ZAMAN ÇARKI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ZAMAN ÇARKI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2022 Salı

The Wheel of Time (1. sezon) , Star Trek: Picard (1. sezon) , Peaky Blinders (4. sezon), Kulüp (sezon 1-2), Red Kit, Star Trek: Enterprise (2. sezon)

 

Ünlü roman serisi Zaman Çarkı'nı bir yere kadar okuyabilmiştim. Ne zamandır da şöyle hızlıca göz ata ata baştan başlayıp seriyi bitirmeyi de düşünmekteyim. Canım, onbinlerce sayfa nedir ki! Dolayısıyla araya da zaman girdiğinden bu Amazon dizisinin ne kadar temsili oranda ekrana uyarlanabildiğini pek hatırlamamakla birlikte ana örgü aynı gibi geldi bana, yani iyi kötü mücadelesi felan. Fakat karakterler ve onların hikayeleri bir değişik. Karakter bazında Mat'ın hainliği, Rand'ın mızmızlığı vd. beni pek memnun etmedi. Bu sezon aslında büyücü Moraine odaklı. Belki de tüm dizi ona adanmıştır. Romanla uyumsuz ama bağımsız olarak değerlendirirsek bu işe yaramaz genç kadro yerine Moraine diziyi daha izlenir kılıyor. Bu açıdan yani basılı eserin kapağını kapatıp uzak bir tarafa, çatı katına bırakırsanız, kendini bir solukta izleten bir dizi olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Irksal ve cinsel çeşitlilik, feminizm  gibi konuların göze sokarcasına uygun düşüp düşmediğine bakılmaksızın zoraki bir yolla empoze edilmesi demek ki Netflixe özgü bir trend değil imiş.

Amazona girmişken Uzay Yolu'nun Picard versiyonunu izlememek de olmazdı. Picard'ın askerleriyiz, umutluyduk bu diziden. Ama bu da beni kesmedi vesselam. Bir kere kaptanımız çok yaşlanmış, bu kadar yormamak lazım kendilerini. Genel hikaye, yani kendi kaderini çizen insan görünümlü robotların varoluş hakkı , ne bileyim, gaddar mıyım bilmiyorum ama yapay zekaya kendimizi ve geleceğimizi emanet etme taraftarı hiç değilim. Sonda Picard'ın 'hayata fazlaca tutunması' da inandırıcı değil. Karakterler de öyle. Ve karakterlerin rollerine de mana veremedim. Yedi oynuyor dizide yahu, zaman bir durmalı, işte gelip gidiyor, bir şeyler yapıyor kendince. Ninja bir genç var. Ama niye var. Sığlık dizboyu değil bileğe geliyor ancak. Yine de izletiyor mu, evet.
Peaky Blinders'ın ilk 3 sezonu bu sezon içinmiş demek ki. Çok iyi. İtalyan mafyası ile çatışması, çaresizlik ve kayıplar. Lakin daha cesur olmalı ve ölü de ölü kalmalıydı. Thomas Shelby senin de öleceğin günü dört gözle yani gözlüğümle birlikte bekliyoruz. Acı çek, sürün ve yalnız öl. Ama ağına düşüreceğin kadınlar var, daha çok dört ayağının üzerine düşeceksin, biliyoruz. Ha, içimden bir ses son sezonun kötü olduğunu söylemekte. Bakacağız.

Kulüp dizisinin bu kadar fenomen olmasını anlamamakla birlikte daha iyisi yapılana kadar belki de en iyisi bu. Sonuçta Netfliksin kalitesi belli. Yalnız akıcı olduğunu düşünmüyorum dizinin ben. Bayağı takıla takıla izleyebildim. Zayıf noktaları da çok fazla. Bir kere kulüpteki aile havası , aslında son bölümde gördüğümüz o kaynaşmış kitle yada Matildanın herkese anaç tavrı, yok aslında öyle bir şey. Matilde gergin ve itici bir karakter. Kızı şımarık. O öyle bu böyle. Netfliksi savunayım diyorum ama etnik Türkler arasında da normal bir karakter yok. Aslında herkesin bir itici yüzü, kusuru var. İnşallah dizinin mesajlarından biri de kimsenin mükemmel olmadığıdır. Bazı yan hikayeler şoför mesela, zoraki izliyoruz. Herkes iyi oynamıyor ama herkes diziye uygun oynuyor. Bir kaç isim misal Fırat Tanış ve oyunculuğu ayrı bir yerde. Atmosfer hoş ama aşırı steril, cilalı ve parlak. Tarihi değil neredeyse büyülü gerçekçi fantastik bir fon mevcut. Dediğim gibi daha iyisi yapılana kadar belki de en iyisi bu.

