MOGWAI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MOGWAI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2014 Salı

One Love 2014 - Ömer Süleyman ve Mogwai

Hükümete ekonomik çıkar sebebiyle ki gönülden olsa gam yemem, göbekten bağlı olmasının ezikliği altında Soma katliamı karşısında kendi vicdanlarını temizlemeye prodüksiyon şirketleri vasıtasıyla One Love'ı alet eden Doğuş Holding zihniyetine (ki devletin sorumluların tüm mal varlığına el koyup her şeyi mağdurların ailelerine tahsis etmesi gerekirken devlet kanalı vasıtasıyla başlatılan yardım kampanyaları sefaletine ne demeli?) ya da doğuyu batı aracılığıyla bir kez daha keşfederken Omar Souleyman gibi gaydırık guyduruk isimlendirme tercihinde ısrara giydirme pozlarına bürünmüş bir huysuz adam formatında bu mevzuları üstüne basa basa dillendirecekken, amaaaan boş ver deyiverdim gayri. Ölümlü dünya! İşte Suriye'li düğün şarkıcısı Ömer Süleyman'ın performansından sonraki halim. Bi o yana kıvır, bi bu yana, halay başı burma burma... Ulen, eş dostun düğününden kaçmak için bin bir mazeret uyduran, hakeza katıldığında da oyun alanının en uzağındaki masalarda saklanıp görülme ihtimali karşısında kuul durup caka satan gençlik! Gördük halinizi hepimiz, bu kayıtları, videoları izleyen annelerinize kendinizi nasıl savunacaksınız, meraklar içindeyim. Performans iyiydi hakikaten. Hatta kendimi tutamadım, 2011'deki Glasgosmlasgos festivalindeki kaydı da yuğtupda izledim. Bizimkisi yeni ve popülist şarkıların setliste eklenmesiyle daha bi iyiydi. Tabi Ömer Süleyman'ın arkasında hakkı bir miktar yenen kapı gibi bir klavyeci arkadaş bulunuyor. Düğün şarkılarını kimi zaman darbukaya kimi zaman basa kimi zaman zurnaya bağlayarak tekno hızıyla güncelleyen bu arkadaş çok zeki. Kulağı da biraz açık, dünyada ne olup bitiyor anlamında. Çakkıdı çakkıdı yani. Bası da körükle pistler titresin. Şukela. Bubituzak sahnedeyken bitse de Ömer amcayı dinlesek modunda olduğum için hakkaniyetle değerlendiremeyeceğim. Türk işi ska rock gibi bir şeyler geldi kulağıma.Ya ben biraz daha ince bir şeyler beklemekteyim yerli rock gruplarından ya da grup çok iyi değildi. İyi nedir kötü nedir? Bilemedim.
Mogwai konseri de iyiydi. Bir kere performans sergileyen gruplardan bağımsız olarak post-rock türünün konserlere çok yakıştığını düşünüyorum. Grubu sadece birkaç belki üç, hatırlayamadım şimdi, albümünü dinlemiş biri olarak sergilenen çeşitlilik beni fazlasıyla memnun etti. Üç beş post-rock albümü dinlediyseniz eğer, belli bir süre sonra reverblü titrek gitar işi ve hep aynı gitar tonları sıkmaya başlamıştır. Bu noktada baterinin nasıl şarkıların, teknikten bağımsız konuşuyorum, iskeletini oluşturmada önemli bir görev üstlendiğine de tanık olma fırsatı yakalıyoruz. Bi ara Berlin'e kadar uzadım. Vışş alan hıncahınç dolu. Modeselektor ortalığı yıkıp geçiriyor. Hemen ayrıldım oradan.

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Mogwai - Come On Die Young (1999)

Cody isimli shoegaze'e selam çakan ve alışıldığın tersine sözlere sahip şarkı haricinde geleneksel post rock kalıplarını işlemeye devam ediyor grup. Eh, 2. uzunçalarları olması sebebiyle bu gayet doğal bir seyir. Lakin aradan 13 sene sonra post-rock'ın benzer tıngırtılarını dinlemek çok da cazip gelmiyor insana. Mogwai'ın dinamik kopuşunu da biraz zayıf buluyorum. Bunu da söyledim ya ohh içimde kalmasın. Iggy Pop röportajı alıntılı Punkrock introsu ve egzantrik Punkrock Pufdaddy outrosu ilgi çekici. Elbette güzel dinlenesi parçalar mevcut. Ama tür içinde artık orjinalliği arayanlar için tercih edilesi bir uğrak noktası değil bu albüm.

Old songs, stay till the end
Sad songs, remind me of friends



7,50/10

16 Aralık 2009 Çarşamba

Mogwai - Young Team (1997)


Post rock aleminin köklü gruplarından olan Mogwai ile müşerref olduğum bu albüm açıkcası biraz bana ilginç geldi. Öncelikle ecnebilerin dull dediği renksiz bir atmosfere sahip olan albüm içinde barındırdığı değişik parçalarla biraz yamamsı bir görüntü veriyor. Değişik derken 3 dakikalık bir işkence parçasını da buna dahil edebiliriz. Bu tarz müziği kulaklıkla dinlediğinizde With Portolio önce sol sonra sağdan kulağınızı gürültü bombardımanına tabi tutuyor. Sadece soldan soldan gelmiyor, soldan sağdan sarmal şekilde. Gerçekten kötü. Ayrıca fısıltılar, parça pinçik parça yapıları post-rock'ın da ötesinde deneysel havayı ağırlaştırıyor. İyi yanları yok mu? Dalga mı geçiyosun, tabii ki de var. Misal gereğinden uzun, 12 dakika, süresi, basit ritmi ve gürültülü kreşendo nakaratı ile Iggy Pop tarzı çiğ punk mecralarında dolanan Like Herod oldukça etkili. Yer yer bu gitar tonunu albümde duysakta albümün orta kısmına hakim olan ve Tracy adlı şarkıda en iyi cisimlenen durağan, dingin ve dinlendirici hava, bence daha uzun sürmesi gereken Summer ve yukarda nefretimi sunduğum portföy şarkısı ile kesintiye uğruyor. Sonra da poetik bir güzelliğe evriliyor sound. Albümün kapanışını ise belki de en bi güzel parça Mogwai Fear Satan ile yapıyoruz. Klasik post rock kalıbıyla başlayan 16 dakkalık parça flütün de devreye girmesiyle yavaş yavaş nazik nazik başka bir boyuta salınıyor. Sanki amazon yerlilerini gözetliyoruz yaprakların arasından. Klas bir şarkı, ne diyeyim.

8,0/10