7,0/10
BEHEMOTH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEHEMOTH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ocak 2026 Cuma
Behemoth - The Apostasy (2007)
Sound olarak asıl geçiş albümü bu olsa gerek. Bestelerin dile pelesenkliği noktasında geriye bir adım atılmış. Soğuk ve sert ve güçlü. Agresif tarafı güzel zaten. Nile grubuna benzerliğin tavan yapmasıyla suçlansa da oryantal ezoterik şeyler her zaman grubun radarındaydı. Stil olarak, Nile çok dinlememiş olsam da bana da bir andırım bir sandırım şey etti. Enstrümanlardan özellikle bateri kulakta yer ediyor. Albümün en enteresan noktası ise Warrel Dane düeti olsa gerek.
25 Aralık 2025 Perşembe
Behemoth - Zos Kia Cultus (Here and Beyond) (2002)
Behemoth'un black metal başlangıcından sonra ama ritüelistik buzz death metalin öncesinde ara bir dönemi var ki es geçilmemeli. Bu albüm de albüm gibi albüm. Çat çat çat adrese teslim. İsimlerini geniş kitlelere duyurdukları Demigod kadar iyi, altında kalmaz. Açıkcası grubun yeni işleri beni sarmadı, bu sebeple son albümlerine vakit harcamak istemiyorum. Bu kararı da pekiştiren bir sonuç oldu. Memnunum.
8,0+/10
31 Ağustos 2021 Salı
Behemoth - The Satanist (2014)
Zaman ne kadar çabuk geçiyor. Ha dinlerim ha dinleyeceğim derken 7 sene olmuş bu albüm çıkalı. İlk çıktığında metal camiasını sarsan ve yılın en iyileri listelerinde baş sıralarda yerini alan bu albüm hakkında değerlendirmeler daha aklı başında bir hal almış görünüyor yıllar geçtikçe. Bu sefer de sanki topuzun ucu terazinin öteki kefesine oturmuş gibi. Grubun bumbastik seçimi, aşırı cilalı prodüksiyonu ve kısmen tanık olduğum benzer beste inşası sebebiyle pek de ümit beslemediğim ve abartıldığını düşündüğüm kayıt hakkında bir noktaya kadar yanıldığımı tüm alçak gönüllülükle itiraf edeceğim. En azından besteler oldukça değişkenlik göstermekte. Manifestoyu seven grubun atmosferik ve senfonik havalar tutturan konsepti için böyle olmalıydı zaten. Konsept demişken her parçanın hikayesinin anlatıldığı kitapçık oldukça etkileyici. Bir kere albümü açan ve kapatan şarkılar ağır toplar. Hoş, dinlediğim versiyonda sonda üç bi değişik bonus parçası da bulunmakta. O Father.. naımdaki eser, klibiyle birlikte bir düşünüldüğünde kabul edilmeli ki bir sanat eseri. Diğer klip şarkısı başlangıçtaki Blow Your.. da vaki iken diğer şarkıların gölgede kalması gayet doğal. Bir death metal albümüne göre ritim değişiklikleri, sololar vessair değişik şeyler albümü zenginleştirirken ortodoks kafa deathçilerin rahatsızlığına tanık olabiliyoruz. Zaten black ve death metal üzerinden yükselse de kayıt, şokmetal dediğim gümleten, sansasyonal, epik bir çizgi tutturuyor, grup kendi adına kendi tanımını yapıyor. Yine de eseri prodüksiyon olarak bir miktar ben septicflesh, monolith deathcult türevine benzetmekteyim.
8,0/10
22 Ağustos 2010 Pazar
RETRO: Behemoth - Demigod (2004)

Ki türün müptelası değilim, yine de hayırlıyorum ilk dinlediğimde ağzım bir karış açık kalmıştı. Böyle de bir şey yapılabiliyormuş demkki. Brütal mistik ve modern bir sound. Ayrı bir yerde duruyorlar profesyonellik açısından. Bir iki ve Towards Babylon.
8,0+/10
15 Ağustos 2010 Pazar
Behemoth - Antichristian Phenomenon (2001) EP