Yeni maceralarıyla Fransız yapımı Red Kit 24 bölüm netfliksde. Sanki bazı maceralar eskiden izlediğimiz Red Kit'te de yer alıyordu. Neyse , bu yeni çevrim Z kuşağına hitap edeceğim diye çirkin dijital çizimlere, nevrotik ve sosyopat hikayelere, epilepsiye sebep verecek renklendirmelere, kaotik tempoya kurban edilmemiş. Severek izlenebilir yani. Kızılderililer başta olmak üzere Çinli, İtalyan vessair karakterlere klişe yaklaşımı ve klişe şakaları da ahlaki kusur olarak eleştirilebilse de itiraf edeyim ben seviyorum. Bu dizinin Adile Naşitli yeşilçam filmlerinde olduğu gibi sıcak bir havası var ve buna bayılıyorum. Geriye aklımda tek bir soru kalıyor. Bir Fransız eseri olarak bu kovboyun adı neden Lucky Luke ve neden biz şanslı Luk diye değil Red Kit olarak uyarlamışız? Aklımdaki soru adedi tek değilmiş.

Diğer bir Uzay Yolu versiyonu Enterprise'ın 2. sezonu da bildiğiniz gibi. Yine taytlı bir ablamız var. Zihin okumuyor, Borglar büyütmemiş, özgürlük savaşcısı da değil. Etten kemikten Vulkan. Ya uzatmayalım, bu dizinin sorunu şu ki Uzay Yolu serisinde bunu çok yapıyorlar. Zamanı lineer takip etmeyip hadi şimdi Spock'ın gençliğine dönelim. Kaptan Kirk çocukken nasılmış, onu çevirelim. Ne oldu, seri hikaye/anlam/zaman bütünlüğünü kısacası tarihselliğini kaybetti. Burada da insanlığın uzayda ilk adımlarına geri dönüyoruz ve sonraki zamanları işleyen ama daha önce çevrilmiş diğer versiyonlarla çelişiyor yada çelişmese de büyük bir soru işareti yaratıyor zihinlerde. Sulibanlarla zaman savaşı tutmamış olacak ki bu sefer  de başka bir ırk dünyaya saldırıyor. Oha abi oha. Ana konudan kopuk bazı bölümler ise fena değil. Antenli mor  Andorailılar ilgi çekici örneğin. Trip'in saldırgan bir uzaylıyla bir gezegende mahsur kalması da Enemy Minecisimli gayet sıkı bir filmi hatırlattı.

