GYÖRGY LIGETI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GYÖRGY LIGETI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2024 Perşembe

György Ligeti - Requiem; Aventures; Nouvelles aventures (1985)

 

Requiem yorumunu merak ettim demiştim Ligeti'nin bir kaç ay önce. Biliyorsunuz dini eserler sınıfına dahil edilir klasik musikide, requiemler. Bu tecrübeyi korku temasıyla harmanlamak pek alışageldik bir şey değil. Ürkütücü, ötedünya bir şey. Yine de cenaze merasimi ayinleri ile ilgili olduğu için çok da mantıksız değil. Dİnlerken Kubrick'in maymunlu filmi geliyor aklıma, monolitin müziği değil miydi hakikaten bu? Kaydın ikinci parçası isminin işaret ettiği üzere dinleyeni şaşırtan bir maceraya çıkarıyor. Rasgele bağırışlar, çığlıklar, ünlemler, ciyaklamalar, patırtılar... Hani bunun canlı bir koro ile icra edildiğini düşünüyorum da güleyim mi, ağlayayım mı bilemedim. Sansasyonal olduğu kesin. Yetmemiş olacak ki benzer bir parça ile bu maceranın devamı gelmiş. Bu sefer ulumalar, maymun sesleri ve daha hayvani tınılara kadar deneysellik genişletilmiş. Canım istedi de bugün bu kaydı dinleyeyim demeniz ihtimal dışı. Klasik müzikte avangardlık nereye uzanırın cevabı olsa gerek. 

6,50+/10

1 Mart 2023 Çarşamba

György Ligeti - Kammerkonzert; Ramifications; Lux aeterna; Atmosphères (1988)

 Modern klasik müziğin kitleleri demeyelim de sonuçta illaki elitist bir tarafı var, dinleyeni diyelim sarsmak, şaşırtmak, uyandırmak, duyarlılığını artırmak hatta ve hatta tiksindirmek gibi genel olarak alışagelmedik mecralara sürüklemeye yönelik bir derdi var. Benim de cevabım şöyle oluyor. Yeterince sarsılmadık mı? Doğduğum 80 yılından beri darbeyle başlayan süreç sonrasında benim yada neslimin başına daha ne gelecek. Meteor düşsün, uzaylılar gelsin perdeyi kapayalım artık. Bir o kaldı. Ben de artık cahil olmak, moron olmak istiyorum. Mutlu ve aptal müzikler dinlemek huzur bulmak istiyorum. Ezelden beri ama en çok bu aralar modern klasik müziğin gerilimlerine katlanamıyorum. Lakin hakkını vermek lazım, Macar bestecinin kayda alınan bu besteleri hiç de dinlenemez değil. Bir kere gürültülü ve ciyaklayan uyumsuz akorlar içinde boğulmuyor. Çılgınlar gibi notalar havada uçuşmuyor. Ağırbaşlı bir duruşu var. Müziği takip edebilmeniz gayet mümkün. Ben dinlerken aklıma Maymunlar Gezegeni filmi geldi, 70'lerdeki versiyonu. Maymunlar gezegeninde mahsur kalan ve maymunların esaretinden kaçan astronotlar  yıkılmış harap Özgürlük Heykeline rastlayınca anlıyorlar ki aslında dünyanın geleceğine düşmüşler. Huzursuzluk, hayal kırıklığı, bitiklik. Hayır, ne münasebet, memleketimizin mevcut halinden bahsetmiyorum. Hala konumuz Ligeti ve onun bestelerini içeren ve genelde modern zamanların bestecilerinin eserlerine yoğunlaşan Alman SWR Sinfonieorchester tarafından kaydedilmiş bu albümü. Bu sinema esintisi gerçekten de bir rastlantı değil zira eserleri Kubrick başta olmak üzere bazı yönetmenlerce filmlerinde tercih edilmiş. Besteci kendi icat ettiği farklı avangart yöntemleri deniyor. Örneğin Ramification duraksız bir yaylı çalışması olarak hem gerilimi hem merak duygusunu canlandırabilen sinematik anlamda temsilen iyi bir örnek. Aynı zamanda 2001 Space Odyssey filmini bilenler için polifonik harmonilerin birbiri sıra sıralanıp birbirinin içine girerek soyut ve ruhani bir atmosfer yarattığı Lux Aeterna da yabancı gelmeyecektir. Hayaletlerin shoegaze performansı gibi bir şey. Sonuç olarak çok da alışamadığım türü içinde merakımı celbedebilen sıkı bir çalışma. Requiem gibi diğer bazı bestelerini merak etmedim de değil hani.

7,50/10