Bir süredir ağzıma daha doğrusu kulağıma layık, beni benden alan bir kayda rastlamamışken şimdi de tam tersine arka arkaya sıralandılar. Bu sefer de elimden çıkartmaya kıyamıyorum albümleri. Ama sanırım aralarında en çabuk kendini eskiten bu kayıt oldu ki girişini öne alıverdim. Bu kaydın Eraser ile kıyaslandığı doğrudur. Ben de kararsız kaldım. Onunki kadar atak anlar içermiyor. Minimal ve sade bir sound, minimal ve sade melodiler. Diğer albümlerdeki gliç gülüç itici sesler de yok. Dolayısıyla dinlemesi hoş ama yine de etkileyici. Bir yerde okumuştum, ona da katılıyorum: Daha önce kullandığı fikirlerin benzerini burada da uyguluyor ama çok daha rafine, minimal ve yalın, daha doğrusu kaliteli bir şekilde. Hele bir kaç şarkı var ki gönül telini tıngırdatmakta. Rock is dead değil müzik can çekişiyorken günümüzde bir umut ışığı olarak doğuveriyor Anima. Kısa filmi de ilginçti netflikse endam eyleyen.
8,0-/10
THOM YORKE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
THOM YORKE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Nisan 2020 Çarşamba
19 Kasım 2014 Çarşamba
Thom Yorke - Tomorrow's Modern Boxes (2014)
Tatatatannn. Thom Yorke'un en zayıf albümüne hoşgeldiniz. İnsanlığı artık makineyle içiçe geçen vokaliyle, melodilerin somutluktan uzak bir yerde konumlandığı bir albüm bu. Deneysellik idare eder ama beat ve elektronik kısım da zayıf olunca, içine girmesi zor, daha doğrusu dikkate alınması zor bir çalışma olup çıkıyor. Piyano ile ritmin yaratıldığı, piyano dediysek de Thom ağbinin leptapı, The Mother Lode, biraz da Eraser havası sebebiyle albümdeki en etkileyici parça oluyor benim için. Geneliyle ise unutulmaya yatkın bir çalışma olup çıkıyor. There is no .. isimli teknomtırak parça ise Thom Yorke'u bilenlerin kaşlarını kaldırmayı başaıyor. Ha!, teknik detayları özellikle albümün başında duyabilmek de mümkün. Bu yönüyle de müzikal dengesi sağlanamamış bir çalışma olup çıkıyor. Thom ağbi, titre kendine gel, gittiğin yol yol değil dedirten bir çalışma olup çıkıyor.
6,75/10
6,75/10
11 Nisan 2011 Pazartesi
Burial, Four Tet & Thom Yorke - Ego / Mirror (2011) Single

Burial ile Thom Yorke işbirliğini duyunca Four Tet adlı mahlasa sahip diğer sanatçıya dair fikrim olmamasına rağmen bayağı heyecanlandım. Ve yaşadığım hayalkırıklığı da bir o kadar güçlü oldu. Beğenen herbikimsecikler nasıl üç sanatçının da kendi tarzını çok iyi entegre ettiklerini söyleyedursunlar bence Burial canalıcı beatlerinden, Thom Yorke etkileyici vokalinden feragat etmiş. Hatta vokal harmonileri sıradan, heyecansız. Atmosfer var varolmasına da single kısa kalıyor içine girebilmek için.
6,25/10
6 Ağustos 2008 Çarşamba
Thom Yorke - The Eraser (2006)

Radiohead'in fanı olmamakla birlikte efsanevi OK Computer albümünü dinlemişliğim ve beğemişliğim vardır. Kendine has vokali ve müzikal fikirleri ile dünyada öne çıkan solistlerinin ilk albümünden Harrowdown Hill'in klibi yavaş yavaş bünyeye nüfuz ederken tüm albümü dinlemeye karar verdim. Ve sonuç! İlk single'dan da daha vurucu başdöndürücü The Clock.
Albümde birkaç parçadaki gitar tınlaması dışında, arkalardan çok arkalardan, rock namına bir şey yok. Elektronik beatler, daraltıcı synthler, samplelar, sözlerindeki karamsarlığı hissetmenize rağmen dinlendirici olabilen statik bir vokal. Albüm çok hareketli olmasa da bazı parçalarda transa geçmiş şekilde yerinizde sallanıp uzaktan dans etti edecek imajını çizebilirseniz de. Gitar demişken The Clock'un sonlarında yavaş yavaş hızlanan elektronik vuruşlara eşlik eden kısım gerçekten büyüleyici. Black Swan da backvokal olarak kendi kafasına buyruk şarkıya eşlik eden ikinci Yorke, And It Rained All Night adlı parçayı yağmur hissiyatından tamamiyle bağımsız ürkütücü bir karanlık formuna somutlaştırarak başrole geçiyor. Harrowdown Hill ile politik bir şarkının nasıl sloganlara takılmadan duygusal ve çarpıcı bir beste ve şiirsel sözlerle oluşturulabileceğini görüyoruz.
The more you try to erase me
The more, the more
The more that I appear
(8,0 /10)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