29 Haziran 2011 Çarşamba

Robert Jordan - Zaman Çarkı 7-II : Kılıçtan Taç


Samael Granedel ile birlikte Sevanna liderliğindeki muhalif Aiellere farklı bir kimlikle görünüp onlara yardım bahanesiyle manipüle işlemlerini olağanca hızıyla sürdürür. Eboudar'da Mat ile Brigitte iyi anlaşmaya başlar. Aviendha, Elayne ve Nynaeve şehirdeki beyazcübbeli elçinin karanlık dostu olduğunu öğrenirler. Havayı kontrol eden tas tabak neyse yi bulmak için çabalarken Aviendha'nın da uyarısıyla istemeye istemeye Mat ile aralarını düzeltmeye karar verirler. Mat'in kaldığı hana geldiklerinde onları sevgili peşinde koşan uçarı kızlar sanan hancı kadın, önesürdükleri Aes Sedai olma iddiasına da hiç kulak vermez. Yaptıkları büyüyü, kuleyi terkeden kaçaklar olduklarına yorar ve onları şehirdeki gizli bir topluluğun yanına sürükler. Bir grup büyü gücüne az çok sahip olan kadın kuleden gizli ama kesinlikle onlara muhalif olmayan bir topluluk grup benzer bir hiyerarşiyi geçmişten beri uyguluyorlarmış. Rüzgarlar çanağının bu grupta olabilme ihtimalini seven kızlar aşağılanmayı göze alırlar, sonrada evden kovulurlar.
Kamptan kaçan Moghedien karanlıkların efendisi tarafından yokedilecekken son anda affedilir, canını temsilen bir kolye yabancı bir adama teslim edilir, Moridin. Onun kölesi olarak entrikalara kaldığı yerden devam etmeye başlar. Ve sonunda Seanchan istilasını da görürüz. Beyazcübbelilerin kalesi basılır, kent ele geçer. Kalede misafir Kraliçe Morgase'e Seanchanlar tarafından teklif yapılır. Ya onlara sadık olarak topraklarını yönetmeye devam edecektir ya da bedeli ödetilecek. Tabi o aşamada bir kaçış planı yürürlüğe sokulur.
Perrin ise Rand ile kavga etmiştir, kalabalık bir birlikle Ghealdan'e kapıyoluyla varır. Ejder yeminlisi olarak etrafa korku saçan bir grup haydutu ikna etme görevini taşıyorlar. Mat EbouDar'da saraya taşınmaktan büyük bir pişmanlık duymaktadır. Kendilerine has düelloya ve şiddete düşkün olan bu halkın kraliçesi de farkılı değildir ve üstelik Mat'in peşindedir. Sonunda bıçak zoruyla Mat'i yatağa atmayı başarır. Oğlu Beslan da olan biteni normal karşılar. Elayne diğer Aes Sedailere otoritesini kabul ettiri ve Kandaş denen topluluğu Aes Sedailerin kendi fraksiyonuna katmaya karar verir. Nynaeve ise bir kayıktayken Moghadien'in suikastına uğrar. Bilinmez yerlerden Lan çıkıp kurtarır. Direkt aşk böcüklerine dönüşürler. Bu arada Nynaeve'nin büyğü yapmasına engel olan tutukluk da kalkar. Kuledeki Amyrlin makamı Elaida'nın koltuğunun altı ise yardımcısı tarafından yavaş yavaş oyulmaktadır. Ki yardımcısı kara ajahlardan sanırsam. Min de sonunda Rand'ı tavlamayı başarır. Rand ile ona sadık Aes Sedailer deniz halkının elçisi ile görüşmeye başlar. Sonra kafasına eser Min'i de yanına alıp Cairhen'de kendisine muhalif aristokrasinin kurduğu ordu kampına gider, sadece Lady bilmemneye kendini tanıtır. Kamptayken ilginç Aes Sedai Cadsuane'yi de görür. Ancak sisler altında kamp saldırıya uğrar canavarlar tarafından. Kambur cüce Padan Fain tarafından zehirli bıçakla yaralanır. Aslında bu kısımlar çok saçma. Neyse ilerleyelim.. Eboudar'daki grubumuz bir grup asker, kandaş ve Aes Sedai ile birlikte eski bir depoda bissürü büyülü nesne bulur. Ancak herşey bu kadar kolay gerçekleşmez. Kara Ajahların saldırısına uğrarlar. Ortaya kılıçtan bıçaktan büyüden etkilenmeyen bir adam peydah olur. Bir güzel bizim tarafı benzetir ki Mat'ın tilki kolyesi sadece etki yapar. Yıllar yıllar önce Aes Sedaileri öldürme amaçlı yaratılmış bir yaratıkmış felan. Ancak o kadar zayiata karşın ki Mat sağ kolunu, organ değil adam, kaybeder, çanağı bulabilirler. Çanağı kullanabilmek için şehir dışına çıkmaya karar verirler. Mat ise gitmeden önce yanındaki küçük çocuk Oliver'i bulmak için şehre iner. Pek de normal görünmeyen fırtına şehre gelince bunun Seanchan istilası olduğu ortaya çıkar. Rand ise Ashaman ve Aes Sedailerin ortak yardımıyla hayata geri döner ve sonunda Samael'e karşı seferi başlatır. Samael kandırdığı muhalif Aes Sedaileri habersiz onların önüne göndererek, güçlerini zayıflatmaya çabalar. Rand ise beraberinde bir ordu kapıyoluyla doğrudan Illian'a saraya saldırır. Samael ile biraz dalaştıktan sonra onu önceki kitaptan da hatırladığımız lanetli şehir Shadar Logoth'a kadar takip eder. Orada sisteki yaratık tarafından Samael'in yutulduğunu görür ve şehre döndüğünde de Illian'ın kılıçlar tacını giyer.

