DIO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DIO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2015 Pazar

RETRO: Dio - Angry Machines (1996)

Bir önceki albümdeki prodüksiyonu devam ettiren cilalı bir albüm bu. Dio'nun yaptığı en kötü iş olarak değerlendiriliyor. Melodiler belirgin olmakla beraber oldukça basit. Yine de içindeki eğlenceli taraf, böyle bir kalemde reddedilecek gibi değil. Doom ritimleri bir ölçüde deva etmekle beraber prodüksiyondaki post-grunge esintisi taşıyan modern duyarlılık ile ilginç bir kontrast oluşturuyor. Albümün kapanışını yapan piyano baladı This Is Your Life kaydın en güçlüsü. Bununla birlikte bir kaç tane stadyum marşı görevini layığıyla yapan şarkı bulunuyor. Terazinin diğer kefesinde de bir kaç bayat riff ve nakarat.

6,75+/10

2 Aralık 2015 Çarşamba

RETRO: Dio - Strange Highways (1994)

Doksanlarda Dio ağbimiz bir arayış içine giriyor ve sadık dinleyicisini bir miktar üzüyor. Diğer yandan misal bu albümde olduğu kadar sert bir sounda da hiç ulaşmamıştı. Nihayetinde modern bir sese kavuşmakla beraber popüler akımlar içinde kaybolmuyor. Değişik bir şey olduğu doğru. Amma o kadar da eleştiriyi hak etmiyor yafu. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim, albüme adını veren şarkıdaki whats your number ala vörsü saçma derecesinde komik.

7,25/10


15 Ekim 2015 Perşembe

RETRO: Dio - Lock Up the Wolves (1990)

Hard rock etkisinin iyice kendini hissettirdiği bu çalışma ile Dio'nun o şaşaalı günleri sona ermeye başlasa da bence çok şükür, öyle derin bir kopuş yok ortada. Özellikle başlarda karşılaştığınız farklı hava ki kadrodaki değişikliklerin emaresi belki de, kısa sürede dağılıyor. Lock Up Wolves, Between Two Hearts, Evil on Queen Street gibi şarkılarla mest olabilme imkanını buulabilme ihtimalini seviyorsunuz. Önceki albümlere kıyasla melodilerden daha sert bir düşüş yaşayan söz kalitesi gerçeğini de göz ardı edemiyoruz.

7,25/10

23 Eylül 2015 Çarşamba

RETRO: Dio - Dream Evil (1987)

İlk iki albümün ruhuna geri dönmekle tanımlanarak el üstünde tutulan bu albüm aslında o eski günlerin hırçınlığından uzakta bir yerlerde. Besteler çok daha melodik ve her nedense bateri performansını zayıf buldum. Halbuki baget sallayan aynı kişi. İşin aslı bu albüm öncesinde gitarist değişmiş ve sonrası ise ortalık toz duman aman aman. Keyboard 80'lerin revaçta glam akımını taklit etmiyor, müdahaleleri sınırlı ve tatmin edici. All The Fools Sailed Away gibi I Could Have Been A Dreamer gibi hayli sevilen şarkılar içermekle beraber ben açılışı yapan Night People veya Faces In The Window gibi şarkılarda kendimi daha bi mutlu mesut hissettim. Zaten rahmetli Dio ağbimizin sesine bir şey söylemek haddimize değil.

7,75+/10

5 Eylül 2015 Cumartesi

RETRO: Dio - Intermission (1986) EP

Bu konser kaydının içerdiği şarkıları saymak şarkı seçimi konusunda dinlemek isteyenlere bir fikir verecektir. King Of Rock 'N' Roll, Rainbow In The Dark, Sacred Heart,Rock 'N' Roll Children ve We Rock. Ayrıca bir de yeni bir stüdyo kaydı var. Bu şarkıların majesteleri konumuna erişmekten uzak olsa bile kulağa hiç de fena gelmeyen bir hard rock parçası: Time to Burn. Parçaların başında sonunda seyirci tepkisi olsa bile performans fazlasıyla stüdyo mükemmelliğine (yani olduğu kadar) yakın. Diğer bir deyişle prodüksiyon anlamında, kusurlu olsa bile konser havasını yansıtmayı görev bilen anlayışa pek yakın değil.

8,25/10

16 Ağustos 2015 Pazar

RETRO: Dio - Sacred Heart (1985)

Maşallah! Artık inceden inceden sızmaya başlayan 80'ler sounduna rağmen Dio'nun vokalini dinlemek her zaman keyifli oluyor. Hala ilk iki albümü akla getiren gaz parçalar var: Sacred Heart, King of Rock and Roll, Rock 'n' Roll Children gibi. Diğer yandan fena değiller de miktarını arttırmış. Bu şarkılara da gitar soloları destek atıyor da yine de son şarkıyı kurtaramıyor.

7,50/10

29 Temmuz 2015 Çarşamba

RETRO: Dio - The Last in Line (1984)

Bundan daha fazla seviyor olmam lazımdı. Bu sıcaklar, bu kaos, insanlığın zavallılığı, bu yorgunluk, bu inanç yitimi. Herkes çirkin. Hiç bir şey dikkate alınacak kadar sabit değil. Üzerimde yürüdüğüm yol, hesaplamalara boğuldum bilgisayar, incelediğim evraklar, yediğim yemek içtiğim su.
Müzikal olarak hard rock ile bir kaç adım süren bir dansa tutuşmuş durumda Dio bu albüm vasıtasıyla. Hırçın ve fevkalade vokal gittikçe etkisini hissettiren melodilerle de tezat oluşturmuyor ilginç bir şekilde. Yine de bu kadar yavaşlayıp ehlileşmesine gerek yoktu diye düşünüyorum.

7,75+/10

21 Haziran 2015 Pazar

RETRO: Dio - Holy Diver (1983)

Çok da metale bulaşmayan biri ben küçükkene Dio'yu övdüğünde eh işte demiştim. Aptal kafam. Tabi o günlerde melodeath'i keşfetmiş black metalle uğraşıyordum. Küçümsüyordum böyle şeyleri. O yüzden çocukların geri zekalılığının bayağı bir müddet boyunca devam ettiğini düşünürüm. En azından kendi adıma konuşabilirim. İçinde artık efsaneleşmiş Don't Talk to Strangers, Holy Diver, Rainbow in the Dark gibi parçaları barındıran bu çıkış albümü heavy metal tarihinde de apayrı bir yerde değerlendirilmeli. Bu tür müziğe bulaşık her kişioğlunun da dinlemesi şart. Sadece nostaljik, arşiv gütme kaygısı sebebiyle değil, müzikal olarak hala saf ruhu temsil ettiğinden dolayı kulak verilmeli. Günümüze otuz yılın tozu dumanını katarak gelebiliyor yani. Ayrıca sözler bile felsefi aforizmalar beklememek kaydıyla basit şablonları tekrar etmekten uzak.

9,50-/10