6,50/10
BOHREN & DER CLUB OF GORE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BOHREN & DER CLUB OF GORE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Ekim 2024 Perşembe
Bohren & der Club of Gore - Geisterfaust (2005)
Kıyametin habercisi Bohren mohren her zaman sevilir sevilir de bazen az sevilir. Bu öyle bir albüm. Sebebi de gayet net anlaşılıyor. Yavaş. Beş parça birbirinden ayırt edilemez kadar yavaş. Genel gidişat benzer. Dınn es es dıdın es dıdıdı eeeeeeees es ulan es. O içimizdeki boşlukta , kalp noksanlığında aksiseda tınılar eksik değil elbette. Ama bu yavaşlık kaldırılabilir gibi değil. Ve 5 parmak, serçe parmak, baş parmak konseptini de pek bilemedim. Saksafonu da bazı bağzı unutuvermişler. Olmaz böyle.
22 Şubat 2021 Pazartesi
Bohren & der Club of Gore - Patchouli Blue (2020)
Karanlık caz üstadlarının son yapıtı yine güzel dakikalar vaat ediyor ama o kadar da değil. Bir kere yavaş tempoda sessizliği de bir enstrüman gibi kullanmaları takdire şayan. Bu besteleri nasıl akılda tutup çalabiliyorlar bu disipline hayran kalmamak elde değil. Atmosfer yine ilk dakikalarda kana karışıyor , boğmuyor da. Hani biraz ambiyansa janrına yakın bile diyebiliriz zorlarsak. Karanlığı estetik güzellikle ve ferahlıkla birleştirmişler. Bazı anların neredeyse romantizme yakın tadlar sunduğu sözkonusuyken önceki albümlerin karanlığına bizi sürükledilerini canı gönülden söyleyemeyiz. Yine de saksafonun ipeksi tonla dansı iç gıcıklayıcı bir deneyim sunmakta. Sonlarda bir kaç şarkı hariç akılda kalıcılık ise zayıf.
7,50-/10
8 Şubat 2017 Çarşamba
Bohren & der Club of Core - Bohren for Beginners (2016, Comp)
Tam manasıyla dark jazz yapan grup, temposu düşük, yalın, melankolik besteler sunuyor dinleyiciye. Beginners ve Advanced altbaşlıklarına sahip iki CD, grubun diğer albümlerinden toplama şarkıları içeriyor. Ve anlaşıldığı üzere parçaları yeni dinleyicilerin alışma-anlama süreçlerini tahmin ederek sınıflandırmışlar. Bir kaç bin kayıt dinlemiş biri olarak ve de oldukça açık fikirli olmamdan kaynaklı dünya üzerinde değişik değişik musikileri arayıp aşinalık kazanma çabamı da unutmaksızın kendimi ileri seviyede görüyor ve bu derleme çatma kaydın ikinci yarısını kendime daha bir yakıştırıyorum. Yine de yine de gruptan beklentim çok çok daha üst seviyelerdeydi. Şöyle de bir gerçek var ki böyle bir kayıt kendine özgü duygusal bir modla ancak pekişebilir. Ki bu aralar depresif havada kanat çırpmıyorum. Aksi takdirde bu albümü dinlerken bileklerimi kesebilirdim. Ya da mübalağa ettim canım cancağızım. Sözlere sahip tek şarkı Catch My Heart ki mikrofonun konuk efendisi Faith No More'dan bildiğimiz Mike Patton olmakta, albümün en iyisi. Zombies Never Die gibi ilk seferinde parıldayan şarkılar kulağa çarpmakla beraber bu kadar ağır ve yavaş tonlarda minimalist şarkı arasında kendinizi bocalar bulacağınız kesin. Fakat bu benim gibi böğrü kapkara imlenmiş ruhların grubun diskografisini kurcalamasını önleyecek bir durum teşkil etmiyor.
7,50/10
7,50/10
21 Mayıs 2014 Çarşamba
Bohren & der Club of Gore - Piano Nights (2014)
Saydam gökdelenlerin herhangi birinin terasında, evrendeki son yıldızın ölümünü seyreyleyen yitik bir medeniyetin son gözcüsü gibi. Biliyor ki o yıldızın son dem ışınları ölüdür bin yıllardır tıpkı kendi kaderi gibi.
Ve karanlık bir perde iniyor yavaş yavaş ve zifiri.
Yıllardır hayal ettiğim, umut ettiğim bir müzik sonunda karşıma çıkmış bulunmakta. Ağır ve daha ağır tempolu parçalar mutlak yalnızlığı neredeyse rastlantısal piyano, alto saksafon ve cazcı bateristlerin dokunuşuyla dinleyiciye yansıtıyor. Parçaların kendine has çeşitliliği sağlayamamış olmaları bir eksiklik. Bu yüzden de grubun en kötü albümlerinden biri olarak düşünülüyor. Yani geri kalan albümleri bundan da iyiymiş, bak bak. Şimdi heyecanlandım işte. Bay Tanrı'nıza katık olsun diye...
7,75/10
Ve karanlık bir perde iniyor yavaş yavaş ve zifiri.
Yıllardır hayal ettiğim, umut ettiğim bir müzik sonunda karşıma çıkmış bulunmakta. Ağır ve daha ağır tempolu parçalar mutlak yalnızlığı neredeyse rastlantısal piyano, alto saksafon ve cazcı bateristlerin dokunuşuyla dinleyiciye yansıtıyor. Parçaların kendine has çeşitliliği sağlayamamış olmaları bir eksiklik. Bu yüzden de grubun en kötü albümlerinden biri olarak düşünülüyor. Yani geri kalan albümleri bundan da iyiymiş, bak bak. Şimdi heyecanlandım işte. Bay Tanrı'nıza katık olsun diye...
7,75/10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


