6,75-/10
ANTIMATTER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANTIMATTER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mayıs 2025 Cumartesi
Antimatter - Lights Out (2003)
Anathema ardılı gruptan beklentim çok yüksekti ki yıllar önce ilk ve 6 nolu albümlerini dindediğimde de gayet memnun idim. Demek ki yaşlandıkça daha düzadam oluyoruz, böyle titremeli dramatik şeyler aşırı gelmeye başlıyor bünyeye. Sodom felan dinleyesim geliyor daha bu dönerken kulağımda. 2 numaralı bu kayıt ilkindeki elektonik öğelerden de büyük ölçüde sıyrılmış. Ağır temposu, akustik yapısı, kadın vokal katkısı, fısıltılı konuşmalı sayıklamaları atmosferi devam ediyor, amma sıkıcı yafu. Biraz şaşırmak istiyoruz, nafile...
2 Mart 2025 Pazar
Antimatter - A Profusion of Thought (2022)
Maalesef geçtiğimiz haftaki konserlerine gidebilmem için bir itki yaratamadı bu albüm. Havalar da soğuktu ve semt olarak Beşiktaş'ı da sevmem. Bence yeterince güçlü bahaneler bunlar. Anathema'nın ikinci dönemini devam ettirmesiyle gönüllerde taht kuran grubun bu son albümü (ohara 3 sene olmuş) de çok farklı bir soundda değil. Zorlarsak içinden Pearl Jam ve Depeche Mode çıkaracağımız kayıtta vokal vibrasyon bile bazen rahatsız etti. Prodüksiyon dahi bir itici geldi nedense. İnsaniyet iklimin bu kadar kutuplaştıcı ve acımasız olduğu günlerde içe dönük ve kendine acıyan zayıf şeylere yani melankoliye kişisel olarak pek tahammülüm kalmadı artık. Yaş ilerliyor, kalpler kuruyor.
6,75-/10
27 Şubat 2022 Pazar
Antimatter - Black Market Enlightenment (2018)
Artılar: prodüksiyon ve düzenlemeler, synth tonları, Eddie Vedderesq çınlamalar, saksafon, kemençe (kabak kemani mi yoksa), yaylılar, alternatife göz kırpan modernist sound
Eksiler: melankolinin sınırları zorlanıyor, drama için gösterilen çaba çok fazla bkz vokal vibrasyon, diğer bir deyişle küçük emrahçılık, bestelerin özüne inildiğinde düz ve aynı formüle dayanması,
Sonuçta gurubun tek sahibi olan Mick Moss'un besteler ve vokal icrasında da başkalarının desteğiyle hareket etmesi ilerideki günler için hayırlara vesile olur. Yoksa pek bir severiz işlerini.
7,75/10
13 Aralık 2016 Salı
Antimatter - The Judas Table (2015)
Karın bastırdığı bitmeyen 2016'nın şu son günlerine (bitiyormuş gibi yapıyor besbelli) çok yakışan bir kayıt bu. İlk albümdeki elektronik denemeleri belki de benzememe gayretini geride bırakıp eski Anathema'nın karanlık dramasını tekrardan canlandıran atmosferik rock çalışma için progresif rock da deseler de atmosferik tabiri garip kaçtığındandır kulaklara. Biz varolmanın acısını çekenler, anladık sanırım birbirimizi. Yalnız şöyle bir sorun var: üç beş kişi bi köşeye sıkıştırmış sizi, bacağınıza götünüze karnınıza yumrukla tekmeyle girişmiş. Yarım saat boyunca yediğiniz dayak artık vız geliyor. Diyorsunuz, arkadaş kafamı gözümü de patlatın artık, ne çile çektim elinizden. Hülasa, şarkılar süründürüyor ama nihai vuruşu yapmaktan da imtina ediyor. Parçala Antimatter!
8.0/10
8.0/10
3 Ekim 2011 Pazartesi
Antimatter - Saviour (2002)
Anathema'yı alın Portishead ile çarpın: Ta taa Antimatter karşınızda. Anathema'nın hayranı olduğum orta dönemine imzasını atan isimlerden Duncan Patterson yanına Mick Moss isminde çok da tanınmamış bir müzisyeni alıp ortak proce halinde oluşturmuşlar Antimatter'ı. Şarkıları da ayrı ayrı yazıp albüme ekledikleri için hafif de olsa farklılıklar hissedilebiliyor. Sonra yeter gayri demiş Duncan, bu senin spesiyal projen olarak devam etsin Mick kardeş , ben Ion grubunu kuracağım yetmeyecek ismiyle hayli iddialı Alternative 4 projesine gireceğim. Bu ise ilk albümleri, ortaklık devam ediyor. Atmosferik rock, progresif rock, trip hop, ambiyans ve elektronik dubstep gibi tanımları bu albüme yakıştırırsak hiç yakışıksız kaçmayacak. Ortalık çorba değil, ama hafif oturmamışlık sezmek mümkün. Besteler yine karındeşen Jack modunda, bir kaç parça hariç bayyan vokal ağırlıklı. İşte özellikle elektronik kısımlarda (trip hop da alttürevidir sonuçta) aklımıza Portishead geldiği için kıyaslama yapmaktan kaçamamak grubumuzun işine yaramıyor. The Last Laugh ve Over Your Shoulder'da devreye giren erkek vokal bayan vokalden doğan sığlığı kapatarak albümün en iyi parçaları oluyor. Aptest suyu çaya eklenen dem gibi yani. Daha da ilginci bayan vokalin geriye çekildiği karanlık bir ambiyansın hakimiyeti altındaki Going Nowhere ve God is Coming de tüy kıpraştıran kontenjanından hayatımıza dahil oluyor. Aslında suç o kadar da bayan vokalde değil. Bu tarz vokalin dramatikliğine fazla güvenilerek yazılan diğer besteler ilk dinlendiğinde ulaştığı randımanı dediğim gibi bayan vokale sırtını yaslama rahatlığı altında kolaycı ve basit bir sığ anlayışla kısa sürede tüketiyor.
8,75/10
8,75/10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

