BLIND GUARDIAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BLIND GUARDIAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2024 Cumartesi

Blind Guardian - The God Machine (2022)

 Son Blind Guardian albümü şaşırtıcı bir sertlikte açılıyor ve tempo bir kaç şarkıda orta seviyeye düşse de pek değişmiyor. Belki eski günlerdeki gibi bir balad koysalar diye düşünsem de bu bilinçli seçim ayrıca albüme ayrı bir karakter katıyor. Çünkü progresif metal namına evrildiklere bir dönemi geri bırakıp daha power metal lehine çubuğu bükmüşler. Majestik nakaratlar, epik harmoniler felan bolca rasladığımız unusrlar bu kayıtta da. Yabancısı değiliz. Dinlerken bol bol da melodilerine eşlik ettiriyor. Ha, Hansi şarkı söylemeyi çok seviyor ve susmak bilmiyor hep olduğu gibi. O yüzden vokali enstrüman gibi yönlendirmesinden gayri sözsüz bonus cd hiç bir zaman tam olmayacak. Nihayetinde kurak bir vahaya düşen yağmur gibi ferahlatan, organik elmalardan yapılma şekersiz elma payı gibi lezzetli bir albüm.

8,0/10

1 Mart 2015 Pazar

Blind Guardian - Beyond the Red Mirror (2015)

Ahh Blind Guardian, Blind Guardian! Senle de olmuyor sensiz de... A Night at the Opera dönemine geri dönüyoruz. Besteciliğiyle bu albümün fakir adam versiyonu gibi görünmesi, bu şarkılardaki yapıların çok daha fazla katmanlı olmasından kaynaklanıyor. Yani bu yaratılan parçaları kendi içinde dahi takip etme güçlüğü, garip prodüksiyon ile birleşerek dinlemesi içine girmesi zor bir dinleme sunuyor. Zaten öylelerdi ama artık uç bir yere varmışlar. Bu engeli aşmanın tek yolu dinlemek, çok dinlemek. Dinleyici de biraz dersine çalışsın yafu. Imagination from the Other Side'daki hikayenin devam ettirilmesi konsept gereği bu karmaşık örüntüyü gerektiriyor olabilir. Ama yine de sonuç olarak grubun beni en çok rahatsız eden özelliğine geliyoruz: aşırıya kaçma. Bilmemnerelerde bilmemkaç kez kaydedilen ve hep nedense en popülist noktalara takılıp kalan senfonik katkılar, vokal vokal vokal, koro koro koro, yükselip alçalan harmoni. Hansi apbimiz sustuğu anlarda bazen gerçekten güzel tonlarda canalıcı rifleri duymak mümkün, açılış parçasındanda olduğu gibi örneğin. Ahanda şarkı isimlerini zikretmeye başladım demek ki: albümün çıkış parçası At the Edge of Time cilalı senfonik düzenlenmesi ile dikkat çekiyor. Flüt çok hoş gitmiş. Benzer bir formülün The Throne'da da çok güzel işlediğini söyleyebiliriz. Kreşendolar yıkılıyor. Her ne kadar determination kelimesinin tekrar edildiği kısımlar bayat numaralardan da olsa mazur görülebilir. Farklı yerlerde böyle bir kaç ağız burkan ana rastlayabiliyoruz ne yazık ki. Ve elbette Sacred Mind var. Albüm uzun bir şarkıyla başladığı gibi uzun bir gülegüle parçasıyla sonlanıyor. Sözlere de baktım ki bayağı risale-i tedrisat gibi, oku oku bitmez... Şöyle genel ortalamalara baktığımda insanlar da benim gibi düşünüyor. A Twist in the Myth'den âlâ ama ne At the Edge of Time ne de bir A Night at the Opera.

7,25/10


14 Mart 2011 Pazartesi

RETRO: Blind Guardian - A Night at the Opera (2002)


Düzenleme açısından fazla cilalı, sound olarak fazla senfonik, biraz heyecanlı fazla iddialı dinlemesi zor bir yapıt. Fazla mazla, keyif veren madde ayarında melodileri bulabilmek için fazla çaba harcamaya gerek yok. Üstelik bunu ilk dinlediğimde grubun en iyi şarkısı diye nitelendirdiğim ve bugünse aynı hissiyatı maalesef paylaşamadığım And Then There Was Silence'ı hiç yokmuşcasına söyleyebiliyorum. Ki süper bir parça. Precios Jerusalem de ilk dinleyişte kulağa çarpıyor. Hemen hemen tüm besteleraynı progresif özelliği, değişken melodiler, paylaşıyor.

