Tek bir kitap ile 1950'li yıllarda Türk öykücülüğüne damga vuran ve trajik bir şekilde terör saldırısıyla hayatını kaybetmiş, sinema ile daha çok hemhal bir yazardır Onat Kutlar. Dili şiirsel betimlemelerle yüklüdür, kurguda gerçekçiliğin sınırları zorlanıyor, dokundukça dağılıp yeniden belirlenen kediler, sağır bir hava, ölümün için oyduğu Yusuf'un okudukça kendi içine katlanması sayfalarda yerini buluyor. Tuhaf ve absürt olaylar ile hikayeler örülüyor. En çok da çocuklar bakıyor kendi duygusuzluklarıyla olup bitene.
11 Temmuz 2026 Cumartesi
Onat Kutlar - İshak
Gökyüzünde bulut gibi bir şarkı dolaşıyordu
Enslaved - Below the Lights (2003)
Grubun en sevilen çalışmalarından biri ve hiç de haksız bir yakıştırma değil. Farklı katmanlarla tutarlı bir bütünü inşa edebilmelerinin güzel bir örneği. Bir kere açılışı bile bir heybet, bir güç yayıyor. En azından ben bir ürperiyorum, kendimi küçülmüş hissediyorum. Pastanın keki biraz postlaşmış black metal, üzerine saykedelik 70'ler çeşnisi, bir arada tutan harç olarak progresif metal ve ununda viking metal. Grup başlı başına bir isim de Opeth, Borknagar gibi diğer gruplar da geliyor aklıma dinlerken. İşin enteresan yanı çok da kolay ısındım ve alıştım albüme, bir dinleme yetti. Üstelik nadiren olan bir şey oldu: heyecanlandım. Sanırım benim için de grubun en iyisi...
8,50-/10
10 Temmuz 2026 Cuma
Çilekeş - Katil Dans (2008)
Nu-metal etkili alternatif rock grubumuz bu ikinci albümde çıkıştaki gibi sarsıcı bir etkide bulunamasa da şimdi geriye baktığımızda çok ilginç bir albüme imza attıkları görülebiliyor. Evet, tek cepheli düz atak gaz tavır biraz eksik kalmış. Lakin parçalar için hani neredeyse progresif desek yeridir, düzenlemeler özellikle. Bu da dönemine göre kaydı özel kılıyor. Değeri belki de üzerinden vakit geçince daha anlaşılır hale gelmiş. Bir noktaya kadar tabi, bir başyapıttan bahsetmiyoruz. Güzel tarafları Katil Dans'ın nakaratı, Hit Dalaşı'nın hiddeti, Sinir'deki vokal harmoni, Bir Ses Yap'ın çığlığı ve tabi ki son parçanın Şebnem Ferah'ı. Zamanında yüzüne bakmadığım bir kayıt olduğunu da itiraf ediyorum. Grubun reyunion konserindeki berbat yönetişimine de pes, bir şey söylemek istemiyorum.
7,0/10
9 Temmuz 2026 Perşembe
Fela Kuti and Afrika 70 - Zombie (1977)
Nijerya'nın afro funk kralı Fela Kuti ve orkestrasının bu albümü görece geç bir vakte ait. Yine süresi çok kısa ve ilginçtir, albüme ismini veren şarkı dışındaki diğer iki parça farklı sürümlerde değişiyor. Benim dinlediğimde Mister Follow Follow numara 2 ve numara 3 de Mistake'in canlı kaydı ki öyle bir şarkı ki sahneyi çalıyor desek doğrudur. Çok arada kaldığım bir albüm oldu bu, bazı kusurlar yüzünden. Misal 2 numaralı parçanın girişi bayağı bir süre sönük kalıyor. Zombie de inişli çıkışlı ama genelde iyi. Güzel bir özelliği de albümün, dinledikçe sıkmaması, düşündürücü ve eğlendirici bir cereyanı dinleyene geçiriyor.
