İzmir'in kurtuluşu ve o meşum yangın sonrası canlarını Rumlarla birlikte kurtarmaya çalışan ama genelde unutulan bir Ermeni azınlık da bulunuyormuş. Tarihi Kentler ve Ermeniler serisindeki bu cilde konu şehir tarihsel olarak bir Ermeni kenti de sayılmaz. Özellikle ticari bir kavşakta bulunup batıyla bağlantısı sebebiyle zenginleşen ve batı kültürünü özümsemeye başlamış bir tüccar sınıfının da parçası olmuşlar. Kitap içindeki makaleler de kronoloji ve demografiye konu alanlara ek olarak dilsel, kültürel ve iktisadi bir bir yapıya kadar çeşitlilik gösteriyor. Farklı olarak ise Hemingway ile Henry Miller'in İzmir izlenimlerinin karşılaştırıldığı makale örnek verilebilir. İzmir'den Arjantin'e yaşadıkları travmaların üzerine kimliklerini koruyup yeniden hayat kurabilen bir ısrar ve bir direniş hattı da diğer gözlenebilen bir olgu.
RICHARD G HOVANNISIAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
RICHARD G HOVANNISIAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Temmuz 2026 Çarşamba
17 Şubat 2026 Salı
Richard G. Hovannisian (ed) - Tarihi Kentler ve Ermeniler: Van
Ermeni tarihinde önemli bir yer tutan şehirlerden Van ile ilgili bu derleme, bir kaç yüzyıllık kısa bir süre için bağımsızlığını kazanmış Vasburagan krallığı tarihi ile açılıyor. Van aynı zamanda Urartuların da anayurdu. Ermeniler bu halkın geçmişini veya çok milletli krallığını tarihsel olarak sahiplense de eser etnografik açıdan bunu tartışmıyor. Van kenti antik çağlardan günümüze farklı egemenlikler altında mimari, kültürel ve sosyal açılardan irdelenmiş. Güneydeki Kürtlerle çatışmalı ilişkiler ve nüfusa dair demografik araştırmalar da diğer makalelerin konusu. Buradan da uluslaşma süreci ile birlikte gelişen patrikliğin propagandası, edebiyata etkisi, tehcir ve katliamlar sonrasında Türk propagandası ayrı ayrı konu edilmiş. Van merkezi ayaklanma ile bir süreliğine Ermenilerin eline geçmesi ve Rus ordusunun ve doğu Ermenilerin desteğiyle ayakta durduktan sonra terkedilerek nüfusun büyük kısmının ülke dışına çıkabilmesiyle biliniyor . Bu yaşananlar bir yandan Ermenilerin Ruslarla dayanışma içinde ihanetine örnek gösterilirken diğer yandan da çoktan artmaya başlamış kırsaldaki katliamlara cevaben direniş odaklı olduklarına dair bir savunmayı da içermekte. Dolaylı olarak ise merkezdeki Türk ve Kürtlerin kıyıma uğratılmasının bahsi geçiyor. Bu derlemenin en ilginç yazılarından biri ise kendi ülkesinde sansüre ve baskılara uğrayan Ermeni yazar Kurken Mahari ve onun Van direnişini arkaplan olarak alan hayli sansasyonal romanı hakkında olanı.
22 Ağustos 2025 Cuma
Richard G. Hovannisian (ed) - Tarihi Kentler ve Ermeniler: Harput
Büyük Ermenistan, Küçük Ermenistan gibi tarihteki siyasi birimlerin yanısıra Dzopk/Sophene ve Harput diye de Ermenilerin yaşadığı bugün Malatya, Elazığ, Tunceli gibi illeri kapsayan bir yöre varmış. Siyasi organizasyonu, krallıkları, prenslikleri ile birlikte MÖ.2 binli yıllara kadar tarihi sürülen bölgede Muşkiler, Urumular gibi halklar üzerinden bugün de hala gizemini koruyan Ermeni halkının kökenine dair çözümleme girişimine tanık oluyoruz. Kitaptaki 15 makalenin yarısı bu minvalde tarihsel fotoğrafı çekmeye çalışıyor. Ve çok sayıda da resim ile belgelenmeye... Destanlar, Ermeni taşra edebiyatı'nda Harputlu yazarların etkisi, Fırat koleji ve protestan misyonerlerin faaliyeti ve tabi ki bir yokoluşa evrilen sürgün. İnkar edilemeyecek tanıklıklarla o günün korkunç katliamları göz önüne seriliyor. Özellikle bu bölgeden Abd'ye bu olaylardan önce başta ekonomik sebeplerle göçün yaşandığı ve göçmenlerle bağlantının kopmamış olması da ilginç detaylar. Cumhuriyetin ilk yıllarında da 4-5 bin kalan Ermeni nüfus kendi istekleriymiş gibi sınırdışı ediliyor. Üzücü olan şey bir arada yaşayan halkların bu kadar kolay birbirine kırdırılıyor olması.
29 Ağustos 2024 Perşembe
Richard G. Hovannisian (ed) - Tarihi Kentler ve Ermeniler: Bitlis ve Muş
Ermeni tarihinde hanedanlık ve dini merkez olarak Bitlis ve Muş'un, kendi dilleri ile Pageş ve Daron'un önemini merkez almakta eser. Bu konu etrafında farklı yazarların kaleminden çıkma makaleler derlenmiş durumda. Elbette sadece tarih değil zamanın doğallığında din eksenli gelişen sanat ve kültür ile modern çağda yazar Saroyan'ın mistifiye ettiği Bitlis temasıyla edebiyata kadar çeşitlilik göstermekte yazıar. Sonuçta coğrafyamızın öncülü, hem farklı hem ilişkili bir kültürü tanımak için araç vazifesini görmeye yarıyor bu tür okumalar. Benim aklımda ise Konya ziyareti ardından bu tür tarihi kentlerdeki zayıf yani kerpiçten mimari yapı ortaklığı kalıyor. Anıt niteliğindeki bir kaç bilemedin üç beş yapı dışında yaşama , yaşayanlara dair bir kaç yüz yıl içinde zamanın tortularından başka geriye pek de bir şey kalmıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)