RICHARD AWLINSON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
RICHARD AWLINSON etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2011 Pazartesi

Richard Awlinson - Avatar Üçlemesi 3: Derinsu

2. kisinden biraz daha iyi bir yerde konumlanan bu kitap ile seriye hoşçakal, güle güle diyoruz. Çok da özleyeceğim bir seri olmadı maalesef. Unutulmuş Diyarlardan ismi tuvaletteki ekodan esinlenerek yaratılan Drizzt'in maceralarından ötesine geçmek isteyenlerin tercih etmesi gerekli. Ne kadar erken okursanız o kadar da iyi.
spoiler
Kel, Midnight ve Adon (KMA) heybelerinde kutsal tabletlerden biri Derinsu'ya yol çıktıklarında bir mola arasında zombi askerlerin saldırısına uğrar.Diğer yandan da Cyric onları hafiye gibi takip etmektedir. Cyric Bane'in ufak bir birliğine hala kumanda etmektedir. Ama askerleri Cyric'in artık kendine ait hedefleri takip ettiğinin bilincindedir. Kamp kurdukları bir şatoda cinayetler ve suikastler tanrısı Bhaal'ın avatarı tarafından saldırıya uğrarlar. KMA Cyric'in ekibi tarafından yakılıp yıkılmış bir buçukluk köyüne varır. Mid, hala Cyric'e toz konduramamaktadır. Köyde esrarengiz şekilde eşyalarının eksilmesinin köy dışında konaklanmış eli çabuk buçuklukların işi olduğunun farkına varırlar. Birbirlerine bir güvenme kaynaşma sürecinden sonra içlerinden biri intikam alabilmek için KMA ya katılır. Kendine Sinsi diyen buçukluk grupla gerçekten arkadaş olur. Ama onun amacı Cyric'in elindeki kana susamış sihirli kılıcı geri almaktır. Daha önceki sahibi olarak çıldırtan bir arzu içinde kıvır kıvır kıvranmaktadır. KMA bir handa konaklarken Cyric Mid'i son kez ikna etmek için ortaya çıkar. Sonrasında grubumuz  Asil Boynuz diye bilinen Lord Devell'in kumandasındaki  korunaklı bir kalede konaklarlar. İçki eğlence şamataya dalmışken nöbetçiler teker teker mefta yoluna kurban olur. Grubun konakladığı kule saldırı altındadır. Fail ise Bhaal'ın bizzatihi kendisidir. Zar zor tuzakla ve ardından reçine benzeri bir tabakada tutmaya yarayan büyüyle ekarde edilir. Sinsi bir grup askerle birlikte Zhentil yani Cyric'in grubunun peşine düşer. Ayrıca intikam için bir grup buçuklukta ayrı olarak Zhentillerin peşindedir. Askerler KMA ve Sinsi'yi ancak bir geçide kadar eskort eder. Bu arada Adon ve Kel ile Mid arasında Cyric yüzünden sürtüşme başlamıştır. Kamp kurdukları yere Cyric yine tek gelmiştir ama adamları kampı kuşatmıştır. Savaş başladığında bile salak Mid, durun o konuşmaya geldi felan der. Sonunda buçukluk kılıcı için hamle yapmış iken Cyric tarafından uçurumdan atılır. Mid'in sonunda aklı dank dunk etmeye başlar ve kendini suçlamaya da . Bu arada Asil Boynuz'da tutsak Bhaal büyünün etkisinden kurtularak Lord Devell'in vücudunu elegeçirir. Mid nihayetinde arkadaşlarını gizlice terkeder. Onları daha fazla tehlikeye atmayacaktır. Yıkık dökük bir hana gelir ve oranın Zhentillerin kendilerini takip eden buçuklukları yok ettikleri bir çatışmanın mekanı olduğunu anlar. Sayıları azalmış olan Cyric'in ekibi geri kalan buçukluklara işkence ederken Mid, onları kurtarmak için yine elinde patlayan bir büyü girişiminde