23 Nisan 2011 Cumartesi

Robert Jordan - Zaman Çarkı 7-I : Kılıçtan Taç


Rahmetlinin sözü uzatmada ne kadar usta olduğuna bir kez daha tanık oluyoruz. Özet olarak bir kaç cümleden öteye bir şey yazamayacağım kadar hareketsiz olan bu ciltteki hikayenin elbette romanın ikinci cildinde ilerleyeceğini düşünüyorum. Hacim dolayısıyla iki ayrı kitap halinde yayımlanınca elbette ilk cilt hep zayıf kalıyor. Böyle böyle eleştiriyorum ama her defasında kürkçü dükkanı misali bu seriye geri dönüyorum. Yaratılan dünya ve elbette hikayenin ve elbette elbette karakterlerin gücü.
Özet
Aes Sedai fraksiyonlarını dize getiren Rand, her nedense Aielleri ikna edebilmek amacıyla Aes Sedai iradesini kırma faaliyetlerine başlar. Bu arada kendini Rand'ın emirlerine karşı gelerek Cairhien kraliçesi ilan eden bir aristokrata karşı Rand'ın zekice planını görürüz. Rand'ın bayanları aşırı korumacı sahiplenişi ki burada artık psikolojik rahatsızlık boyutlarında, neticesinde bu hain öldürülmez sürgün edilir.
Andor kraliçesi Morgase'i rehin tutan Beyazcübbelilerin lideri daha aşırı bir grubun suikastine uğrar. Kendini Amyrlin makamı görevine iyice alıştırmaya başlayan Egwene'in başı daha büyük bir beladadır. Zira terkedilmişlerden Moghedien zincirlerinden kurtulup kaçmayı başarır. Ayrıca rahmetli Moiraine'nin muhafızı Lan'ı hayatta tutabilmek için birkaç Aes Sedai'nin gizli işler çevirdiğini öğrenir Egwene. Lan'ı sevdicağızı Nynaeve'nin yanına Ebou Dar'a gönderir. Egwene Aes Sedailer içinde kendine yeminli bir grup destekçi fraksiyonu kurmaya başlar. Nynaeve, Aviendha ile Elayne'in hava durumunu düzeltecek nesneyi bulmak için giriştikleri seyahat Deniz halkı liderleri arasında sonlanır. Rand'ı desteklemeleri için ikna etmeye çalışırlar. Güya onlara göz kulak olmak için Ebou Dar'da bulunan Mat ise o şehirdeki beyazcübbeli elçiliğinin karanlık dostlarının üssü olduğunu öğrenir.
En son Rand, Cadsuane isminde hayli saygı gören esrarengiz Aes Sedai tarafınan rahatsız edici bir ziyarete maruz kalır.

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Robert Jordan - Zaman Çarkı 6-2 : Kaos Lordu II

