JOHN COLTRANE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
JOHN COLTRANE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2026 Salı

Miles Davis & John Coltrane - Live in Stockholm 1960 (1985)

 Caz ile ikircikli halim cazın zirve yaptığı döneme tekabül ediyor daha çok. Miles Davis ve John Coltrane gibi 2 duayen sanatçının en gözde olduğu dönemdeki rastlantısal ve emprovise tarza yakın şarkılar işte tam da içselleştiremediğim şeyin tanımı olsa gerek. Defalarca bu kaydı dinledim, iyi güzel kök besteler. Ama benim içimdeki tembel miskin adamı dans ettiremediler.

6,50-/10


4 Mayıs 2023 Perşembe

John Coltrane - Newport '63 (1993)

 

63 yılına ait bu konser kaydında saksafondaki John Coltrane'e alto saksafonda Eric Dolphy, piyanoda McCoy Tyner, bateride Roy Haynes gibi ün yapmış müzisyenler eşlik ediyor. Hüner, beceri ve ustalık başka bir şey. Ama bir de dinlenebilirlik diye önemli bir kriter var. Aşırı tempolu, melodilerle güçlendirilse bile doğaçlamanın kaosunu da hissettirmekten duramayan, hani neredeyse parçaları ara vermeden dinlendiğinde ki duraksız bunu başarabilmek de oldukça zor, kafa ütüleyen bir performans bu. Ama bir caz hayranının da bu konserdeki coşku ve heyecanını duyabiliyor gibiyim. Tekrar ediyorum, bu kayıt caz dünyasında klasikleşmiş bir durumda, Anlayamayan benim.

6,75-/10


11 Haziran 2011 Cumartesi

John Coltrane - Giant Steps (1960)


Yeni bir Love Supreme arayışı içinde sanatçının son albümlerine göz atıyor kulak veriyorum. Heyhat! Nafile! Coltrane'in saksafonu ile albüme katkıda bulunan diğer müzisyenlerin enstrümanları arasında dengesizlik göze çarpıyor. Daha doğrusu diğer dinlediğim tek tük caz yapıtlarında her müzisyenin solosu olur kendi hünerini gösterirdi. Burada ağırlık deli ve hızlı soloları ile saksafonda. Elbette oranlardan bahsediyorum, kontrbas ve piyanonun birlikte takıldığı pasajlar da hiç az değil.
Hareketli ritmik bestelerin hakim oluğu albümde bu aralarda istediğim sofistike atmosfere sadece Naima isimli parça biraz yaklaşabiliyor. O da tekrarcı ve bana göre sıradan melodisi ile etkileyici bir konuma gelemiyor. Sanki albüm klasik cazla free emprovize caz arasında bir geçişi ifade ediyor gibi. Zira sallıyor da olabilirim. Sonuçta bu türe aşina olmayan biri olarak her cazcının yere göğe sığdıramadığı albümler hakkında kendi fikirlerimi söylüyorum, yanlış varsa da benim.

7,0/10

10 Temmuz 2010 Cumartesi

John Coltrane - Blue Train (1958)

Bu albüm çok sonraki A Love Supreme albümünün sofistike ve yetkin tarafına yaklaşamasa bile erken dönem cazın klasik bir örneği. İlk üç şarkı gerçekten hareketli ve ısınması biraz zaman alıyor. Bir zamandan sonra özellikle albüme adını veren parça, kulağa yeni kızartılmış ekmek dilimi gibi iştah açıcı geliyor. Son iki şarkı ise ilki daha balad kıvamında ve sonuncusu ise daha teknik. I-ıh.

8,0-/10

10 Aralık 2009 Perşembe

John Coltrane - A Love Supreme (1965)


Caz müziğine yavaş yavaş geçiş yaptığım bugünlerde hiç sevmediğim çatal bıçak kadeh çınçın akşam yemeği fonu baş zonklatan klasik caz tarzının klasiklerinden bir kaç örnekle kendimi ilerleteyim dedim. Ve bu albüm resmen cidden aklımı uçurdu. Nefret ettiğim kafasına göre takılan melodisiz emprovize ya da gevşek çalma stilinden muzdarip bir caz yerine her yerinde dinamizm emaresi görünen bir albümle karşılaşmak şaşırtıcı oldu benim için. 33 dakika ile en uygun, en azından benim gibi yeni başlayanlar için, sürede sadece saksafon değil ki adamımızın enstrümanı bu, piyano, kontrbas (?) ve bateri (bol çıslamalarla cazda buna bateri mi deniliyor, hakkatten bilmiyorum) enfes bir şekilde tempoya ayak uydurarak ayrı ayrı kendi katkılarını sunuyorlar, hatta ayrı ayrı sololara girişiyorlar. Melodiyi gözardı etmeyerek dinleyiciyi de eşlik eder konuma sürekleyen albümün sonu göz açıp kapayıncaya kadar geliyor. Son parçanın ise albümün genelinden farklı olarak yavaş tempoda mistik bir karaktere bürünmesi dinamizmden kaynaklı oluşabilecek monotonluk (yeni bir kelime türettim galiba) olasılığını delip geçmeye yarıyor.
Dediğim gibi caz jazz anlamam ama detaya duygulara bakınca bu heavy metal jazz gibi bi şi!

9,25/10