalara sebep oluyor. Tabir-i caizse olgunlaşan ve olgunlaşmanın da ötesinde mistisizmi keşfeden grup, son eserlerini yoğun bir atmosfer sosuna bulamış durumda. Eskiden irrite edici cırtlaklığa varan vokal  katman katman atmosfer ile örtülerek dengeli hale getirilmiş. Şarkıların benzerliğini eleştirenlere kulak asmayın. İndie sahnesini popülarize eden kalabalıktan başka biri değil onlar. Örneğin bir atmosferik black metal dinleseler ne derler, merak içerisindeyim. Aksine durağanlaştıkları anlar olmakla birlikte bazı beatlerin gayet de Timbalandvari durduğunu söylemek mümkün. Affection sana söylüyorum, Sad Eyes sen dinle... Hatta albümün kral şarkısı Violent Youth kaliteli hızlı temposuyla bu işin, sofistike synth pop un,  nasıl kaliteli bir şekilde yapılacağını gösteriyor. Bu haliyle grup bir Burial, bir Portishead ya da Björk gibi kendilerine has öncü müzisyenlerin arasına ha girdi ha girecek. Umutlandım, lakin beklemek lazım. Zira diğer yandan yaptıkları witch house'un zekice bir kurgusu da olabilir. Ama sözler ve albüm kapağı dahil çizdikleri ciddi ve oturaklı  imaj ne kadar gerçek, zaman gösterecek.
Ayrıca Kerosene diyorum, Transgender diyorum, ilk dinlemelerdeki sıkıcılığa azcık katlanın diyorum.

8,25/10

24 Ocak 2012 Salı

Crystal Castles - Crystal Castles (2008)

Elektronik müziğin alternatifi. Alternatif demişken seslendiği kitlenin indiekafa olması şaşırtıcı olmasa gerek. Oraya buraya refere ve anlaşılmaz sözleri gizeme gizem entelliğe entellik katıyor. Bir yazarın tarif ettiği gibi:Kız büyükannesinin eteklerini giyiyor, oğlan (masumane bir laf hala anne babalarımız arasında) da beline çıkmış dar ceket. Berşka modası. Dolayısıyla bu müzik sükse hep bi revaçta. Dolayısıyla biraz fazla abartılı tepkiler topluyor. Hayır, ben de dinledim. O bilgisayar blip blopları gıcırt gucurtları bir miktar daha kullansalarmış dinlenilmez bir albüm ortaya çıkacakmış. Buradan kurtarmışlar. Albümün ikinci yarısında ise ilgi alaka uyandıran enstanteneler kayboluyor.Yine hak hukuk bizde şimdi, Allah var yukarıda. Witchhouse güzelliğini ve kusurunu barındıran, ki bu witchhouse mevzusuna bir kaç gün içinde döneceğiz, açılış parçası Untrust Us, sonracııma sanırım single olarak da çıkan Crimewave ve Air War, biraz Knights, biraz Courtship Dating eliyüzü düzgün öpülesi koklayası parçalar. Son anda not arttırımı. Standart ve Poors'dan daha dişliyim vallahi.

7,0-/10