Öncelikle bu kitabın serinin içinde bir dönüm noktası teşkil ettiğini söylemem lazım. Her ne kadar bu derleme toplama sentezleme işi en azından beni ikna etmekten uzak olsa bile. Misal çömez Egwene'in Saliarlı Aes Sedai'lerin başı seçilmesi ya da kapıyolu ve düşler alemi ile irtibat kurulma yöntemlerinin pek çok iletişim eksikliğinden kaynaklı sorunlara çözüm olamaması , kısacası beni hiç bir vakit tatmin etmemiş olan zaman çarkı sistemine dayalı büyü tekniği ve misallerin sonuncusu: Elayne'in erkek kardeşlerinin Rand düşmanlığı .. Gider böyle. Kendime özet geçeyim hemen.
Egwene Salidardan çağrılınca düşler aleminde yolculuğu keşfederek kısa bir vakitte oraya varır. Oradaki Aes Sedailer üç gruba bölünmüştür. Sonunda eski Amyrlin makamı Siuan Sanche'nin ful desteğiyle politik bir kararla yeni makam seçilir. Öncesinde Gawyn, Elayne'in erkek kardeşi ki Rand'ın yanına beyaz kulenin temsilcisi olarak ulaşan kafileyle gelmiştir, ile Egwene aşklarını birbirlerine itiraf ederler. Rand ise tekrar kendi köklerini artaştırmaya başlar ve annesinin Aiel olmadan önce kraliyetle bağlantılı bir soylu olduğunu öğrenir. Salidarda ise Nynaeve kaynaktan kesilen Logar'a tekrar şifa vermeyi başarır ve ardından Sanche ile yardımcısı Leane tekrar büyü gücüne kavuşurlar, zayıflamış da olsalar Aes Sedailer arasında statüleri doğal olarak artar. Bu arada karanlığın Salidar'a sızışına da tanık oluruz. Mat ise birliği ile güneye yol alırken , ki yanına aldığı evlatlık bir veletle, kapıyolundan geçerek Salidar'a gitme emrini veren Rand'dan alır. Elayne'i ve diğer kızları alarak Andor'a başıbozuk ejder destekçilerini de toparlayarak götürecektir. Kendine Sheriam'ı yardımcı olarak atayan Egwene , Nynaeve ile Elayne'i Aes Sedailiğe yükseltir ve Moghedien'in esir olarak kampta gizlendiğini öğrenir. Mat'in birliği kampın yakınlarına varınca hiç hoş karşılanmaz. Sonunda gönülsüzce de olsa Mat ve bir kaç adamı Nynaeve ile Elayne'e ve Tom ile Tearlı hırsız avcısı ve birkaç kıdemli Aes Sedai'ye Ebou Dar yolculuğunda eşlik etmeye karar verir. Amaçları bu şehrin labirent gibi sokaklarında bir depoda kayıp büyülü nesneleri bulmaktır. Egwene ile Siuan ise Salidarlı Aes Sedaileri kuzeye taşınmaya ikna etmeye çalışır. İşin ilginci Aviendha da Mat ile birlike kampa gelenler arasındadır ve Elayne'e Rand ile bir gece beraber olduklarını söyler ve Rand'ı paylaşacak üç kadın kehaneti tamamlanmış olur. Hatırlayalım diğeri de daha öncesinde Rand'a elçi olarak gönderilen Salidarlı Aes Sedai kafilesi ile birlikte yola çıkmıştı. Rand'a kavuşan Min ise tabiri caizse sürtük gibi Rand'a yanaşmaya çalışır. Rand arkadaş kabul eder, bir yandan da huylanır. Min elçilerin yanında Rand'ın casusu rolünü üstlenir. Rand'ın yanına karısı Faile ki nefret getirten bir karakter ve ufak bir İki Nehirli birliği ile varan Perrin şehirde Rand'a yardım için üstlenen Saldealı komutan Lord Bashere ve karısı ile uğraşacaktır. Zira kızları Faile evlerinden kaçarak ailesini pek üzmüştür. Heh he.
Salidarlı Aes Sedailerin biri şehirde bıçaklanır ve Rand suçlu gösterilir. Kendi aralarında bunu gizleyen Aes Sedailer Rand'a tavır alırlar. Tıpkı büyük kuledekiler gibi Rand'ı egemenlikleri altına almaya çalışan bu grubun, tabi ki bu egemenliğin derekesi farklı, böyle bir tuzağa nasıl düşerler anlam vermek zor. Çünkü gözgöre göre kanıtların Rand'ı göstermesi bunun tuzak olduğunu açıkca belli ediyor. Neyse Ogre Loial'ın ailesi sevgilisi felan da onu arar, Rand onları jet hızıyla İki Nehire bırakırken Loial Perrinin kafilesinde Randın yanına gelenler arasındadır. Andor şehrinde bir anda Aes Sedailerin sayısı 13e yani ehlileştirme için gerekli sayıya varınca Rand ve yanındakiler Caemlyn'e kaçıverir. Beyaz Kulenin temsilcilerinin olduğu yere. Orada ise temsilcileri kabul etmişken oyuna gelir ve bayıltılır. Bir sandık içinde sarayan çıkarılıp Beyaz Kuleye kaçırılır. Şehirde asillerden biri de tahta geçmek için suikastlere başlamıştır bayram karışıklığından faydalanarak. Durumdan geç haberdar olan Perrin bin mızrağın kızı, 500 kişilik asilzade ordusu, 5000 kadar erkek Aiel savaşçısı ve bilgelerle birlikte takibe başlar. Zavallı Rand ise işkence altındadır ve kaçırılanlar arasında Min'in de olduğunu öğrenince çılgına döner. Shaio Aielleri ile işbirliği yapan Beyaz Kule Aes Sedaileri tongaya gelir, zira Rand'ı kendi çıkarı için isteyen Shaioların bilge kadını ve liderlerinin emriyle binlercesi kampa saldırır. Bizim grup ise Perrin'in İki Nehir birliği ve Andordan Caemlyn'e yola çıkan yeniden düzenlenmiş Salidarlı Aes Sedaili grupla birleşir. Ve bu hengameye arkadan saldırırlar. Bu sahnelerin güzel anlatıldığını itiraf etmekten kaçınmayacağım. Salidar'da ise Egwene gizlice Logar'ı serbst bırakır, kara ajahlar da Moghedien'i. Moghedien'in bırakılmasında erkek büyünün izinden dolayı Egwene Logan'dan şüphelense de aslında erkekken tekrar kadın olarak hayata geri döndürülen, karanlık varlıkca, bir terkedilmiş sorumludur. Savaşa geri dönelim, Perrin'in kurtlarının da savaşa müdahil olması pek fark yaratmaz. Bu esnada esrarengiz kapıyolları açılır ve Mazrim Taim öncülüğünde kara kule büyücüleri ortaya çıkar ve savaş Rand lehine döner. Rand kurtulur. Ancak Rand'ın emriyle eğitilen yönlendirebilen erkek ordusunun Taim'e bağlılıklarının artması gözlerden kaçmaz. Salidarlı Aes Sedailere ben 6 kişi demişken siz 9 kişi gelip yine emirlerimi çiğnediniz, yeriniz beyaz kuleli tutsak Aes Sedilerinin yanı, hayde azarıyla Rand sakız gibi uzamış olan inatlaşmayı sonunda sonuca bağlamayı başarır. Ve Salidarlı Aes Sedailer bağlılıklarını ilan edip diz çöker.

