BARONESS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BARONESS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2020 Salı

Baroness - Gold & Grey (2019)

Ara ara takip ettiğim grubu ilk dinlediğimde konseptten haberim olmadan renklerle tarif etmeye çalışmıştım. Geçen seneki albümlerinin rengi olarak da altın sarısı ve griyi seçmişler. O kadar başarılılar ki duyguyu vermekte, bu renklerin temsil ettiği sıkıcılığı, bıkkınlığı ve tembelliği dinleyiciye de hissettirebiliyorlar. Aslında yapmaya çalıştıkları şeyi anlıyorum. Stoner musikisini progresif saykedelik yöne bükmek, hatta bir kaç yerde dreamy bile diyebiliriz. Yer yer eski Baroness parladığında grubun ne güzel adamlardan müteşekkil olduklarını anlayabiliyoruz.Her ne kadar prodüksiyonla ve arayışlarla zedelense de. Not: Dinledikçe güzelleşiyor uzun süresine rağmen, ama bir yere kadar.

6,50+/10

20 Şubat 2016 Cumartesi

Baroness - Purple (2015)

Korkunç prodüksiyonu ( hatta Desperation Burns isimli parçayı dinlerken kulaklığı çıkartıp bu ses nereden geliyor diye etrafıma bakınmadan edemedim, düpedüz sabotaj bu) bakiyeden düştükten sonra pek de eleştirecek bir şey bulamıyorum şarkılarda. Ticarileşip ana akıma yüzlerine döndükleri çok aşikar. 80'ler arena rock dedikleri alana yapılan göndermelerin ve bugünlerdeki; nereden geliyor bu his bilmiyorum ama bariz var,, My Chemical Romance ve Fall Out Boy gibi tükaka popüler grupları hatırlatan izlerin olduğu kadar. Üstelik misal Fugue'nun girişi tam da bizim yerli gruplarımızın elinden çıkmış gibi durmuyor mu? Bunları yermek için söylemiyorum, bilakis sev-v-dim. Bir önceki albümleri radarıma bile girmemişti örneğin. Çünkü stoner ve sulandırılmış sludge'ın ortodoks kanallarda takip edeceği güzergah kısıtlı. Yeni denizlere açılıp bu tekdüzeliği bu albümde başarıyla aşmış görünüyorlar. Vokal diğer kayıtlara göre leziz bir performans sunuyor, hani kendini aşmış derler ya, öyle. Benim favorim The Iron Bell oldu, sevmediğim ise hiç olmadı. Herkese yetecek kadar şarkı var, sizde seçin birini.

9,0-/10

16 Mart 2012 Cuma

Baroness - Blue Record (2009)

Sınırlı bir müzikaliteye sahip olan amerika menşeli sludge türünü olabildiğince renkli icra etme de bir yere kadar gidebiliyormuş demekki. Şundan kendimi doğrulayabiliyorum: Neredeyse Red Album'un şarkılarının yarısının konser kaydını içeren bonus CD'yi de bu albümün kuyruğunda dinledim. Isak ve Wanderlust gibi önceki dinleyişimde süper bulduğum şarkılar dahil. Ve o kadar da heyecanlanmadım. Aynı tas hamam kurna devam ediyor.Grubu önceki albümle tanıdım, onu sevdim. Açıkca görülüyor ki çok da dinlemeye devam etmek istemiyorum. Aynı zamanda grubu bu albümle tanıyan birisi de bunu tercih edecek, diğerlerine bi böyle dudak bürkecek, bi böyle aşağılamalar felan. Yani ne kadar iyi hoş da olsa tekrar sıkar be arkadaşım. Barones, kont, düşes güle güle diyelim, Swollen and Halo'ya hakkını verelim.

7,75-/10

15 Kasım 2008 Cumartesi

Baroness - Red Album (2007)


Geçen seneye damgasını vuran sludge akımı içinde ilk albümlerini (EP leri hariç) yayınlayarak pekçoklarının en iyi albümler listesine üst sıralardan kurulan Baroness adlı Abdli grup da dahildi. Elbette beni etkileyen albüm kapağı oldu ilk başta ki piyasadaki diğer gruplar için de kapak çalışması yapan gubun solistinin elinden çıkmış.

Sound olarak pek çok türe referans yapan rif ve kordlar ile birlikte biraz daha ferahlık ve boşluk hissi veren kayıt öne çıkıyor. Üstüste enstrüman/efekt kayıdının rahatsız edecek yoğunlukta kullanılmaması neticesiyle çok daha rahat dinleniyor ve bu yüzden biraz da stoner rock etiketiyle grubun tanımlanması yanlış olmayacak. Yoğun olarak içerdiği progresif öğeler albümdeki parçaların uzunluklarında, bazılarının enstrümantel olmasıyla ve klasik parça düzenlemelerinin (nakarat vs.) eksikliğinde de göze çarpıyor. Örneğin parçalar hem kendi başlarına bir anlamı içerirken diğer yandan da arasında bulunduğu parçalar arasında geçişleri çok uyumlu hale getiriyor. Ve aynı zamanda sound olarak bütünsel bir albüm ortaya çıkıyor.

Vokal ise klasik post-hardcore çığlıklarını biraz daha yumuşatarak kendi geçmişlerine göre ilerleme kaydetmiş. Zaten grubu baştan takip edenlerin şikayet ettiği noktalardan biri sound olarak grubun sertliğini kaybetmesi. Tabi bu tarzın aşığı olmayan biri için ki ben oluyorum bu olumlu bir faktör. Albümde sihirli bir "catchy " tarafı olan Wanderlust, Isak ya da The Birthing zaten geleneksel metal parçasına en yakın şeyler. Ek olarak epik hatta biraz da oryantal enstrümantel parça Teeth of a Cogwheel benim albümdeki favorim oldu.

Ayrıca grup henüz dinlemediğim Mastodon ve Isis'e benzetiliyor.

.


8,50/10