28 Ağustos 2026 Cuma
Asunta - Landscapes (1996)
27 Ağustos 2026 Perşembe
The Offspring - Ixnay on the Hombre (1997)
7,75--/10
25 Ağustos 2026 Salı
Tankard - Zombie Attack (1986)
7,25/10
23 Ağustos 2026 Pazar
Sarcófago - Rotting (1989)
7,0/10
22 Ağustos 2026 Cumartesi
Rage - Unity (2002)
Kaç Canım Kalmış - x3 (2014)
Sizin adınıza da ben utanacak değilim, azcık da siz utanın, ne bileyim
6,75/10
20 Ağustos 2026 Perşembe
Genesis - Nursery Cryme (1971)
7,50++/10
18 Ağustos 2026 Salı
J.S. Bach - French Suites, BWV 812-817; Overture in French Style, BWV 831 (Glenn Gould, 1995)
7,50/10
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Italo Calvino - İkiye Bölünen Vikont
16 Ağustos 2026 Pazar
Aby Ngana Diop - Liital (1994)
Bir nefeslenmem lazım.
8,0-/10
15 Ağustos 2026 Cumartesi
Surgeon - Force + Form (1999)
7,0+/10
14 Ağustos 2026 Cuma
Alpagut Gültekin (ed) - Vüs'at O. Bener: Bir Tuhaf Yalvaç
12 Ağustos 2026 Çarşamba
Destruction - Release From Agony (1987)
7,0+/10
11 Ağustos 2026 Salı
Godspeed You! Black Emperor - "No Title as of 13 February 2024 28,340 Dead" (2024)
7,50++/10
10 Ağustos 2026 Pazartesi
RETRO: Satyricon - Volcano (2002)
7,75/10
6 Ağustos 2026 Perşembe
Fazıl Hüsnü Dağlarca - Bütün Şiirleri 3 (Bölüm 1)
Bu son cilt şairin 1998 ile vefatına kadar olan dönemindeki şiirleri kapsıyor. Şairin üretkenliğinde bir azalma olmadığı görülüyor, görme yetisini zaman içinde kaybetmesine rağmen. Bu derleme içindeki ilk kitap O'1923 adını taşımakta. Yabancısı olmadığımız doğal simgeler ve sevgi teması cumhuriyetin 75. yılına gönderme içeren kitabın ana izlekleri olarak karşımıza çıkıyor.
Sallanır bütün ağaçlarda ses
Boyut olarak ince bir yer kaplayan bu eseri Tapınağa Asılmış Gövdeler takip eder. Suçluluk, suçlu hissettirilmek ve hissetmek, asılmak fiili, Mevlana imgeleri üzerinde şekillenir burada şiirler.
Asılmışın dinelme sevinci taşıyan omuzuna
Solu oyle sızılıydı ki
Kondu sağ omuzuna
Öylesine uzundu değmek üzereydi
Son soluğu omuzuna
Dağlar eski asılmışlara benzer sevindi güvercin
Başları düşmemiş omuzuna
Gobistan isimli eseri Gobi çöllerindeki ilkel insanın iziyle açılıyor, Puşkin ile somutlanan Rusya'ya, Amazon ormanlarına, Berlin'e götürüyor okuyucusunu. Coğrafya kendisi bir terim olarak misafir edilmiş. Seviştilerken diğer bir geç dönem eseridir şairin. İsmin işaret ettiği gibi sevgi ve aşktır işlenen. Şair ardı ardına eser vermeye devam eder çok kısa bir süre zarfında. 1999 yılında Kaçaklar isimli eser de bunlardan biridir. Aynı sene sevgiyi büyüten dörtlüklerle örülü Çiçek Seli yayınlanır. Bir bölümünde kilise atmosferinden ilhamla yazılmış dörtlüklere yer verilmiştir. Yokedilen Çokuluslu Olmak, dağıtılmış Yugoslavya'ya yakılan bir ağıt olarak kaleme alınmış.