Bu EP'nin en önemli özelliği Herllo Spaceboy coverı içermesi. Şarkının aslını bilmem, efsanevi isim David Bowie'ye ait orjinali sanırsam. Bu versiyon ise gayet garip ve gotik tınlamakta. Onun dışındaki diğer şarkıların çoğu yeniden yorum ve albüme adını veren parça dikkat çekiyor. Geri kalanı gayet barbarik atak şeklinde.
6,75/10
4 Ağustos 2010 Çarşamba
Behemoth - Live in Strasbourg (1999) Bootleg
Sadece 25 dakika süren bu konser albümü Bonjor Sespua we fucking great hebelöp hebölöp selamlaması ile gayet kral bir şekilde başlıyor. Ancak bunun bootlegliğini pek anlamadım. Kalite olarak evet. Ancak bu yasal olmayan bir ürünse daha sonraki albümlerine bonus olarak nasıl koyabilirsin ki? Neyse, şarkılar birikisi hariç çok bilindik şarkılar değil. Yine de grubun konser performansının gayet güçlü olduğunu görmemize ne vasat şarkılar ne de kötü kayıt engel olabiliyor. Yalnız vokaller brütalden ziyade sert thrash dolaylarında dolanıyor. Vasat demişken de yanlış anlaşılmalara mahal vermeyelim. Şaşıbeşlerin bile bu dünyada bir alıcısı çıkıyor. Bu minvalde gruuvi yanları kuvvetli, kolay dinlenir besteler olmadığından bahsediyorum yalnızca.6,0+/10
23 Temmuz 2010 Cuma
Behemoth - Thelema.6 (2000)
Sıcaklarda da death metal, bünyenin pek de çekebileceği bir şey olmuyor. The Universe Illumination gayet güzel. Ne kadar fazla dinlerem dinleyeyim ve hatta mırıldanarak anlamsız sözlerle aşlik eder konuma geleyim diğer parçalar vasatın üzerinde olmaktan öteye gidemiyor.Ayrıca albümün sonundaki süprizle ilk seferinde karşılaşıp ödünü helada arar durumuna düşmeyen kişi insan evladı değildir. Ahan da iddia ediyorum.
6,50+/10
2 Temmuz 2010 Cuma
Behemoth - Satanica (1999)

Grubun hem sözler hem de sound açısından günümüzdeki çizgisinin temellerini attığı bu albümle -dili geçmiş black zamandan kopuşu da sağlamış bulunuyorlar. İlk dinleyişlerde adapta olma güçlüğü yaşamakla beraber brütalliği gruuvi öğelerle birleştirebilmesi bendenizi gayet şaşırttı. Ağzım ayran budalası gibi açık kalmadı, maksadım böyle bir albümü şu aşamada beklemediğimi ifade etmektir. Albümün kapanışı çok şık olmuş özellikle. Şairin Ankara'nın en güzel tarafı İstanbul'a dönmesidir demesi kabilinden değil. The Alchemist's Dream ve Chant for Eschaton 2000 gerçekten şıklar.
7,75/10
17 Haziran 2010 Perşembe
Behemoth - Chaotica - The Essence of the Underworld (1999)
Çift CD den oluşan bu toplama derleme çarpma albümünü kabaca her biri cd başına düşmek üzere iki ana kısma ayırırsak ilkinin payına Grom öncesi sonrakine ise Grom ve işte o civarlar düşüyor. Böylesine derli toplu olmasından mıdır belki bir miktar kayıdın iyileştirilmesinden midir ki ilk cd bana aynı gibi geldi, bilinmez aldığım hazz vel keyf fazla oldu. Neredeyse sinerjik. İlk bölümden The Chant from the Eastern Lands, kısa akustik geçiş Touch of Nya, Hidden in a Fog, Moonspell Rites, pür punk Pure and Evil Hate çok canlar yakıyor. İkinci bölümde ise Grom, pek seviyorum zati. Bir kaç tane de cover ihtiva ediyor bu derleme. Freezing Moon misali Mayhemdi sanırım aslı.7,75/10
8 Haziran 2010 Salı
Behemoth - Pandemonic Incantations (1998)