bulunarak yerini belli eder. Cyric ona ulaşana dek Bhaal ortaya çıkar ve Mid'i kaçırır. Mid' e kendi planlarından söz eder. Mystra'nın gçlerini nasıl kontrol edebileceğini öğretebileceğini. Tek istediği basamakları koruyan tanrı Helm'i öldürmesidir. Aslında kızı manipüle eder. Çünkü Bane öldükten sonra Ölüm Tanrısı Myrkul ile ortak olmuştur. Ve ölülerin dünyasındaki saklı diğer tableti almak için Mid'in kafasına planlar sokmaktadırlar. Mid bu tableti ölülerin diyarından çıkardığında ise oradaki Myrkul'un müridi yaratıklar şimdiki dünyaya yayılabilecek ve yeni bir hükümdarlık başlayacaktır. Böylece Ao da altedilebilecektir. Mid'i arayan Kel ve Adon ise Cyric'in kampına baskın yaparlar. Geriye Cyric ile onun yaveri Dalzhel kalır. Birbirlerini rehin alıp anlaşma yaparlar. Mid'i birlikte kurtaracaklardır. Hangi gruba katılacağına kurtardıkları Mid karar verecektir. Bhaal'ı bulmayı da başarırlar. Bir yandan çatışma ortamı bir yanda güvensizlik. Cyric Bhaal'i öldürmeyi başarır. Tam ölmeden önce Mid, büyüyle Dalzhel hariç, ki ölmüştür, diğerlerini başka bir yere transport etmeyi başarır. Cyric'i yaralı bırakıp Ölüler Ülkesine yola çıkar. Ama baygın numarası yapan Cyric planlarını öğrenmiştir. KMA Ölüler Ülkesine girişi olan bir kale yıkıntısına varmadan önce zombiler tarafından saldırıya uğrayan kervana yardım etmeye çalışırlar. Aslında kervandakiler de zombidir ve kalede kapana kısılırlar. Cyric de okuyla gruba saldırmaya başlar. Adon ölür. Kel ve Mid yer altındaki bir nehre düşer. Mid yeraltında bir hayalet tarafından koridorlar boyunca bir şehre yönlendirilir. Oradaki hayaletler arasında Lord Devell Mid'e yardım eder.Oradaki bir çeşme ile öbür dünyaya geçilebileceğini öğrenen Mid unutkanlığa karşı önlemini alarak kuyuya dalar. Sıcak ve aydınlık bir çölde kendini bulur. Binlerce insanın tapındığı tanrılara çığırıp kendilerini cennetlerine götürmeleri için yakardıkları ortam tıklım tıkışdır. Burada Myrkul'un inançsızları toparlayp yönettiği ülkenin yolunu tutar. Kalenin surları dahi kırpış kırpış canlılardan oluşan bu iğrenç yerde Sinsi'yi bulan Mid onun yardımıyla tabletin tutulduğu kuleye varır. Kule'deki tableti getirme büyüsü ile elegeçirir. Ama büyüyle ona bağlı eciş bücüş Myrkul'un müritleri de takibe başlar. Kuyuya varıp yeryüzüne gelecekken tablete bağlı yaratıkları da getireceğini anlayan Mid bir büyüyle girişi kapar ve kendini hapseder. Kel ise yalnız Derinsu'ya geldiğinde büyücü Karaçalı ve Elminster tarafından karşılanır. Myrkul'un zombileri tabletlerin birini elegeçirmiştir ve Mid kayıptır. Bir ekip toparlanıp öte dünyaya açılan kuyuya yola çıkarlar. Durumu görüp zar zor kendilerinin varlığını Mid'e belli etmeyi başarırlar. Neyse sadece Mid çıkar kuyudan. Diğer tableti de kanalizasyonda zombileri ile birlikte dolanan Myrkul'dan elegeçirmeleri gerekmektedir. Ellerindeki tableti Karaçalı'nın kulesine saklamışken Myrkul kuyudaki büyüyü bozar. Destekçileri kente her taraftan saldırıya geçer. Kendisi de kuleden diğer tableti bulmayı başarır. Kulenin tepesindeki kıyasıya savaş sonucunda Mid bazı yanlış sonuçlanan büyülerin