VERDI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
VERDI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2025 Cumartesi

Verdi - Requiem (1951, Toscanini)

 Requiem Hristiyanlığa özgü, ölünün ardından yapılan bir ayin, ağıt bir bakıma ve bir çok klasik besteci de bu türde esere imza atmış. Özünde dini bir format taşıyan bu esere Verdi daha farklı bir yorum getiriyor. Belki biraz daha laik demek yanlış olmaz. Draması ağır, orkestral yönü güçlü ve opera formundan beslenen bir yorum. Bu da dinlemesi keyifli bir deneyim sunuyor. Kayıt ise çok eski. Şef Arturo Toscanini. Önemli bir isim zamanında. Günümüzün stüdyo odalarında gerçekleştirilen mükemmelliyetçiliğin gerisinde kalıyor kayıt ister istemez. Enstrümanlar ve vokaller arasında sanki bir doku uyuşmazlığı var, bu da canlı kaydedildiğinin emaresi. Sonuçta mono bir kayıt ve o nostaljik hissiyata değer katıyor. Dies Irae, Liber Scriptus, Rex Tremendae, Confutatis gibi bölümlerde tempo ve koro baş döndürücü şekilde yükselişe geçiyor. Etkileyici doğrusu. Kendine has bir özgünlüğe sahip olan bir eser. Belki bulabilirsem daha çağdaş bir versiyon ile yeniden dinlemeye tabi tutarım. Cezbetmedi değil.

8,0/10

19 Mart 2025 Çarşamba

Giuseppe Verdi - Aida (1980, Karajan) (1974, Muti) (2000, Levine)

 Verdi 1800'lerin sonunda yaşamış bir besteci olarak opera sanatının standartlarını oluşturan önemli isimlerden biri. Romantizmi gerçekçiliğe bağlayan bir sanatçı ve hala pek çok eseri defaatlen sahnelenmekte. Ben de eserlerinden Ernani ile çok kısa bir süre önce de La Traviata'yı izlemiş bulunmaktayım. Antik Mısır sarayında esir Habeş kralının kızının firavunun kızı ile nişanlı Mısırlı kumandana aşkını ve iki millet arasında savaşta kendi milleti için çabalamasını konu edinen Aida, bestecinin son yıllarında artık reddedemeyeceği bir meblağ sunulduğu için Mısır hidivine hitaben bestelediği bir eser. Kasıtlı mı bilinmez ama antik Mısır yanlısı bir hikaye kaleme almasa da hidive gerçekleştirdiği ilk sunumdan günümüze beste büyük beğeni toplamıştır. Karajan yönetimindeki bu kaydın tenorü Jose Carreras ama solonun büyük çoğunluğu Aida ile firavun kızının görev alanına düşüyor. 

Soprano olarak Mirelli Freni ile firavun kızı Amneris'i Agnes Baltsa seslendiriyor. Riccardo Muti şefliğindeki bu eski kayıtta ise sopranolar Montserrat Caballé ile Fiorenza Cossotto olarak yer alıyor. Kumandan rolünü ise Plácido Domingo üstlenmekte. Domingo aynı zamanda James Levine'in yönettiği amerikanın prestijli Metropolitan Operası'nda kaydedilen videonun da parçası. Kadın vokalleri ise Aprile Millo ile Dolora Zajick üstlenmiş. Neden kadın vokallerin bu kadar üstüne düştüm? Bence bu bestedeki asıl yük onların üzerinde ve bu kayıtların ortak özelliği de erkeklere göre, sadece Domingo ya da Carreras değil firavun ve Habeş kralı rolündekilere de göre daha iyi performans göstermeleri.

Bu kayıtların hepsi de ödüllü ve sağlam kayıtlar. Şahsen Muti'nin Domingo'sunu daha etkileyici buldum. Ama Carreras'ın dinamizmi de bazen öne geçiyor. Çok da opera hayranı değilim, öğrenme amaçlı kültürel bir uğraşı içindeyim ve dediğim gibi bir hikayenin anlatımı da önemliyse görsellikten uzak değerlendirmek çok mümkün değil. Bu noktada aklımda çocukluktan kalma bir imajı aktarmanın tam sırası. TRT2'de Aspendos'ta antik Mısır dekoru önünde sergilenen Aida. Hatırımda yani. Bu atmosferi yenileyen bir video kaydı işte bu, devasa bir prodüksiyon. Domingo biraz durgun, Firavun rolünü oynayan da biraz kasılmış. Ama su gibi akan kadın vokallerin performansı görsel şölen ile birleşince güzel bir dinleti-seyir ortaya çıkmış. Zafer marşı ki bestenin üzerine yükseldiği melodi ya da komutanlık tayin sahnesi gayet de epik. Audio tarafında ise Karajan ile Muti kayıtlarını karşılaştırmak biraz güç. Tek tek sanatçıların performansı, şeflerin seçimleri, prodüksiyon kalitesi gibi farklı kriterlerde birbirleriyle yarışan ve farklı sonuçlara ulaşan bir kıyaslama. Atmosfer olarak misal Karajan biraz daha naif geldi ve kadın vokaller, kıyasla tabi geride. Muti'de ise yardımcı erkek vokaller kulağımda fazla patladı. Lakin sopranolara pek de katlanamayan kulaklarım rahat etti. 2. sahnenin başındaki egzotik tapınak sahnesi ise Muti'de çok zayıf. Buna rağmen Karajan'ın korolarını da daha etnik yaklaşımını da beğendim. Genel olarak yani tüm kayıtlar için yeri gelmişken ilk CD'nin sonları ve 2. CD'nin başları çok farklı yerlere dokunan ve harmanlayan kaliteli bir iş olarak öne çıktığını söylemek lazım. Melodramataik dram son kayıtta öne çıkıyor ve başkaların beğendiği duygusallık bana geçmedi.

Levine DVD 7,50+/10 ; Muti 7,50/10 ; Karajan 7,25+/10