Üç beş kelam edecek kuvvet bile kalmadı bende. Yaşasın tembellik hakkı diyenler, evet siz ne yer ne içersiniz?
Neyse bu albüm ile death denizine kulaç atan grup ne yardan ne bileken de vazgeçmiş durumda. Ancak bu albümü bütünüyle tamamlayan bir kelime varsa zor ve keyifsiz olması. İki kelime oldu. Hem de oldukça hoş son üç şarkıya rağmen.
6,75/10
23 Mayıs 2010 Pazar
Behemoth - Bewitching the Pomerania (1997) EP
Hidden in a Fog ve Sventevith önceki albümlerinde yer alan parçalar. With the Spell of Inferno duyulmamış bir parçası. Hala eski black çizgilerini devam ettiriyorlar. Burada Grom'dan önceki hatta daha yakın durduklarını söyleyebilirim. Kısa bir albüm ve öyle olması isabet olmuş.6,0/10
11 Mayıs 2010 Salı
RETRO: Behemoth - Grom (1996)
En derin mağaralardan çıkma ve tarihin bir kaç sevişme anında dnalarını gen havuzumuza bıraktıkları keşfedilen ve bu cihette artık atamız sayılabilecek Neandardendantantuntellere yaraşır biçimde ilkelliğin tavan yaptığı bu albüm benim şahsi fikrimce black metalde önemli bir dipnotu hakediyor. Bir kere sinir bozuculukta yırtıcı vokal yer yer detone hırlama gürleme şeklinde ilkelliğe ilkellik vahşiliğe vahşilik katan bir tarza evriliyor. Folk pagan ne haltsa etkisi çok daha belirgin ve ustaca işlenmiş. Bayan vokal bilem var yahu. Ya da özel yerleri sıkılarak İstiklal marşı söyletiliyor bir garibana. Yapmayın, biz çocukken böyle tatsız şakalardan çok çektik, etmeyin. Günahtır.Albüm özellikle ilk dört şarkısıyla karanlık ormanların karanlık sularında oynaşan karanlık balıklar kadar atik çevik, kendimi tutamayıp isimlerini birer birer sayacağım. The Dark Forest (Cast me your Spell), Spellcraft and Heathendom, Dragons Lair (Cosmic Flames and Four Barbaric Seasons) ve Lasy Pomorza. Evet evet isimleri abidik gubidik olabilir ama ciddiye almamazlık hata yapmak demektir.
7,75/10
29 Nisan 2010 Perşembe
Behemoth - Sventevith (Storming Near the Baltic) (1995)
Ya benden geçmiş bu müzik ya da cırıl cırıl vokalin cılız kalitede bir kayıtla birleşimini baltık paganik nağmeler ve erken dönem arkeolojik kazılar ışığında black metal ritimleri kurtarabiliyor.Grom'u beklerken Hidden in Fog güzel gidiyor.
6,50/10
19 Nisan 2010 Pazartesi
Behemoth - And the Forests Dream Eternally (1995) EP

5 parçadan oluşan bu kısa albüm ilk dönem iskandinav bilek metalin izlerini gayet de taşıyor. Sözleri yazıldığı halde bile takip edemediğiniz , ağız felci eçirmiş birinin dudaklarından dökülürcesine anlamsız distırşin vokal zulmü, ince ince gitar tonu, leş kayıt (demolara göre iyi ee biraz), paganik etkiler (ordan burdan kaçan bir ezgi, akustik gitar tıngırtısı, epik toklukta bir anlatım haline giren vokal kisvesi altında olabilir bu etkiler), taramalar takatukalar..
Orjinallikten uzak olması dinlenemez kılmıyor albümü. Aslında cayır cayır yanan gitar soloları ve içerdiği punk şarkı ile ilgi alaka uyandırıyor, bir yere kadar tabi.
6,75-/10
10 Nisan 2010 Cumartesi
Behemoth - ...From the Pagan Vastlands (1994) Demo
Legal albüm dönemindeki pagan etkisine daha fazla yaklaştıkları, akustik gitar gibi ilk deneysel etkileşimleri sergiledikleri, doomvari ham black çizgisinin arkada bırakıldığı bu son demoları açıkcası güzel bir geçiş dönemini yansıtıyor. Kayıt fena değil, vokaller jilet keskinliğinde, boğazı nasıl lime lime olmuyor hayret doğrusu. Summoning güzel parça.6,50+/10
28 Mart 2010 Pazar
Behemoth - The Return of the Northern Moon (1992) Demo