ardından Myrkul'u dondurmayı başarır. Pençelerine tanrıyı geçiren bir Gryphon havalanınca şehir ölen tanrının yıkımından kurtulur. Hatta Adon da ölmemiştir, ortaya çıkar. Grubun dikkati dağılmasın diye büyücüler onu saklayıp iyileşmesini sağlamıştır. Zaten yorulmuş yaralı ekibe yine yırtık dondan çıkar gibi çıkan Cyric saldırır ve tabletleri kapar. Kel gibi dramatik bir kişilik sonunda ölür. Diğer yandan şehri yakıp yıkan yaratıkların saldırısı devam etmektedir. Elminster kuyuyu kapatmaya gider.Ekibimiz ise şehrin eteğinde bulunduğu dağa gryphonların sayesinde uçmayı başarır. Zira semavi merdiven ordadır. Cyric koşarak ben kurtardım tabletleri diye Helm'in yanına gider. Arkasında Mid intikam peşinde koşturur. Durun üle der Helm ve ardından Ao ortaya çıkar. Ben herşeyi biliyorum der, Cyric'e istediğini vereceğim der. Onu Ölüm ve Nifak Tanrısı yaparak öte dünyaya gönderir. Denge amaçlı Mystra'nın yerine de Midnight'a öneride bulunur. Önce karşı çıkar ama sonra Sinsi'yi kurtaracağım, Kel'i yüzüstü bırakmayacağım, Cyric'e karşı diyarı koruyacağım deyip o da tanrıça olur. Ao ceza olarak da tüm tanrıların gücünün ölümlülere bağlı olacağını ve tanrıların müridlerine hizmet etmek zorunda kalacakları bir sistem oluşturur. Adon da Midnight'ın ilk müridi olarak mucizelerle insanı iyileştirmeye başlar. Kitap çok daha büyük ilah bir gücün lan Ao, kendi dünyadaki işleri yola koydun mu? sorusuna verilen Evet Efendim cevabından oluşan kısa diyalog ile sonlanır.

9 Kasım 2011 Çarşamba

Richard Awlinson - Avatar Üçlemesi 2: Tantras

Midnight ile Adon'un sahte duruşmasına başlanır. Tilverton'da yüzüne aldığı yara sonucu inancı sarsılan ve katatonik bir sesizliğe bürünen Adon kendini savunamamaktadır.Kelemvor bile bu ikilinin Elminster'i öldürdüğünü düşünmeye başlar. Cyric Karanlık Vadili nöbetçileri gece karanlığından faydalanarak öldürür ve Midnight'ı ve onun zoruyla uyuz olduğu ve sonradan yolculuk boyunca da kötü davranacağı Adon'u kurtarır. Ertesi sabah ölüleri keşfeden şehir halkı artık suçluluklarına daha da çok inanan Kelemvor önderliğinde av kafilesini hazırlar. Halbuki Midnight ve Adon kansız bir planla kurtulduklarını zannetmekteler. İşin aslı Cyric değişmiştir. Midnight'ı da kandırıp kendi yanına çekerek kader tabletlerini elegeçirmek ve tanrılara kafa tutmak istemektedir. Nehirde yolalan kaçaklar bir su perisinden, onları takip eden ekip ise orkların saldırısından kurtulur. Bu arada Bane'in enerjisi maddeötesi boyut gibi bir yerden Myrkul tarafından toplanıp bir araya getirilir. Bane yeniden bir takipçisinin bedenini alarak eski hükümdarlığını empoze etmeyi başarır. Durrock isimli savaşçı bir müridinin liderlik yaptığı bir grup asker ve onların uçan kaçan büyülü atları da Bane 'in emriyle bu kovalamaca kaçmaca etkinliğine katılır. Cyric, Adon, Midnight'ın olduğu sandal bir köprü üzerinde pusu kuran Karanlık Vadi ekibi tarafından saldırıya uğrar. Sandal alabora olur, büyü felan. Olanları izleyen Kelemvor sonunda eski arkadaşlarının tarafına geçerek ekiptekileri panter gücüyle etkisiz hale getirir. Zaten öncesinde aralarında güvensizlik