TERRA TENEBROSA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TERRA TENEBROSA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2018 Cumartesi

Terra Tenebrosa - The Purging (2013)

Aslında Elder ile birlikte stoner-sludge dinleme kampanyamı ufaktan başlatmış bulunuyorum. Bu macerada ikinci adım daha önce de dinleme imkanı bulmuş olduğum Terra Tenebrosa. Her ne kadar atmosferik sludge metal etiketiyle tanımlanıyor olsalar da bence bir ayağı da black metal üzerinde duran modern bir avantgarde müzik yapmaktalar. Keskin ve cilalı gitar tonu orijinal olmamakla birlikte sevdiğim gibi. Vokal ve atmosfer o kadar efektlerle çarpıtılıyor ki dinleyiciye işkence edilmesi kasıtla planlanmış gibi şüpheler beyinde peydah oluyor. İrkiltici ve itici atmosferi yoğunlaştıran çığlıklar cızırtılar vesair fazla yer tutuyor. Müzikal altyapı ise güzel işaretler vermekle beraber bu katmanın altında kayboluyor. Sonuçta her müzik değerlidir ama kendime sorduğum asli bir soru var. Farklı bir zamanda veya mekanda dahi olsa bu albüm kendini dinleme isteği bende uyandırıyor mu? maalesef bu albüm için cevabım hayır olacak. Hem de oldukça etkileyici albüm kapağına rağmen.

5,25/10

20 Haziran 2017 Salı

Terra Tenebrosa - The Tunnels (2011)

Gruba çağdaş black metal dinlemelerim dahilinde kulak verdiğimde hak ettiği sıfatların bu kadarla kalabileceğini düşünmemiştim. Atmosferik, ambiyatik ve ritüel tınıların yanısıra endüstriyel keskinliğin de duyulabildiği, sludge sound ile birlikte bestelerin biçiminde avangard tekniklerin kullanıldığı post- önekini metal ibaresinin hemen önüne tümüyle hakeden enteresan bir çalışma. Deneysel diyelim rahvan gitsin tırıs gitsin. Riffli giriş gelişme sonuç arayanları hayal kırıklığına uğratacak bir şekilde gerilim ve tansiyon dolu ürkünç atmosferini yama yama parça parça harmonilerle yansıtan çalışmanın orijinalliğine diyecek bir şey yok. Ama bir hikaye anlatayım. Bizim memlekette kasabanın arkasında bir tepe var. Baktım, ben buraya çıkarım dedim. Araba yolunu takip etmeye başladım. Yol bir dolanıyor tepenin etrafını, bir daha dolanıyor, bir daha derken, ben tıpış tıpış öğle sıcağına sırtımı dönüp inmeye başladım. Bu bestelerin bir tepe noktası, bir kreşendosu yok yağni. (Through The Eyes of Maninkari hoş bir istisna, yine de tam değil) Sadece acayip bir atmosferin olması yetmiyor. Neticede içim böyle bir potansiyelin çarçur edilmesine kan ağlıyor.

6,50/10