Nova Norda - Üzgünüm (2024, EP)
7,50-/10
4 Ağustos 2026 Salı
Accept - Restless and Wild (1982)
7,75/10
2 Ağustos 2026 Pazar
Sarcófago - I.N.R.I. (1987)
31 Temmuz 2026 Cuma
Stanislaw Lem - Gelecekbilim Kongresi
Gelecekte bir Latin ülkesinde Hilton otelinde gelecekbilim kongresi toplanır. İsyanlar neticesinde diktatörlük hem oteli bombalar hem de tüm şehre sakinleştirici bir kimyasal sıkar. Kahramanımız olan bilim adamı da kanalizasyona sığınır ve ardı ardına halüsinasyonlar görerek gerçeklikle bağlantısını kaybeder. Bu kabusların en uzun süren versiyonunda zihni farklı bedenlere kopyalanır ve bunu kaldıramadığı anlaşılınca dondurulur, daha daha gelecekte tekrar hayata döndürüldüğünde terimlerini anlayamayacağı çok farklı bir dünyada gözünü açar. İnsanlar iki kafalı, dört kollu gibi deformasyonlarla buluşarak vücutlarıyla oynamakta ve her türlü kimyasalın esiri olarak ütopik bir dünyada keyifle yaşamaktalar. Bu duruma da kahraman uyum sağlayamaz zira gariplikler kendini ele vermeye başlar. Aslında insanların fazla nüfus ve sefaletle geçen yaşamlarına o kadar kimyasal hava teneffüs ediyorlar ki gözlerine perde inmiş. Kendisini lüks araba süren ve herkesin öyle sandığı bir adam aslında paçavralar içinde eli hayali bir direksiyon üzerinde yollarda koşturuyor, çocuklar gibi korna sesi felan çıkarıyor. En sonunda bilim adamı gözünü tekrar kanalizasyonda açıyor. Hikayesiyle biraz 1984, biraz Matrix ve pek çok Philip K. Dick hatırlanıyor.
30 Temmuz 2026 Perşembe
Tindersticks - Soft Tissue (2024)
6,50/10
29 Temmuz 2026 Çarşamba
Bad Bunny - Debí tirar más fotos (2025)
6,75-/10
28 Temmuz 2026 Salı
Todd May - Şiddetsiz Direniş
Rage - XIII (1998)
27 Temmuz 2026 Pazartesi
Sunay Akın - Hayal Kahramanları
Rush - Caress of Steel (1975)
6,50/10
Kamasi Washington - The Epic (2015)
26 Temmuz 2026 Pazar
Skunk Anansie - Paranoid & Sunburnt (1995)
8,0-/10
11 Temmuz 2026 Cumartesi
Onat Kutlar - İshak
Tek bir kitap ile 1950'li yıllarda Türk öykücülüğüne damga vuran ve trajik bir şekilde terör saldırısıyla hayatını kaybetmiş, sinema ile daha çok hemhal bir yazardır Onat Kutlar. Dili şiirsel betimlemelerle yüklüdür, kurguda gerçekçiliğin sınırları zorlanıyor, dokundukça dağılıp yeniden belirlenen kediler, sağır bir hava, ölümün için oyduğu Yusuf'un okudukça kendi içine katlanması sayfalarda yerini buluyor. Tuhaf ve absürt olaylar ile hikayeler örülüyor. En çok da çocuklar bakıyor kendi duygusuzluklarıyla olup bitene.
Enslaved - Below the Lights (2003)
8,50-/10
10 Temmuz 2026 Cuma
Çilekeş - Katil Dans (2008)
7,0/10
9 Temmuz 2026 Perşembe
Fela Kuti and Afrika 70 - Zombie (1977)
7,75+/10
Stefan Zweig - Merhamet
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Richard G. Hovannisian (ed) - Tarihi Kentler ve Ermeniler: İzmir
6 Temmuz 2026 Pazartesi
Siege of Avalon: Anthology - BioShock 2 - The Crow's Eye - Berserk Boy
Berserk Boy güzel ve konulu bir bilimkurgu platform oyununa benziyor. 5 dakikadan fazla oynayamadım, bilgisayarın kontrollerini bozduğundan. Vardır bir çözümü de, çözmekle uğraşmak bile çok yorucu artıkın. Platform oyunlarında becerim çok düşük olsa da içimden bir ses bunu bir saat felan (anca) oynayacaksın demişti halbuki. Hani o bile olmadı, üzüntülere gark oldum.