7,75+/10
Stefan Zweig - Merhamet
Sabırsız Yürek adıyla da bilinen tek Zweig romanıdır. Okuduğum çeviri yetmişli yıllardan kalma, elimde kapağı dağılan sayfaları, sapsarı Altın Kalem yayınlarına ait. Yanisi bayıldım baskısına. Tercüme de hiç fena değil. Can yayınları baskısı ise başlangıcında ek bir bölüm içeriyor. Sebebini hiç anlamadım. İçinden en az iki-üç yerli dizi çıkaracak drama sunuyor roman. Misal bir Osmanlı subayı bir kızın peşine paşa konağına misafir olur. Paşa'nın yeğenine kur yaparken, paşanın felçli kızı ona aşık olur. Çocuk aşkı mı tercih eder, parayı mı? Belki de çekilmiştir, o bir kadar uzağım ki tv'den. Diğeri de işi gücü dalavere olan bir ak-yatırımcı, dolandırıp üzerine ucuza geçirmeye çalıştığı tarihi bir evin saf ve temiz ev sahibesinden etkilenir ve kötü yanını kadıncağızdan gizlemeye çalışarak düzgün biri olmaya çalışır. Evlilik yoluna adım atarlar. Lakin geçmişi peşini bırakmaz. Gibi, gibi... Bu eser de Avusturyalı genç bir subayın aynı anlattığım gibi bir zengin fabrikatörün evinde sürekli misafir olmasını konu alıyor. Çocuk alıktır ve felçli kızın kendine aşkının çok geç farkına varır. Kızın yaşama sebebi olmuştur. Halbuki o kıza merhametle arkadaşlık etmektedir. Babası, doktoru onu manipüle eder durur. Askerlik şerefi, arkadaşları ise tersten etki eden diğer unsurlar. Adamcağızın psikolojisi darman da duman. Nasıl sonuçlanacağını ancak okuyarak öğreneceksiniz.
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Richard G. Hovannisian (ed) - Tarihi Kentler ve Ermeniler: İzmir
İzmir'in kurtuluşu ve o meşum yangın sonrası canlarını Rumlarla birlikte kurtarmaya çalışan ama genelde unutulan bir Ermeni azınlık da bulunuyormuş. Tarihi Kentler ve Ermeniler serisindeki bu cilde konu şehir tarihsel olarak bir Ermeni kenti de sayılmaz. Özellikle ticari bir kavşakta bulunup batıyla bağlantısı sebebiyle zenginleşen ve batı kültürünü özümsemeye başlamış bir tüccar sınıfının da parçası olmuşlar. Kitap içindeki makaleler de kronoloji ve demografiye konu alanlara ek olarak dilsel, kültürel ve iktisadi bir bir yapıya kadar çeşitlilik gösteriyor. Farklı olarak ise Hemingway ile Henry Miller'in İzmir izlenimlerinin karşılaştırıldığı makale örnek verilebilir. İzmir'den Arjantin'e yaşadıkları travmaların üzerine kimliklerini koruyup yeniden hayat kurabilen bir ısrar ve bir direniş hattı da diğer gözlenebilen bir olgu.
6 Temmuz 2026 Pazartesi
Siege of Avalon: Anthology - BioShock 2 - The Crow's Eye - Berserk Boy
İzometrik yani mini mini adamlı rol yapma bilgisayar oyunları konusunda bilgim var zannederken hem de Baldur's Gate'den de sonraları 2000 tarihinde Avalon Kuşatması namlı bu oyunu çıkardıklarını yepisyeni öğreniyorum. Baştan söyleyeyim hardkor yani sadık yani tutkulu RPG oyuncuları keyif alacaktır. Bulamaç gibi ekran rengine, savaş esnasında ve parti grubunun kontrol zorluğuna rağmen. Çünkü ruhu var. Oynanış da o günlerde olduğu gibi bugüne göre oldukça basit ve hatta ilkel. Ruhu var dedik, goblin gibi bir ırkın kuşattığı devasa bir kalede görevden göreve koşuyor, ihanet şebekelerini ortaya çıkarıyoruz. Daha ne olsun? Ne olmaması gerektiğini söyleyeyim. Oyunu başlatırken tüm bilgisayarı donduracak hata. % 50 oranında bu hata bir süre sonra beni bezdirdi. Görevlerin de yarısını yerine getirmişken bırakmak zorunda kaldım.
Berserk Boy güzel ve konulu bir bilimkurgu platform oyununa benziyor. 5 dakikadan fazla oynayamadım, bilgisayarın kontrollerini bozduğundan. Vardır bir çözümü de, çözmekle uğraşmak bile çok yorucu artıkın. Platform oyunlarında becerim çok düşük olsa da içimden bir ses bunu bir saat felan (anca) oynayacaksın demişti halbuki. Hani o bile olmadı, üzüntülere gark oldum.