25 Temmuz 2010 Pazar

Robert Jordan - Zaman Çarkı 6-1 : Kaos Lordu I


Peşaver Mızrakçılarının hayalkırıklığını ardımda bırakıp daha aşina bir dünyaya karar kıldığımda elbete Zaman Çarkı başvuracağım yegane kitap olacaktı. BAşlarda önceki konulara refere etmesiyle hatırlamamıza yardımcı olsa da kitap daha sonra Aiel ya da Tear ve Cairhien asillerinin isimleriyle dolunca takip etmenin mümkünatı da kanatlanıp uçuveriyor. 6. cildin ilk kitabı olmasından kelli hikaye de yavaşlığa bir hazırlangaç evesine sürükleniyor. Spoiler olmayacak derecede yani. Elayne ve Nynaeve Salidar 'da asi Aes Sedailerin kampında hala kabuledilmiş olarak yaşamaya başlıyorlar. Bir yandan önceki deneyimlerinden diğer yandan esir aldıkları ve diğerlerinden sakladıkları terkedilmiş Moghedien'den faydalanarak unuulmuş gizemleri aydınlatıyorlar ve Aes Sedailerden saygı görmeye başlıyorlar. Tabi ki bir yere kadar. Zira bu fraksiyon Rand'ı desteklemekte bir o kadar a gönülsüzler. Bu arada havanın sıcaklaşması ve kuraklaşmaya bağlı olarak düşler diyarında Elayne havayı kontrol edebilecek büyülü bir nesnenin yerini buluyor. O şehire gitmesi de engellenirken Nynaeve'nin aklında Rand'a kaçma fikirleri mevcut. Rand ise Mat ile birlike Ilian'da üstlenen terkedilmişe, ismi neyse unuttum, karşı dev bir ordu kurmakla meşgul. Aslında bu orduyla göz boyayıp bu terkedilmişi sanırım tekbaşına haklama planları kuruyor. Tahmin ediyorum çünkü planın varlığı yazılı ama ne olduğu açıklanmıyor kitapta. Mat de bu arada kendi takipçilerinden oluşan kızıl el birliği adında askeri bir birlik kurmuş durumda. Terkedilmişlerin Karanlıkların Efendisi ile randevusuna tanık oluyoruz. Rand'ın hayatının bir keresinde Karanlıkların Efendisi tarafından kurtarılığını öğreniyoruz. Çünkü diğerlerine emrettiği gibi bırakın kaos hakim olsun.. Ancak bu terkedilmişlerin kendi aralarına kıyametin sonrasında efendilerinin baş yardımcısı olma yolunda birbirilerine karşı entrika kurmalarına engel olmuyor. Hatırlarsak önceki ciltte Rand Andor'u ele geçirmişti. Kraliçe, Elayne'in annesi ise öncesinde Beyaz cübbelerin hakim olduğu Amadicia'ya sığınmıştı. Orada bir yandan Rand'a karşı fikren zeirlenirken kraliçe aslında orda tutsak olduğunun farkına varır. Tabi ki beyazcübbelerin emrine amade olması koşuluyla. Bu akımın lideri Niall'ın kıyamette insanlara önderlik yapma hayali doğrultusunda diğer ülkeleri ele geçirme planlarını devreye soktuğuna tanık oluyoruz. Rand ise büyü yapabilen erkeklere af çıkartarak onları eğitmeye başlıyor. Sahte Ejderlerin zamanında en güçlüsü olmuş olan Mazrimi de yanına alıyor. Diğer yandan da Andor Kraliçesini öldürdüğünden tutun aslında kendisinin terkedilmiş olduğuna dair dedikodularla uğraşıyor. İşin güzel yanı ezik Rand'ın olgunlaştığını görüyoruz. Kadınların zarar görme ihtimalinde zayıflayan Rand bu özelliği üzerinde de çalışıyor.

