MORS PRINCIPIUM EST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MORS PRINCIPIUM EST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2025 Cumartesi

Mors Principium Est - Seven (2020)

 Melodik death metal sıkıntılı bir tür, ufak tefek kıyısından çekiştirmeler yapılsa da genelde kendini tekrar eden ve içine kapan örneklere rastlıyoruz. Synthler ve keman ile birlikte minimal senfonik bir tat dışında bu türü saf haliyle icra eden gruplardan biri de Mors Principium Est. Mana itibariyla ölüm başlangıçtır. Ama işlerini iyi yapıyorlar. Gençken ilk dinlediğimde tabi türe az maruz kalmam sebebiyle çok sevmiştim. Şimdi ise duygusal anlamda aynı tatmin seviyesinin çok altındayım. Eleştiri de getiremiyorum, her şeyi olması gerektiği gibi yapmışlar. Bu albümün ise öncekine göre daha iyi olduğunu, üzerine kafa yorulduğunu söyleyebilirim.

7,0+/10

1 Ağustos 2017 Salı

Mors Principium Est - Embers of a Dying World (2017)

Gençliğimde DT yada In Flames'i keşfettiğimde işte benim tarzım demiştim, hem melodik hem brütal, bir dönüm noktasıydı benim için. Şu an ise itiraf etmek gerekirse melodik death dinlerken aynı şeyleri hissetmekten o kadar uzağım ki. Mors Principium Est'in de ilk albümleri beni benden almıştı. Şimdi yaşadığım tecrübe çok da farklı değil. Yine de inat ettim dinlemeye devam ediyorum bir umuttur yaşatan insanı ya. Bu kadar subjektif değerlendirmenin ötesinde başkaları için de bu kayıt diğerlerine kıyasla zayıf kalıyormuş. Ben de kliplerini izlediğimde neredeyse kıkırdamıştım. Gel ve de gör ki dinledikçe biraz daha hoşbeşleşti. Güzel senfonik dokunuşlar da bulunmakla beraber müzikle entegrasyonunda sorunlar taşıyor. Kadın vokalli girizgahıyla doksanların gotik örneklerini hatırlatan Death is the Beginning kulağa hoş gelse de erkek vokalin kurabiye canavarı sertlikte Çirkin (beauty and beast) rolünü abartması ayrı bir komik olmuş. İki dakikalık gregoryan Agnus Dei de bu tarz albümlerin ihtiyaç duyduğu farklılığa can suyu oluyor. Başta söylediğim umudu yüksek tutan Ghost gibi şarkılar da yok değil. Yalnız bonus olarak iliştirilen Livin La Vida Loca nedir yahu? Pop şarkılarının metal yorumları genelde bok gibi oluyor. Tamam eğlenceli ama bu konseptle ne kadar tutarlı, tartışılır.

7,25/10

20 Haziran 2015 Cumartesi

Mors Principium Est - Dawn of the 5th Era (2014)

Yine sorun sende değil bende durumuyla karşı karşıyayım. Gothenburgen soundunda melodik death hastasıydım yıllar önce. Hız, vokal, sertlik, melodik rifler aklımı başımdan alıyordu. Şu an yaşlandım, hayatın doğal sonucu olarak gürültüyü kafam kaldırmıyor demiyorum, zorlanıyorum eyvallah ama henüz kopmadım. Bu albümü ki grubun beşincisi oluyor, dinlediğimde ki grubun ilk işleri yıllık bazda en iyiler listemin başını çeker, o duvarın arkasını gayet net görebiliyorum. Rifleri, melodileri seçebiliyorum, ah orada piyano dokunuşu, hmm burada şöyle bir müdahale çözümlemek o kadar güç değil yani. Ama yıllar, türün bana ifade ettiği şeyler arasına derin bir boşluk sokmuş durumda. Başkalarının dediği gibi, geçen senenin en iyi melodeath albümlerinden birisi, iyi de hakkatten de dinledik bunları daha önceden yafu. Şahane bir prodüksiyon, performansa denecek bir şey yok. Fakat yaratıcılık anlamında sakınılan her dakikanın bendeki temsili de çekimserlik olacak.

7,75/10

7 Ekim 2009 Çarşamba

Mors Principium Est - Inhumanity (2003)

Çok sevdiğim ikinci albümlerini dinleyeli o kadar zaman geçti ki bu ilk albümlerini gayet bağımsız bir gözle değerlendirme olanağı buldabiliyorum. Şöyleki Children of Bodom/Kalmah tarzı melodik death'den daha sert ama Dark Tranquillity'den daha yumuşak bir sounda ve dile dolanan melodik yapıya sahip bu albüm. DT'ye daha fazla benzetiyorum aslında. Bu grubun sevdiğim bir tarafı da soundu yanında, vokalinde harmonik olması, yani kesik kesik bir ileri bir geri ama hep höh höh şeklinde değil. Grubun artılarından bir diğeri de şarkılarda öne çıkmasa da tüyler ürpertici uzay atmosferini inceden inceye arka taraflardan döşeyen synth kullanımı. Çok teknik, yaratıcı bir şey beklemiyorsanız ve aradığınız ticarileşmemiş lakin olabildiğince melodik ,en götenburg tarzında, bir death metalse buyrun bi lokma alın efenim.
In My Words ve Life in Black favorilerim.

8,50++/10

22 Aralık 2007 Cumartesi

Mors Principium Est - The Unborn (2005)


Dinlediğim albümleri gözönünde bulundurursak bayağı bir albüm kritiği yapmaya çalışacağım. Bir nevi dinlediğim albümler hakkında düşüncelerimi de bu sayede arşivlemiş olacağım. Ha bu arada albüm diyorum ama burada sözkonusu olan şeyin tam da MP3 klasörüne denk geldiğini tahmin ediyorsunuzdur..

Finlandiyalı melodik death grubu MPE nin ki anlamı (death is beginning/ölüm bir başlangıçtır imiş) ikinci albümü the unborn u anlattığım güzel bir kritikle bloga başlamak isterim efenim. kısa keseceğim. melodinin, sertliğin, bayan vokalin, klavye ve efektlerin tam kıvamında kullanıldığı süper bir albüm olmuş.

Black etkilenimli Parasites of Paradise, trash etkilenimli Altered State of Consciousness ve oldukça agresif The Unborn favori parçalarım.

Megadeth'in Blood Of Heroes parçası da grup tarafından yorumlanıp bonus şarkı olarak albüme eklenmiş, eh fena olmamış. Melodeath dinleyicilerinin zaten bugüne kadar bu grubu ıskaladıklarını zannetmiyorum ama neyse herkese tavsiye ederim.


9.5/10