8,25-/10

3 Mart 2011 Perşembe

RETRO: Blind Guardian - Nightfall in Middle-Earth (1998)


Grubun en bi olgun albümü dinleyenler tarafından çok seviliyor. Konsept olarak Silmarillion'u konu alırken konuşma pasajları vessair kısımlar aksine albümün akışına güç katıyor. Vokal ve koro düzenlemeleri fevkaladenin fevki. Ancak benim zevkime göre vokal ağırlığı biraz fazla. Konsept dedik şarkılar birbirini tamamlıyor dedik. Yine de zatihalihazırda klasikleşmiş parçaları çıkartmış durumda albüm. Nightfall, Mirror Mirror, Time Stands Still, Blood Tears, Noldor gibi.

8,50/10

18 Şubat 2011 Cuma

RETRO: Blind Guardian - The Forgotten Tales (1996)


Sert müziğe uzak arkadaşlara metali ve grubu sevdirebileceğimiz bir çalışma bu. Eğlenceli, Mr. Sandman, Barbara Ann, Surfin USA gibi şarkılar, diğer coverlar ki aslı Mike Oldfield'e ait To France bile bu albümü dinlemenin bir sebebi olabilir, ve kendi şarkıların akustik ve yahut senfonik versiyonlarını içeren albüm bir tür derleme toplama çıkarma ürünün meyvası. Seyirci eşliğinde söylenen efsanevi The Bard Song da burada, folk etkisinin ele avuca sığmaz halde somutlaştığı Lord of the Rings ilen A Past and Future Secret da burada. Fazla iddialı bir iddiam olacak, grubun en iyi albümü?

8,50+/10

6 Şubat 2011 Pazar

RETRO: Blind Guardian - Bright Eyes (1996) Single


Varlığını bir türlü anlayamadığım single kavramına anlam ve mana katan bir çalışma. Bir kere grubun en aydınlık yapıtı. Ayrıca Bright Eyes ve Imagination bıdı bıdıyı yeniden zevkle dinletebilen versiyonları yer almakta. Diğer yandan Mr. Sandman ve Halelujah isimli eğlenceli kristmas ayarında şarkılar da mevcut.

8,25+/10

27 Ocak 2011 Perşembe

RETRO: Blind Guardian - Imaginations From the Other Side (1995)


Milet gider Mersin'e, ben giderim tersine. Milletin yere göğe fezaya sığdıramadığı bu albüme çok da ısınabildiğimi söyleyemem. Evet albüme adını veren parça başıyla sonuyla her dakikasıyla iyi bir parça. Ama geri kalanların bazı kısımları güzel riflere, üstüste kaydedilen vokale dayalı nakaratlara, senfonik düzenlemelere felan sahip. Sahip olmasına da progresif etkili parçalar albümü pek bir gelgitli yapıyor. Ayrıca ben grubun karakteristiği haline gelmiş olan Hansi'nin vokaline de progresif bestelere de üstüne üstlük gereğinden sert kaydına da ısınamadım, ısınamıyorum. Ne yapayım.

7,75/10

15 Ocak 2011 Cumartesi

RETRO: Blind Guardian - Tokyo Tales (1993) Live


İlk 4 albümden seçilmiş parçaların yer aldığı bu Japon konser kaydı her ne kadar gayet iyi parçalar içerse de bir Lord of Rings bir Bard Song'u dinleme şerefine nail etmiyor bizi. 2003'te çıkardıkları Live albümü bulmak gerekecek bunun için. Ayrıc bir kaç yerde ses mühendislerinin seyirci tepkisinin zamanlaması gibi konularda kes kopyala yapıştır tekniklerini kullandıklarını duyar gibi oluyorum. Onun dışında kötü bir şey yok. Çünki grubun canlı performansı gerçekten çok güçlü.

7,75/10

31 Aralık 2010 Cuma

RETRO: Blind Guardian - Somewhere Far Beyond (1992)


Blind Guardian fantastik dünyaların hikayelerini anlatmaya devam ediyor. Hoşlandığım ve hoşlanmadığım taraflarıyla klasik bir BG albümü. Çok bahsini geçirdim bu mevzuların. O yüzden ben susacağım gözlerim konuşacak. Albüm ortalarda coşuyor, Quest for Taleron zaten grubun gayet bilindik bir parçası. Ashes to Ashes ismini taşıyıp kötü olan bir şarkıya henüz rastlamadım. Ve tabi ki efsane Bard Song. Ki grubun kendini metal şablonlarına hapsetmeyip yaratcılığın kollarına bıraktığı anlar daha bir keyifli. Albümü toptan bir bakışla yorucu bulduğumu söylemeyi de esgeçemeyeceğim.