yayılmıştı. Kel, Mid ve Adon biraraya gelirken Cyric nehirde kaybolmuştur. Kısa süre içinde de Durrock'ın ekibi atağa geçer. Teslim olurlar. Cyric ise kurtulmayı başaran  Karanlık Vadili iki kişiye rastgelir ve kendisini Midnight yani cadının büyülediğini söyleyerek temize çıkarır. Buseferde Bane yanlısı Akrep Birliği askerlerine denk gelirler. Onlara da Bane'in casusu olduğuna inandırır. Diğer ikisi mefta. İç savaş haline bürünmüş Kayalık Vadi kentinde Mid ve Adon tutsaklıktan kaçmayı başarıp bazı yerleşikler sayesinde direnmeyi başarırlar. Kel'e ise Bane'in bizzatihi kendisi laneti kaldırma karşılığında Midght'ı elegeçirme görevini verir. Evet der Kel ama aslında anlaşmaya sadık kalma niyetinde değildir. Harala gürele derken Bane'n gemisini kaçırıp Tantras'a yola çıkarlar. Cyric ise artık akrep birliğinin başına geçmiştir, sinsi mi sinsi entrikaları sayesinde. Artık Bane'den direkt emir almaktadır. Tantras'a varan ekibimiz ise tabletleri bulmak için aramaya koyulur. Ancak şehire garip bir atmosfer hakimdir. Şehre yerleşen Sadakat Tanrısı'nın (Torm) müritleri ondan habersiz diğer inançtan olanları şehirden sürmekte, zorla din değiştirmekte hatta öldürmektedir. Diğer tapınaklara ve eşyalarına el koymuşlardır. Cyric ve Durrock Kel'e tuzak kurar bir meyhanede. Kel ile Durrock arenada dövüşür. Kel yener, kaçar felan.Adon ise büyük tapınağa sızıp Torm ile konuşabilmiştir. Bu arada Elmister çıkagelir. Atlattığı badireleri felan anlatır. Kader tableti Torm'un tapınağında saklıdır. Bane Myrkul'un yardımıyla Katillerin Tanrısı Bhaal'a tapan dünyadaki tüm suikastçileri bir anda katlederek ruhlarını güç olarak Bane'e aktarır. Devasa boyutlara büyüyen bir heykelin vücudunu alır.Haberi alan Torm ise kendi hayatlarını feda eden müritleri sayesinde aslan kafalı dev bir heykele bürünür. Grubumuz ise tableti acilen bulmaya çalışırlar. Çünkü tanrının öldüğü yer nükleer patlama etkisi gösterdiği için şehir büyük bir yıkımın eşiğindedir. Büyülü tuzakları aşıp gelen Midnight tableti bulur sonunda. Elminster onları bir efsanede şehri koruyacağı söylenen çan kulesine uçuruverir. Yine Midnight sayesinde şehrin üzerine koruyucu kubbe, iki tanrının birbirlerini öldürmesine yakın vakitte aktive edilebilir. Diğer tableti bulmak için Derinsu'ya gitme kararıyla kitap sona erer.

5 Kasım 2011 Cumartesi

Richard Awlinson - Avatar Üçlemesi 1: Karanlık Vadi

Unutulmuş Diyarlar evrenini genel olarak düşündüğümüzde severim. Bunda eski bilgisayar oyunlarının ve ilk eserlerinde çizdiği elle dokunulur somutluktaki manzarasıyla R.A.Salvatore'un katkıları esgeçilemez. Fakat bu geniş ve muhafazakar evreni işleyen her kitap iyi olacak diye bir şey yok.Bu üçleme de karakterlerin zayıflığı, Tanrıların yeryüzüne inmesi gibi büyük bir konunun altında ezilmesi, arka arkaya anlamsız maceralar, olağanüstü mantıkdışı büyüler ile olumsuz anlamda dikkat çekiyor. En azından bu ilk cilde olanları anlamak için ayırdığım zaman sebebiyle kötü demeyebiliriz. Vasat sadece, takip eden kitap için düşüncelerime ulaşmak içinse bir  kademe daha altlara uzanmak lazım. Pulp fiction işte.
