ALCEST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ALCEST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2021 Perşembe

Alcest - Spiritual Instinct (2019)


Eski dostların dinlemediğim eserlerine kulak veriyorum bir süredir demiştim ya blackgaze türünün kurucu grubu Alcest de es geçilmemeli. Ha, daha ne kadar grubu dinlemeye devam ederim bilemiyorum. Ama merak işte, git gel git gel yine ne yapmışlar acaba diye aklıma düşüyor. Büyülü bir müzik yapıyorlar çünkim. Albüm kapağı kadar garipsediğim diğer bir şey de bu kayıtla ilgili, prodüksiyonu. Müzik vokal performansını eziyor, daha sert, daha ritmik, daha canlı. "Gaze" kısmı biraz sakat yani. Bununla birlikte "black" kısmı da çok sıhhatli sayılmaz. Albümün ortalarında bir hisseder oluyorsunuz. Zaten grubun has soundu ortalarda belirginleşiyor. Sapphire diyorum, tumturaklı bir parça da işte oralarda bir yerde. Şunu da itiraf etmeyelim beni duygusal olarak sarsmayı başaramadı. İyi ama fevkalade değil diyip geçelim.

7,0+/10

3 Şubat 2017 Cuma

Alcest - Kodama (2016)


Neige'e geçenlerde mektup gönderdim. Dedim ki gittiğin yol, yol değil. Dream pop-shoegaze sularında boğulacaksın, aynı duyguları gitarın teline sertcene vurarak, bateriyi tıngırdatarak da yaratabilirsin. Metalci geçmişini unutma. Tamam ağbi dedi. Kerata, sonunda bu albümü kaydetmiş. Gerçekten de enstrümanlar daha canlı ve hmm parlıyorlar. Vokalde ise black ve shoegaze karma eğitime geçmiş. Japonyada'ki intihar ormanında kayıp ruhların ötesinde orman ruhları (kodama) üzerinden doğa ve insan birlikteliğinin imkanlarını sorgulamak gibi ciddi bir konsepti açımlayan albüm sound olarak grubun ilk dönemlerine yakın bir yerde duruyor. Lakin bu konsept ve sound kardeşliği nostaljik duygular içinde geçmişe bir ağıt olmaktan daha derin bir anlam ortaya koyuyor. Lafı evirip çevirmeden söylersek depresyondan öte umudu da taşıyan olağan insanlık panoraması hissediliyor. Vokalin hayalperest durumlara kaydığı anda müziğin görece canlılığı çok da hoşuma giden bir tezat oluşturmuyor. İtiraf etmek gerekirse Alcest işleri yoluna koyarken, örneğin albüme adına veren giriş şarkısı grubun en iyi bestelerinden ve devamındaki şarkı da oldukça sıkı bir motife sahip, işte bu şarkılardan sonra şunun farkına varıyorum ki, grup artık beni o kadar da etkilemiyor. İnsan kaç yaşına gelirse gelsin değişmeye devam ediyor. Biliyorum ki dinlediğim hiç bir zaman Alcest beni hayalkırıklığına uğratmayacak. Yine de dediğim gibi böyle bir kayıtla bile içimde bir şeyler hareket etmediyse (tamam bir kıpırdanma olmadı değil) o gruba karşı ilgimi kaybetmeye başlamışım demektir.

7,75-/10

23 Nisan 2012 Pazartesi

Alcest - Les voyages de l'âme (2012)

Alcest, en iyi bildiği şeyi yapmaya devam ediyor. Dolayısıyla metale yakın durdukları kısımları, kantitatif olarak azalmakla birlikte, ayakkabı seyrettikleri reverblü dreamy atmosferli kısımlara göre daha çok tercih ediyorum. Misal  Faiseurs De Mondes güzelliğini büyük oranda albümün en sert parçası olmasına, albüme adını veren Les voyages de l'âme ise rifle birlikte başarılı parça kompozisyonuna borçlu. Ama en etkileyicisi benim için açıkcası 2. parça La Ou Naissent .. oldu. Nakarattaki ağlamaklı clean vokale hayran oldum. Sonuçta grubun 3. albümü bu. Kendi kurdukları türün sarmalı içinde kendi kurdukları alanda oynuyorlar. Bu yüzden gerçekten de grubun geleceğini merak ediyorum. Nereye kadar gider böyle?

7,50/10

21 Kasım 2010 Pazar

Alcest - Écailles de lune (2010)

Muhteşem kapağıyla dikkat çeken albüm, grubun önceki albümüne kıyasla metalcileri daha memnun edecek bir seyrüsefer sergiliyor. Shoegaze silik, uyuz ve uykucu bir performansın ötesine taşınabiliniyor. Özellikle son şarkının güzelliğinde buna tanık olabiliyoruz.
Tek tek parça bazlı değerlemeye tabi tutmak yerine atmosferik basınç kuvvetinin keyfine kendimizi bırakmak yeterli. Misal; sonbahar güneşi altında ege kıyısında ıssız bir balıkçı mekanında balığınızı yemiş, bir kadehin de tadına bakmayı kaçırmamışsınız. Terkenize deniz kokusunu doldurup geri dönüş yolunda bu albüme kulak vermişsiniz. Bir anda kendinizi ana kucağının güvenliğinde, babanın uzak gözetiminde bulmanın şaşırılacak bir yanı olmadığını görürsünüz. Nostaljinin damıtılmış , içimi kolay versiyonu.

8,25/10

11 Eylül 2010 Cumartesi

Alcest - Souvenirs d'un autre monde (2007)


Metal piyasasında çığırlara vesile olan Neige öncülüğünde frenç grubun çıkış albümü, shoegaze diye tabir edilen hayalperest enstrümanlar ve yumuşak yumuşak, Bizimkiler'i yadedelim burada, etheryal vokalle süslü bir tür alternatif pop rock türünün black metal özelliklerine , arada takatukalayan bateri ya da tremololara bulamaç gitar ritimleri, kendini kaptırdığı enteresan bir bileşime sahip. Metalin depresif yönünden ziyade Neige nostaljik takılmak istedim, anılar anılar çocukluğum felan niyetinden diye açıklama yapmış. Ancak bilmez mi ki anılar anılar beni bu akşam ağlattılar..
Metal nağmeleri ile canlanan kısımlar albümü ayakta tutuyor. Bir de son parça folklorik ezgisiyle diğerlerinden ayrı bir yerde duruyor. Neige'in orasından ve de aynı zamanda burasından bulaştığı diğer projeleri öyle ve de hakkaten böyle sevmişliğim vardır, Amoseurs ya da les Disrets gibi. Fakat buradaki ayakkabı seyir mevzusu beni bir dereceye kadar bayıyor. Dinlediğimde ay anam vay babam giden vaktim diye ağlamışılığım da yok. Güzel dinlemelik ancak herkeşlerin bahsettiği o güzel nostaljik azcık depresif ama hep şarap tadındaki atmosferin asını hissetsem de bsine varamıyorum.

7,0-/10