11 Ocak 2010 Pazartesi

Robert Jordan - Zaman Çarkı 5-2: Göğün Ateşleri II


Bir miktar daha iyi. Sonuçta olaylar bağlanıyor ve büyük bir savaş var. Bence çok da başarıynan altından kalkılamamış bu sahnelerin. İnsan çok çok daha epik plmasını bekliyor. Ki büyünün abartılması kaçınılmaz bir şekilde tanrı efekti yaratır. Henüz o aşamada değiliz ama geliyoruz hissediyorum
spoiler
O kadar hızla sildim süpürdüm ki tan hatırlayamıyorum. Rand Cairhien kentini kuşatan rakip Aiellerin ucunu yakalamıştır. Bir yandan daha önceden oraya gönderdiği Tear askerlerinin yanısıra bazı Cairhienlerle birlikte kuşatanları kuşatmıştır. Yine de içinden çıkılamayan bir durum vardır. Bir o kadar Aiel kabilesi ise bağımsız kalarak Rand'ı kuşatmıştır. Kuşatan kuşatana. Savaşın gidişatına göre tavır alacaklar belliki. Bu arada Rand Aviendha ile sonunda sevişir. Aviendha Elayne için onu korurken artık Rand'ı paylaşılacak koca olarak görmeye başlamışlardır. Elayne ve Min de bunu kabul eder gözükmektedirler de Aviendha'dan haberleri yoktur henüz gariplerimin. Bu esnada Nynaeve ile Elayne sirkteyken Galad'a yakalanır. Ve artık meczup sayılacak haberci ile irtibata geçerler. Düşler aleminde Brigitte Moghedien tarafından gerçek hayata atılır. Nynaeve hayatını zor kurtarır. Elayne Brigitte'in hayatını kurtarmak için onu kendine muhafız yapar, hemi de henüz Aes Sedai ünvanını kazanmamışken. Neyse kasabada isyan çıkınca Galad'ın ayarladığı gemiyle asi Aes Sedailerin toplandığı yere Salidar'a bir grup kuzeyli asker ve mülteci ile varırlar. Köyde Siuan'ın emirlerini yerine getirdiklerini söylerler. Köye sığınan mülteciler ilerde sorun yaratacaklar, her iddiaya varım. Siuan'ı Nynaeve gizli gizli düşler alemine götürürken Moghedien'in izlediğinin farkına varır. Neyse, sonunda aklından Seanchan büyülü zerzavatını geçirip adam? terkedilmişi hapseder. Böylece onun da yönlendirme gücünü ele geçirir. Öncesinde yüzbinlerce kişilik ordularla yapılan Cairhien'deki savaşı Rand kazanır. Hatta Mat yine onu terketmeye uğraşırken rakip Aiel şefini öldürür kendi takipçilerini oluşturur. Birlikte yaşamaya başladığı Aiel mızrağın kızı Melinda onu savaş sonrası öldürmeye çalışır. Süpriz süpriz. Görünen o ki karanlık dostudur ve Mat'in güçlenmesinden rahatsızlardır. E ölür doğal olaraktan. Rand şehirde Tearlı lordların nüfuzunu kırmaya çalışır. Diğer yandan Illian'ın başındaki Samael'in tahriklerini durdurmak için plan yaparken Andor tahtın elegeçiren Rahvin'in Elayne'in annesini öldürdüğü haberini duyar. Ki yalan. Gizli bir kuvvetle Rahvin'e saldırmaya karar verir. O sabah Moirane onu rıhtıma götürür. Rıhtımdaki çerçi ajanına haber almaya gelen Rand'a daha doğrusu önceki hayatındaki Lewis'e aşık terkedilmiş Lanfear, Rand'ın Aviendha ile yattığını öğrenince çıldırır, çerçinin canlu canlu derisini yüzer ve rıhtımda Rand'ı görünce ortalığı yıkıp geçirir. Artık onu kendisine aşık ederek kullanma planı yatmış görünmektedir. Rand nedense kadınlara zarar vermeme gibi saçma bir psikoza girdiği için (biz buna psikolojide anti-İvedik psikozu diyoruz) öldürülmek üzereyken Moiraine Lanfear'ın üzerine atlar ve ikisi de büyülü kapı çerçevesinde kaybolurlar. Nedense ikisine de öldü gözüyle bakarlar da ben şahsen inanmadım. Rand Moirane'in kendisine bıraktığı mektubu okuyunca olacakların Moirane tarafından bilindiğini öğrenir. Muhafız Lan ise yeni bir Aes Sedaiye bağlandırıldığı için hemen orayı terk-i diyar eyler. Rand da fırsat bu fırsat Rahvin'in kafasına binmeli der. Halbuki bu da bir tuzaktır. Büyüyle bir grup askeri Andor sarayına taşır ve trollok saldırısı ile Rahvin'in şimşekleri altında kalırlar. Mat, Egwene ve Aviendha hatta Rand'ın aşığı (heh he sevgülüsü değil tabi ozan demek lazım) rolündeki terkedilmiş Asmodeon (ya da ismi ne haltsa) ölür veya ağır yaralanır. Rand da bilmediği bir boyuta geçip ki aslında düşler alemine vücuduyla geçiş yapmıştır Rahvin'le çarpışmaya başlar. Şerateşler havada uçuşurken Nynaeve Moghedien'i zorlayarak Rand'a yardıma giderler. Tam Rand ölmek üzereyken , hep öyle olmaz mı ki ne, Rahvin'in dikkatini dağımayı başarırlar. Ve Rahvin öyle rahvan rahvan bakarken Rand'ın şerateş büyüsüyle yok edilir. Şerateş büyüsü kadere benzetilebilecek desende geri gidim yaptığı için Rahvin'in ateşiyle ölen önceki isimler ölmemiş gibi olur, en azından Rand'a yakın olanlar. Ama Asmodean bir binanın kapısını açarken "o hayır nolamaz sen mi" der ve yine ölür. Sonu saçma mı geldi. Öyle. Gördüğünüz gibi Tear ve Aiellerin yanısıra bu ciltte Cairhien ve büyük ihtimal Andor diyarları da ona bağlanır. Bu arada kuzeyde Saldae denilen bir memleket de şimdiki Aes Sedai yönetimine gıcıktırlar, saygılarını hürmetlerini ejder lorduna sunar.