Konu şu. Çeşit çeşit tanrı var unutulmuş diyarlarda. Kendi boyutlarında yaşıyorlar. Fakat kader tabletleri denen nesnenin kaybolmasına kızan ve tanrıların da yaratıcısı olan Ao tarafından sille tokat dünayaya atılırlar. Kendi rahiplerinin vücutlarına girerek dengesi bozulmuş büyü güçlerine tekrar hakim olmaya çalışıp her biri tekbaşına başlarına geleni çözmeye çalışırlar. İşin aslı Bane ve Myrkul denen tanrılar bu tabletleri çalıp dünyada bir yerlere saklamışlardır. Ve Nifak Tanrısı Bane Ao'yu da altetme planları düşlemektedir. Tabi ki bir maceracı grubumuz var. Sihirbaz Midnight (Tanrıçası Mystra tarafından büyü gücünün bir kısmı transfer edilmiştir), sonradan yavuklusu olacak Kelemvor (ki taşıdığı lanet yüzünden maddi çıkar olmadan hiç bir görev üstlenememekte insanlara yardım edememektedir), hırhız Cyric ki kitabın başında Kelemvor'un dostuyken anlamsız bir şekilde gözünü hırs bürüyüp düşman kampına geçecektir ve zavalı rahip Adon, güzellik tanrıçası Sune'nin müridi aşk adamıdır. Bir prensesi kurtarmak için göreve atılırlar. Aslında Bane tarafından tutsak edilen Mystra'nın peşinde olduklarını bilmemektedirler. Yolculuk sırasında kendilerini hedef alan garip doğal olaylarından müteşekkil saldırılarla karşılaşırlar. Grubumuz sonunda kaleye varır ama kendi korkularından beslenen hayal dünyalarında hapsolurlar, sonra kurtulurlar. Bane ise yaptığı büyünün geri tepmesi sonucu Mystra tarafından alaşağı edilir. Son anda yardımcısı Tempus tarafından oradan kaçırılır. Mystra da büyü güçlerini istiflediği kolyeyi Midnighttan teslim alarak eski gücüne kavuşur. Kader tabletleri ve Bane hakkında bilgiyi Ao'ya iletmek üzere semavi merdivenle gökyüzüne çıkmaya çalışırken Helm adlı Ao'nun görevlendirdiği tanrı tarafından durdurulur. Helm'in bilgileri Ao'ya iletmek üzere istemesine karşı çıkan Mystra yolu zorlar (çünkü evini özlemiştir biraz da bencillik de var mayasında) ve aralarında kavga sonucu ölür, daha doğrusu vücudu yokolur, zihni ve büyü gücü Fareun'u çevreleyen büyüsel ağa katılır. Tanrıça'nın öldüğü yer büyük bir patlamayla yerle bir olur. Ölmeden önce Midnight'ı efsanevi büyücü Elminster'i bulmakla görevlendirir. Bane Zhentil kalesindeki destekçilerinin yanına döner. Grubumuz Tilverton denen bir yerde konaklar. Kasaba halkı dünyalarındaki kaotik ortamdan dolayı inançsızlığa sürüklenmiştir. Orada Kelemvor'u pantere dönüştüren lanetin aktive olması sebebiyle grubumuz kaçmak zorunda kalır, arkalarında kasaba halkı kovalarken eski arkadaşlarından ve onların peşine ödül amacıyla düşen Thurbrand'ın adamlarının yardımıyla izlerini kaybettirirler. Bu seferde üstlerine dağ felan düşer, dev örümcekler saldırır böyle saçma olaylar işte. Sonunda Elminster'in de ikametgahı Karanlık Vadi kasabasına varırlar. Ve Bane'in ordusunun kenti kuşatma planları arasında yerlerini alırlar. Midnight ve Adon Elminster'in kulesinde ona yardım ederken Kelemvor ile Cyric farklı birliklerde şehrin savunmasına katılırlar. Bane askerlerini ölüme götürmekten kaçınmamaktadır. Ölüm tanrısı Myrkul'la yaptığı anlaşma ile ölenlerin ruhunu alarak güçlenecek ve şehrin yakınlarındaki semavi merdivende Helm'e meydan okuyacaktır. Elminster ve ekibi büyüyle merdiveni yok eder. Savaşı arkada bırakan Bane tapınağa girer. Çetin bir çatışmada büyülü bir yarık açılır. Mystra'nın ruhu Bane'i kendine çeker. Midnight Mystra'dan özümsediği büyülü güçle Bane'in vücudunu yok etmeyi başarır.Yarığı kapamakla uğraşan Elminster yarıkla birlikte kaybolur. Bane'in destekçileri de geri çekilir. Elminster ile grubun çalıştığı yerle bir olmuştur. Ve şehir halkı Adon ile Midnight'ı Elminster'i öldürmek suçlamasıyla derdest eder.