ASIMOV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ASIMOV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2023 Çarşamba

Isaac Asimov - Galaktik İmparatorluk Serisi III: Gökteki Çakıl Taşı


 Gökteki çakıl taşı, efendim, bizzatihi dünya oluyor, yaşlı koca şişko dünya. Serinin diğer eserlerinde sıkça göndermelerde bulunulduğu üzere uzak gelecekte dünya radyoaktive bölgeler arasında bölük pörçük yaşayan az nüfuslu ve kaynakları kıt bir gezegene dönüşmüştür. Evrendeki binlerce gezegen tarafından itilmiş, kakılmıştır. Çünkü dünyalılar dışarlıklara düşmanca yaklaşan, şüpheci, bağnaz ve radyoaktive sebebiyle de her ne kadar uyum sağlasalar da azcık farklı bir ırk haline gelmiştir. Evrende pek inanılmasa ve bilimsel gerçekliği müphem de olsa insanlığın evrene dünya'dan yayıldığına dair hipotezler de mevcuttur. İşte bunu araştıran Sirius'lu bir bilimadamının, 1960'larda geleceğe kaza eseri ışınlanan kelli felli bir adamın, bu adam üzerinde zeka geliştirici deneyler yapan ve yaşamının sonuna yaklaşmış (kıt kaynaklar sebebiyle dünyada 60 yıldan fazla yaşamaya müsade edilmez) bir doktor ve onun kızının yolları kesişir. Yine gizli planlar ifşa olunur. Casuslar, gaddar imparatorluk askerleri, ırkçılık... Galaktik İmparatorluğun parçası olsa da defaatle isyan etmiş bu dünyanın gerici yönetici komitesi evrendeki herkesi etkileyecek bir biyolojik silahı salıvermeye yakındır. Sorgulanan şey ise her ne kadar mazlumda olsa bir millet haksızlıkların bu şekilde ölümcül bir yolla üstesinden gelmeye hakkı var mıdır?


Isaac Asimov - Galaktik İmparatorluk Serisi II: Uzay Akımları

 Bu romanı okuyalı çok oldu ama buraya kayıt düşmeyi unutmuşum. Aslında bu Galaktik İmparatorluk serisinde yer alan eserler birbiriyle direkt bağlantılı değil. Konunun geçtiği evren ortak sadece. Bu eser de yine inanılmaz komplolarla, takiplerle, plan projelerle dolu. Hafızası silinen bir uzay analisti mahsur kaldığı ve fatihler için boğaz tokluğuna çalışan ırk ayrımından muzdarip ahaliden oluşan bir gezegende bakıcısı gibi ona kol kanat geren bir kadın tarafından bebek gibi bakılır. Hafızası gelmeye başladıkça daha önce bu gezegenin yok olmaya mahkum kaderini keşfettiğini ve başının bu yüzden derde girdiğini anlar. Ama ne daha önce çalıştığı ve hala onu arayan ajansı, ne bu gezegenin halkını ne de egemen yönetici gezegendekileri ne de onların düşmanlarını ilk başta ikna edebilmiştir. Daha kötüsü bu güçlerin arasındaki bu entrikaların içinde kullanılmaya başlanır. Su yolunu bulur, şüpheler açıklığa kavuşur. Sömürge konumundaki bu gezegen tıpkı Dune gibi kendine özgü bir metanın üretici olmasından dolayı özgün bir özelliğe sahiptir. Benim naçizane görüşüm bu eserde olay örgüsünden çok karakterler ve onlar arasındaki etkileşimin gücü öne çıkmaktadır.

22 Haziran 2023 Perşembe

Isaac Asimov - Galaktik İmparatorluk Serisi I: Toz Gibi Yıldızlar

 50'li yılların edebiyatında bir türlü ısınamadığım ve tarifinde zorlandığım tatsız bir yazım stili var ki tüm yaratıcılığına rağmen Asimov da eserlerinde maalesef bir farklılık sergileyememekte. Bu romantik isimli romanda tüm yükü entrikanın sürpriz faili tarafından taşınmakta. 

Yayılmacı bir galaksi imparatorluğu var, fethettikleri gezegenlerin liderlerini kuklaya çevirip gezegenleri aracılıklarıyla yönetiyorlar. Baş eğdirip kaynak ve vergilerini sömürme yoluna gidiyorlar. Onlara karşı komplo yöneten bir gezegen liderinin oğluna eşlik ediyoruz. Babası ihanetten idam edilir ama tüm komplo boşa çıkarılamamıştır. Muhalif görünen bir liderin gazlamasıyla en uysal gezegenlerden birine gider ve kralın kızıyla yakınlaşır. Tam istilacılara teslim edilecekken gizlice bir filo inşa eden gizli gezegeni bulmak için kız ve amcasıyla birlikte kaçarak yola koyulur. Komploya ihanet eden kim, filoyu kim inşa ediyor, en bir muhalif kim, hepsi birbirine karışır. Kimse göründüğü gibi değil demek ki. Sonunda istilacıların savcısı ile anlaşarak uysal kralın gezegeninde kızla ikamet etmeye daha doğrusu sürgüne evet demekten başka çaresi kalmaz.

18 Şubat 2020 Salı

Isaac Asimov - Sonsuzluğun Sonu

Bilimkurgunun babası Asimov'un bu romanı külliyatında nereye düşer bilemiyorum lakin ismiyle romanın sonu hakkında fena sürpriz bozuyor. Muhteşem bir kurgu olamamakla beraber erken dönem bilim kurgunun sevdiğim insanlık hallerini anlatma derdi burada da eksik değil. Aşkı uğruna kurulu düzeni yıkacak bir eylem gütme diyelim.
24. yüzyılda felan insanlık zaman yolculuğunu yiyip bitirmiş gelecek düzenlemeleriyle daha sonradan insanlık tarihinde oluşacak olumsuzlukları önler duruma gelmişler. Tabi biz faniler durumun farkında değiliz.Çünkü bu işle uğraşanlar zamanın dışında sonsuzluk denen bir ortamda takılıyorlar. Ölümsüz değiller ama tanrı rolüne kendilerini fazlasıyla kaptırmışlar. Buradaki teknisyenlerden olan kahramanımız sonradan üstlendiğini öğrendiği sonsuzluğun kuruluşunda çok önemli rolü ile uğruna yasakları çiğnediği doğal zaman içindeki bir kadına duyduğu aşkın arasında kalır. Öğrenir ki bu düzen müdahale edildikçe insanlığın zorluklarla karşı karşıya geçip evrimleşmesine engel oluyor ve insanlığın sönümlenmesine sebep olacak. Yapacağı seçimi tahmin etmek, bu noktadan sonra, çok da güç değil. Bu arada bilgisayar diye kullanılan tabir sadece bir ünvan, robot değil yani, çok sonradan dank etti kafama.