BioShock'un ikinci oyunu ilkine göre oynanış konusunda ortaya güzel farklar koymuş. Hikaye, düş gücü ve atmosfer ilk oyunda yoğundu ama aksiyon tarafı zayıftı. Devamında ise büyük zırhı içinde bigdaddy ucubesi olup bizden alınan bir kızı bulmaya ve zengin sınıfın ağzına etmeye gayretindeyiz. Kısacası metne çok dikkat etmedim, aksiyon hemi de mızraklar da gelmiş, tarafı daha cezbetti. FPS dediğin de biraz böyle olmalı. Diğer yandan tüm serinin görselini karikatürize buluyorum. Hep bir gayriciddi gerçeklik karşıtı deneyimi üzerimden atamıyorum. Biraz da plasmide yüklenince oyun hayli kolaylaşıyor, pataküte ilerliyorsunuz vallahi. Eh, 20 saatte max bitirivermişsiniz.
The Crow's Eye ufak, bağımsız ve üç boyutlu bir bulmaca oyunu. En sevmediğim loş bir terkedilmiş akıl hastanesinde kaybolan insanların peşindeyiz ama biz de takılı kalmamış mıyız neyiz. Dolayısıyla biraz korku gerilim de var. Mistik bir şeyler de köşe başında da sabretmeniz lazım. Elimizde çakmağımız odadan odaya geçme yolları buluyoruz. Çok da zor değil bulmacalar ama usandırıcı. Çok da korkucu değilimdir, filmleri de pek sevmem zati. Sınırlı eşya ile iletişim, biraz amatörlük felan. Çok sevenlere gelsin.
Berserk Boy güzel ve konulu bir bilimkurgu platform oyununa benziyor. 5 dakikadan fazla oynayamadım, bilgisayarın kontrollerini bozduğundan. Vardır bir çözümü de, çözmekle uğraşmak bile çok yorucu artıkın. Platform oyunlarında becerim çok düşük olsa da içimden bir ses bunu bir saat felan (anca) oynayacaksın demişti halbuki. Hani o bile olmadı, üzüntülere gark oldum.
5 Temmuz 2026 Pazar
Satyricon - Now, Diabolical (2006)
Volcano ile yaşadıkları değişimi o albümü daha önce dinlediğim için biliyorum. Hatta tekrar bir kulak vereceğim bu kayıt sonrası. Harmonik, heavy metal ve rock ritimleri, slogan atan bir vokal, buna rağmen hijyenik bir prodüksiyon. İlk dinlendiğimde garipsemiştim ki öncesinde bile Satyricon benim için özel bir grup değildi. Bu albümden de bir kaç parça dinleyim grubun defterini kapamıştım. Albüme adını veren parça, K.I.N.G., Delirium gibi gaz veren güzel dakikalar gönlümüzü hoş ediyor. Ama aynı formüller ve sığ düzlem neticesinde gidecek yerimiz oldukça kısıtlı.
6,75+/10
3 Temmuz 2026 Cuma
R.A.P. Ferreira - Purple Moonlight Pages (2020)
Çok temiz bir İngilizce ile okumuyor mu? Öyle olsa da değişik farklı samplelar ve etkilenimler ile dolu bu sofistike rap örneğinde söylem tekniği biraz konuşmaya fazla yakın. Şiir okumasına denk geldiği bile söylenebilir bazı anlarda. Ben daha hareketli ve eğlenceli şeyler seviyorum hiphop faaliyetinde. Bu kadar progresif imzaya bu tür içinde pek de alışıklısı değilim. Çok dinledim, hoşlanacak kısa anlar buldum, ve bazı göndermeleri sanırım anladım. Ama bana, hayatıma düşen gölgesi kısa oldu.
6,25+/10
1 Temmuz 2026 Çarşamba
The Pineapple Thief - 10 Stories Down (2005)
Kendi seslerini bulduklarını söylediğim bir önceki albümdeki çizgiyi devam ettiriyorlar. Naif, yumuşak, hoş bir terennüm. Bazen Muse gibi çılgınlıklara bulaşmıyor da değiller hani. Heybemdeki bol bonuslu versiyonu dinlemek ise biraz yordu. Zira bestecilik birbirine benziyor. İsimleri farklı, dalga boyları aynı parçaları ardı ardına duymak usandırıveriyor gari. Aslında hacmi 2,5 katına çıkaran bu ekstra parçaları çok idrak edemedim. 8 Days isimli EP'yi eklemişler gibi sanki. Grup enstrümantal kısımlara bolca yererek nefes alan bir kayda imza atıyordu. Burada şarkı söyleme oranı fazlalaşmış. Sound olarak da ara ara nostaljik bir lezzet duyuluyor doksanlar ve 2000ler başına özgü. Hatta şarkılardan bir kaçının bu minvalde gayet sağlam olduğu bilem söylenebilir. Eskimemiş bu havayı bir kez daha teneffüs etmek imkanı bulmak mümkün.
6,75/10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)