Kliplerinden gördüğüm kadarıyla pek ilgimi çekmeyen ve gerçekten de şarkıcının iyi albümleri arasında adı geçmeyecek bu kayıt tek dinlemediğim albümüydü Şebnem Ferah'ın. Flüt akerdeon gibi farklı enstrümanlar, farklı zaman kalıpları ve katmansızlığıyla başka bir şeyler yapmaya çalıştığı şarkılarla eski tarzına yakın şarkılar arasında bocalayan bir çalışma. Bir şarap gecesinde eski şarkılarını dinledik de, geçmişinin gölgesini silik bir iz gibi taşıyabiliyor ancak bu eski tarz şarkılar. Orkestrasyonu bile tam tatmin etmiyor. Düşük tempolu parçalar ise daha fena. Elbette özlemişim ve her türlü şarkıyı dinlettirecek Tanrı vergisi bir sesi var. Şarkıların bir kısmında bu silahı çok iyi kullanarak gayet olumlu bir fark yaratabiliyor. Diğer yandan benim en hoşlandığım parça nakaratına rağmen İstiklal Caddesi Kadar oldu.
7,0/10
ŞEBNEM FERAH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞEBNEM FERAH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Kasım 2016 Çarşamba
22 Aralık 2013 Pazar
Şebnem Ferah - Od (2013)
Şebnem Ferah'ın gotik yönelimden vazgeçmesi tam isabet olmuş. Kısmen diyelim. Benim Adım Orman'ı dinlememiştim zaten. (Bu arada 2. albümü, Artık Kısa Cümleler Kuruyorum'u da dinlemediğimi yeni fark ediyorum) Belki de sadece klip şarkısından ve eleştirilerden etkilenip bir albümü dinlememek, içindeki şahsa özel, ikinci plana atılmış şarkıları kaçırmaya sebebiyet vermesinden ötürü gayet kötü bir seçim oluyor, bilemedim şimdi. Neyse ilk albümlerin havasına dönmüş. Ki biliyorum çok homojen bir sounda sahip değildi, bir Kadın örneğin. Ama şarkıların bir ölçüde çeşitlendirilmesi, farklılaştırılması bile son dönemdeki ayrılığı işaret ediyor. Bin Yıldır, Walt Disney çizgi filmlerindeki deniz kızlarının uğultusuna andıran efektiyle otantik bir balad iken, Yarım alışageldiğimiz şikayet tonlarında senfonik yapısıyla dikkat çekiyor. İlişkileri savaş metaforuyla anlatıyor yine, Girdap'da savunma pozisyonunda iken Savaş Boyası ile cepheye yollanıyor dinleyen. Metalik ritimler açılış parçası Kalbim Mezar'da da fazlasıyla yer tutuyor. Açılış parçası Birileri Var da fena değil ki albüme kulak vermeme sebep oldu. Aslında diskografi içinde bir uzlaşıyı temsil ediyor. Ama albümü özetleyen parça aynı zamanda albüme ismini de veriyor. Utangaç ise bluesy altyapısı, kekeme adım adım vokaliyle Şebnem Ferah'da sevdiğimiz vokal hareketlerinin ve performansının cisimleşmiş halini oluşturuyor. Ki bu vokal oyunları ilk albümlerindeki, bir ölçüde ergenlik coşkusuyla takip ettiğim sözlere de artık çok önem atfetmediğimden dolayı Şebnem Ferah'ı hala dinliyor olmamdaki yegane sebep. Şimdi böyle söyleyince de yaşanmışlıklara dayalı emek ürünü sözleri küçümser gibi oldum. Lakin bu, özellikle nakaratlarda sözlerin zayıf ve hatta garip (yine utangaç örneğini vereceğim) kaldığı gerçeğini değiştirmiyor. Son yıllarda yapılan güzel işlerden biri olarak öne çıksa da albümde bir türlü yeterli vuruculuğun yakalanmadığına da şahit oluyoruz. Bazı şarkıları dinlerken sürünüyor sürünüyoruz ama o öldürücü darbe bir türlü gelmiyor.
8,50-/10
8,50-/10
16 Kasım 2010 Salı
RETRO: Şebnem Ferah: Can Kırıkları vs. Özlem Tekin: 109876543210 (2005)

Doğrusu böyle sert ve modern bir soundu Şebnem Ferah'a pek yakıştıramamakla birlikte yahu kız kısacık da olsa Can Kırıkları'nda böğürüyor. Bu iyi bir şey. Takdire şayan bir şey. Okyanus, Çakıl Taşları, Ben bir Mülteciyim bu albümden hit olan parçalar. Hem agresyon hem duygu yoğunluğu felan. Benim için ise durgunluk dönemi. Son albümünü dinletecek en ufak bir dürtü kırıntısı bile duyamadım kliplerinde. Gerileme dönemine girmiş mi girmemiş mi hakkaniyetli bir karar vermek için bir kulak vermek gerekli aslında.
Özlem Tekin ise 2005 yılında geçmişine dönüp biraz daha modern pop sosuyla rock müziğini tekrardan icra ediyordu. Bu albüm zamanında pek bi gözardı edildi. Ancak bence hemen hemen her şarkının tek başına önemli bir yer teşkil ettiği eğlenceli bir albümdü. Sığ mı? Evet. Bu sığlık albümü tekra dinlediğimde keyif almamı engellemedi. Bir müktar azalmakla beraber.6,75/10 vs. 9,0/10
10 Ağustos 2009 Pazartesi
Şebnem Ferah - 10 Mart 2007 İstanbul Konseri
Soprano bayanların ciyaklamaları eşliğinde yapılan senfonik müzik'e temkinli yaklaşımımdan dolayı her türlü senfonik projeye de soğuk bakmışımdır. Bir kere şarkıların her zaman oricinali iyidir, değil mi? Bazen değil.Bu albümde de kadı kızı kusurları var elbet. Genelde senfonik öğeler parçaya katma değer eklemiş, ama etki edemediği şarkılar da yok değil. Genelde dengeli bir parça seçimi olsa da son albümlere biraz daha ağırlık verilmiş, gayet doğal. Gönül isterki ilk albüm full çalınsın. Bıdıbıdı Rugan Ayakkabılar da olsun felan. Daha ne kurcalayayım ki çift CDlik Şebnem Ferah konser albümü işte.
Ve Ay gibi güzel bir yorumu dinlemek nasip oldu. Dinlemediğim ikinci albümündenmiş. Galiba birşeyler kaçırıyorum dinlememekle.
9,0/10
22 Mart 2009 Pazar
RETRO: Şebnem Ferah - Perdeler (2001)

Sil baştan, Sigara, Aşk
klasikleşmiş parçalar.
Günaydın sevgilim genç iken, henüz umutlarım var iken sevdiğim bir parçaydı. Şimdi ise hopidik melodisi ile dinlemeye dayanamıyorum.
8,25/10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

