ARCTURUS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ARCTURUS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2022 Perşembe

Arcturus - My Angel (EP, 1991)

 

Sadece iki parçadan oluşmasına rağmen tekli değil EP olarak piyasaya sürülen bu erken dönem black metal çalışmasında kafayı takacağımız şey elbette bu değil. Tam da şu ürkünç kapağın uyandırdığı hisleri müziğinde de alacağınız kesin gibi. Mağaradan seslenen boğaz tırmalayan inleyen sızlayan vokal, endüstriyel tınıda gitar tonu, cırrıklayan ama romantizme her nasıl olabiliyorsa kayabilen keyboardu ile gürültülü olmamasına rağmen kafayı dolduran My Angel, daha black metalin soundunun oturmadığının mı dalaletidir yoksam bu kadar erken bir dönemde dahi deneyselliğe bulaşan bir becerinin ürünü müdür, dinleyen karar versin. Diğer parça Morax senfonik black metalin yırtıcı kırıcı tarafını da gözönüne seriyor. Ortak noktaları kayda damgasını veren ve ilginçtir 80'ler post-punk gotik musikisini andıran güçlü atmosferi. Bu sebeple kült statüsüne kavuşmuş bu çalışmaya kulak vermiş bulunmaktayım. Lakin süre babından kısalığı ve bestelerin dağınık progresif yapısı kendisini kolay anlaşılır kılmıyor. O döneme ait uzun bir kaydını dinlemek benim için daha mantıklı olacak.

6,25/10

17 Eylül 2015 Perşembe

Arcturus - Arcturian (2015)

Endüstriyel tekno remiksleriyle dolu bonus cd'yi dinlemek ne kadar gerekli, bilemedim. Kötü, vasat ve bir kaç iyi örnek bulabilmek mümkün. Ama asıl cevher elbette albümün kendisinde. Vokal ve bizzatihi icra olunan tür beklediğim kadar sert değil. Brütal bir performans sergilemiyor örneğin vokal. Atmosfer de uzaysı havaya hava katabilmek için yoğun synth saldırısı altında. Her ne kadar avantgarde ya da progresif metal sıfatı ilen tanımlansalar da endüstriyel etkiler oldukça belirgin. İşin aslı albüm biraz fazla dağınık. Bir şarkıda Marilyn Manson, birinde melodik trance/core geçişleri, bir pek çoğunda senfonik düzenlemeler, diğerinde yetmişler saykedelik çeşni, hele birinde var ki Vintersorg folku misafir ediliyor. Tumturaklı bir soundun bileşeni olarak kıyasladığımızda bu da güzel bir aş, güzel bir çorba oluyor, olmasına da içindeki parçaların büyük büyük topaklar gibi görünür halde boğaza takıldığı da oluyor. Hem de o kadar akışkan Gruuvi sosa rağmen. Biraz cilalı yapaylık devrini unuttuğumuz anda The Journey nemli sabahlara esinti gibi geliyor. Özcesi, tok ve sert bir soundun tutarlı bir sesle buluşması ençokbisevdiğim şey olabilirdi.

8,0+/10

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Arcturus - Aspera Hiems Symfonia (1996)

İlk ekstrem müzik dinlediğim vakitlerde bu albümden en az iki bilemedin üç şarkıyı defalarca dinlediğim için o kadar yabancısı değilim. Yıllar geçse de bir o kadar yabancısı kalacağım. Çünkü grup öyle bir sounda sahip ki bu çıkış albümlerinde, tek kelimeyle alışılmışın ötesinde konumlanıyorlar. Bir deyişle Satürnlü amelelerin göktaşı tarlalarında söylediği hasat türküsü gibi bir şey. Black metal üzerine senfoni çok değişik bir şey değil. Ama synth tonları ve hatta clean vokaller dünya  ötesi bir etkide bulunuyor. Tam da kessinlikle her musikişinasın üye olması gereken rym'den buraya bir yorum almanın sırası: Alien atmosferi ile Sailor Moon çizgi dizi müziğinin karışımı gibi bir şeyler. Hah hah ah haaaa. Zoraki kahkahalara zamanımızı yedirmeden şunu ekleyeyim. Ekstrem ve avangard işlere alışıksanınız bu benzetmenin ikinci tarafı maalesef ağır basabiliyor. Zaten grup da kısa sürede avangard progresif metalin öncülerinden biri haline geliyor ve bu sene de bir albümle metal camiasına geri dönüş sağlıyorlar. Bir baştan bir de sondan yapacağız inşallah.

7,50/10