Grubun evet abi dalgayı bırakalım geleceğe bakalım dediklerini hissedebiliyoruz bu demoda. İşlerini daha ciddiye almışlar, kararlarını kalıcılık yönünde vermişler. Sanırım. Sound ise ilk demoda olduğu gibi ağır abi black metali modunda devam ediyor. Galiba. Elbette çok yetkin ürünler beklememek lazım. Zaten tarz icabı da teknik çalma stilleri felan umut etmiyoruz. Hala veletler halihazırda. Muhtemelen. Karanlık ve depresif atmosfer sıkıcılığa düşülmeden gayet başarıyla yansıtılıyor. Büyük olasılıkla.
Neden mi bu muğlak konuşmalarım. Kat kat kadifeden perde tabakaları arasında kayıp ve boğuk kayıt kalitesinin volümü bir yukarı bir aşağı dalgalanıyorsa, bu demoyu kulaklık vasıyasıyla dinlemek işkenceye dönüşüyor. Hoparlörden de fayda yok. Evet topu topu 3-5 kere dinledim, akıl sağlığımı korumam da şart bir yerde. Kısacası müzikal olarak önceki demodan bir adım ileri olması kendisini dinlenilir kılmıyor.
3,75/10
18 Mart 2010 Perşembe
Behemoth - Endless Damnation (1992) Demo

Kayıt kalitesi daha doğrusu kalitesizliği ile dikkat çeken grubun bu ilk demosunda ses kulaklığın bir o yanına bir bu yanına tenis maçındaki top ,ee tenis topu, gibi sekiyor, gitarlar arada kontrolden çıkıyor ciyaklıyor. Bateri yankılı bir şekilde miksajı baskın. İrezil rüsva yani. Onun dışında tarz olarak grubun paganik etkili black soundundan da oldukça ayrı, doomvari ağır abi black metali yoğunluğunda. Parçalar basit, teknik beceri kabiliyet yok, zati grup elemanları "daha biz tıfıl veled idik, çok takılmayın" diyorlar. O zaman tüketecek nefes de yok bizde. Fakat ilginçtir basit müziği sevmemden mi yoksa daha önce böyle ağır black metal dinlememiş olmaktan mı kaynaklı parçaların genel havasından hoşlandım. Emare olaraktan, iskelet olaraktan etkileyici fikirler geziniyor. Misal deli dumrul bateri tıkırtıları eşliğinde svirisinek elektro saz rif şahane, Temple of Evil'de. Gönül rahatlığıyla...
4,25/10
19 Aralık 2009 Cumartesi
Behemoth - Evangelion (2009)
Behemoth'un ilk dönemlerinde kirli çiğ çirkin hafiften pagan etkilenimli black yaptığı günlerin şahidiyim. Arada melodik death-black çizgisine kaydıklarını da dinlediğim bir kaç şarkısına istinaden iddia edebilirim. Durdukları yerde duramayan yaşlandıkça sertleşerek doğa kanunlarını tersyüz eden grubun Demon albümünü de dinlemişliğim var. Her ne kadar modern jilet gibi ve mekanik kayıt tekniğinden hoşlanmasam ve her ne kadar brütal death benim tarzım olmasa da şimdi sezarın hakkı sezara brütüsün hakkı brütüse, ortalığı yıktılar o albümle. Sonlarına geldiğimiz bu yılda çıkardıkları Evangelion ile de aynı hat doğrultusunda ilerliyorlar. Nile'ı andırır etnisite ve tonlarda brütal teknik death metal, insanevladından çıktığına inanılamayan bateri darbeleri, hayvani böğürtüler (genişliği fazla değil ancak), hafiften atmosferik gıcırtılar, biraz derecesi düşse de hala bana göre fazla modern kayıt kalitesi, sadece bir kaç dinleme ile çözülebilecek groovy besteler, vessaire vessair. Ama bir şey itiraf edeyim, canım brütal bir şey çekerse tercih edeceğim albümleri mistik-deli kısacası daha yoğun karakteri ile Demon olacaktır, bu değil. Özellikle belli bir andan sonra bu albümdeki parçaların tekrara sarıp sıkıcılaşmaya başladığı sadece benim değil pek çok ölümseverin de fikri.Fav. Transmigrating Beyond Realms of Amenti
Enteresan : Lucifer
7,50/10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