5 Temmuz 2026 Pazar
Satyricon - Now, Diabolical (2006)
6,75+/10
3 Temmuz 2026 Cuma
R.A.P. Ferreira - Purple Moonlight Pages (2020)
6,25+/10
1 Temmuz 2026 Çarşamba
The Pineapple Thief - 10 Stories Down (2005)
6,75/10
29 Haziran 2026 Pazartesi
Jose Saramago - İsa'ya Göre İncil
28 Haziran 2026 Pazar
Parks and Recreation (Sezon 1) - The Expanse (Sezon 6) - Cunk On Earth - Love, Death+Robots (4. sezon) - The End of the F***ing World (Sezon 1-2) - Stranger Things (5. sezon)
İttire kattıra biraz da hayran kitlesinin zorlaması ile 2021/2022 tarihleri arasında 6. sezona ulaşan bu hardkor bilim kurgu dizisi, hikayeyi tamamlayamamayı başarıyor. Büyük bir gayretle uzata uzata sonunda bu son sezonu ile izleyeni mağdur ediyor. İşin kötü yanı bu sezonda işler civcivleniyor, bir heyecanlanmalar kıpırdanmalar başlıyor. Kuşaklı, dünyalı, marslı ihtilafının ötesinde (ki göktaşı saldırısı karşısında çaresizlik iyiydi beya) bilinmeyen bir uzaylı tehdidi bir yana yabancı bir gezegende başka kumpasların izini izleme imkanı buluyoruz. Buluyoruz da ne oluyor, koca bir hiç.
Cunk on Earth sadece 5 bölüm süren ve ayrıca filmi de olan sanırım bir BBC komedisi. Dizi bir tık daha iyi. Yine alaycı bir belgesel tadında dünyanın tarihi işleniyor. Konunun gerçek uzmanları, bilim insanları, tarihçiler, tıpçılar konuk olarak alınıp akla gelmeyecek en saçma sapan, alık, aptalca sorulara maruz bırakılıyor. Aptala yatan bir tavırla keskin gözlemlerle sunum yapıyor ablamız. Garipliklerle dolu bir komedi daha. Yeni nesil hayatın bu absürtlüğünü seviyor demek ki.
Netflix'in özel bilim kurgu animasyon serisi Aşk, Ölüm ve Robotlar dördüncü sezona ulaşmış. Ancak artık eskisi gibi çılgın değil. Hatta tabiri caizse tekrar girdikleri de düşünülebilir. Sansasyonel bir şekilde biraz beyin kurcalatan bir tarafı vardı dizinin. Şimdi bu gücünü kaybetmeye başlamış görünüyor. Kim bilir, belki de devam etmez, bilemedim şimdi. Tabi böyle dedik diye
ilginçlikler yok diyemeyiz. Dev bebe titanların olduğu bölüm şaşırtıcıydı. Tiranozorlu ölüm yarışı da oldukça heyecanlı. Çirkin RHCP klibi ise bir o kadar anlaşılmaz. Çekim ve animasyon tekniği deneyselliği öne çıkıyordu sanki.Stranger Things'i de bitirme gayesiyle bitirdim. Her şey sonuçlansın, sonu bağlanmadık bir şey kalmasın. Baştan beri diziyi saçma bulduğum gizli değil. Askerlerle çatışıyorsun, Rambo gibi onlarcasını öldürüyorsun ama bizim ekiptekilere bir şey olmuyor felan. Fantastik bir dizi de fantastik kurguya bu dizi ile adımımızı atmadık. Kendi içinde mantık diye bir kural seti de icat edilmiş. Burada o yok işte. Woke itiraflar, gözleri belerte belerte uzun diyaloglar, iç dökmeler vs. Nostalji yanı eski kuşağa, bu bahsettiğim formüller Abd'nin yeni kuşağına hitap ediyor. Dizinin başarısı da bu. Rezalet değil tabi ki, kendini izlettiriyor, aksiyon tarafı kuvvetli. Bitti, sonunda bitti. Darısı Witcher'ın başına.