8,0/10

16 Aralık 2010 Perşembe

RETRO: Blind Guardian - Tales From the Twilight World (1990)


Sonraki albümde senfonik yanlarını keşfedecek olan grup besteleri progresifleştirmeyi ise bu albümde öğreniyor. Düz ve basit power metal şarkıları yerine sert, değişken ve gruuvi besteler ağırlık kazanıyor. Aslında bazı gruplar hakkında klavye tuşu bastırmak yersiz. Dinlemeli ve kararınızı öyle vermelisiniz. Bg de böyle. Asla albümlerini muhteşem bulmadım. Ama şimdi tekrar dinlerken aldığım keyfi de küçümsemiş olduğumun farkına vardım.
Albümdeki şarkıların birkaçı haricinde tümüyle güçlü, etkleyici ve iz bırakan bir performansa tanık oluyoruz.

8,0+/10

2 Aralık 2010 Perşembe

RETRO: Blind Guardian - Follow the Blind (1989)


Grubun ilk albümleri ayrı bir güzel dediysek de pek ciddiye almayın. Evet, kusurları ile zayıf yanları ile bazı parçalar öne çıkıyor. Bayana kadar tekrar eden Follow the Blind, Banish from Sanctuary, Valhalla görece önemli parçalar. Ama eğer ki bir albüm en eğlenceli anları kelalaka Barbara Ann cover'ı şle sağlıyorsa o albüme daha temkinli yaklaşmak gerekir. Vokaller de hafiften değişmeye başlamış.

6,75+/10

16 Kasım 2010 Salı

RETRO: Blind Guardian - Battalions of Fear (1988)


Aradan yıllar geçti ama hala bir Majesty'ı olsun, bir Batallion of Fear'ı olsun, ağzım sulanmadan dinlemek imkansız. Bırakın bazıları sonradan ustalaşacakları gösterişli progresif etkilenimli senfonik power metal türünde olmadığı için bu albümü görmezden gelsin. Sırf bu şarkılar , Run for the Night da iyi de keşke nakaratı geçiş kısmı yapıp güzel bir nakaratla şarkıyı tamamlasalardı, ve hızlı melodik çatır çutur icra edilen heavy metal bu albüme değer vermeye yeter. Evet vokaller de çıplak haliyle karşımızda. Daha samimi mi desem? Grup elemanlarının nakaratlardaki gang vokali. Yok yok, içimde dinozor beslemişim de haberim yok.

8,25+/10

12 Eylül 2010 Pazar

Blind Guardian - At the Edge of Time (2010)


Pek beğenilmeyen son albümünden sonra grup çizgi olarak A Night at the Opera zamanına dönmüş görünüyor. Senfonik şarkılar özellikle Sacred Worlds ve Wheel of Time, And Then There was Silence epikliğine ulaşamasalar dahi gayet keyifli hoptempo parçalar. Klasik müziğe gözkırpan senfonik düzenlemelerin hazverici olduğunu söylemem gerekir. Grubun kıl olduğum susmak bilmeyen vokal sendromu bir yandan devam ediyor bir yandan da sustuğu anlar başarıyla dolduruluyor, Road of Release'in 4. dakikası gibi. Sacred Worlds, Wheel of time'a ek olarak Tanelorn ve thrashy A Voice in the Dark öne çıkan şarkılar. Geri kalanlar olağanüstü olmamakla beraber güzel dinlenir anlara sahipler. Grubun hayranı değilim, pek çok eleştirim de var. Ancak sonuçta keyifli bir dinleme sunuyor bu albüm. Hemen heyecanlanmayın, yer titreten gök gürleen bir deneyim de yaşamayacaksınız sonuçta. İkinci bir cd içeren dinlediğim versiyonda öne çıkan parçaların demo versiyonlarının yanısıra John Farnham isminde pek duyulmamış Avustralyalı bir pop rock şarkıcısının You're the Voice adındaki parçasının yeniden yorumu ile çok çok daha önemli/keyifli oryantal düzenlemeye sahip Wheel of Time'ın sözsüz full orkestral versiyonu yer alıyor.

8,25/10

25 Kasım 2008 Salı

RETRO:Blind Guardian - A Twist in the Myth (2006)


Aradan zaman geçti, belki bir özlem belki bir hasret aramızı düzeltir dedim. Umdum ...
Maalesef. Güçlü bir sound elde etmek için üst üste bindirilmiş kıt'a kaydı da nefes alacak boşluk bırakmayan soundu da hala sevmediğimi söyleyebilirim. Hayır, hayır senfoni olmaksızın senfonik ve epik metal parçalardan nefret etmiyorum. Aksine And Then There Was Silence hayatımın parçaları arasındadır. Sanırım buradayazılanlara eklenebilecek tek şey formülün burada işlemediği...
.
6,50/10