8 Ocak 2010 Cuma

Robert Jordan - Zaman Çarkı 5-1: Göğün Ateşleri I


Seriden şimdiye kadar sıkılmadıysanız şimdi işte bu kitap vasıtasıyla sabır taşı ortadan çatırt diye çatlayacak. Bunu sadece bir cildi ikiye ayırınca elbette ilk kısıma sıkıcı hazırlık aşamaları denk düşecek saptamasına borçlu değil. Çimento katılmış sakız gibi, sakızın da uzayabileceği bir merhale var. Tabi ben serileri yarım bırakmaktan hoşlanmadığım için okumaya devam edeceğim. Benim için önemli soru şu, ne kadar sürede?
spoiler
Nesini anlatayım. Rand Aiellerin bir kısmının liderliğini götürürken arasını Moiraine ile düzeltebilmiştir. Biraz. Aiel kızı Avendha ile daha da bi yakınlaşmaktalar. Aviendha sen benim arkadaşımın erkeğisin şarkısını söylemekte ama bir yerde o da çatlayacak elbet. Karşı Aieller ise iç savaş halindeki Cairhien'i yağmalamak için son sürat batıya koştururlar. Rand da etrafındakileri toplayıp yola çıkar. Anlaşılan o ki daha önceden açtığı sihirli kapıyı bu sefer açıp bir dakkada rakip Aiellerin reisine suikast düzenleyememektedir. Saçma. Nynaeve ve Elaine'li grubumuz Tanchico'dan geri dönmekteler tüccar kılığında. Beyazcübbelerin ülkesi Amadicia'yı geçerken düşgezimlerinde Egwene ile birlikte Beyaz Kule'deki olayları öğrenirler. Diğer yandan terkedilmiş Moghedien kara ajahları eline geçirir ve kızların peşine düşer. Bu arada kızlar Elaine'in üvey abisine rastlarlar. Beyazcübbe olmuştur salak ama yakışıklı dünya güzeli abisi. Eve göndermeye çalışınca bunlar bir sirke katılıp Ejderlordunun mistik takipçilerinin egemenliğindeki Ghealdan'a kaçıverirler. Kuleden kaçmayı başaran Siuan, yardımcısı ve Min yalıtılmış tutsak sahte ejder Logan ile beraber kaçışlarına devam ederler. Andor tahtındaki kraliçenin ,Elaine'nin annesi, Morgase'in eski sevgilisi, şimdi kendi memleketinde sürgün, general Gareth'i kandırıp muhalif Aes Sedailerin köylerine varırlar. Gareth ise bu insanların kimliğini bulmak için aslında Siuan'a aşık olduğu için grubun peşine düşer ve Aes Sedailerin komplosunda bulur kendini. Onların teklifini kabul ederek muhaliflerin ordusunu kurma görevini üstlenir. Yani yöre yöre gezinmeye devam. Olan önemli bir şey de yok.

15 Aralık 2009 Salı

Robert Jordan - Zaman Çarkı 4-1: Gölge Yükseliyor II

Hiç beklemediğim ölçüde bu fasikülden zevk aldım. Çünkü memleketine olayların başlangıç yerine geri dönen Perrin'in yükselişi, Rand'ın Aielleri etrafında toplama çabasına, Tar Valon'daki dramatik değişimlere ya da Nynaeve ile Elaine'in Tanchico'da kara ajah avına on basar. Burada hem düğümler çözülürken diğer yandan da aksiyon özellikle Perrin etrafında almış başını yürümüş. Aksiyon sahnelerinin inşası çok başarılı olmuş. Ancak yeni yeni devreye giren karakterler, yeni isimler, Aiel kabileleri artık beyin çökerten bir etki doğruyor. Beyni resetlemek yerine Aiel bölümlerindeki isimlere dikkat etmeyerek çözüm geliştirmeye çalıştım.
spoiler
Rand'ı Aiellerin kutsal kentinde çıkarken bırakmıştık. Kendisini seçilmiş Car'a'carn olarak kollarında ejder resmiyle buluyor. Tüm Aiel klanlarını etrafında toplayabilmek için kutsal bir vadide buluşmak üzere tüm Aiel klanlarına haber salıyor. Ama Shaido kabilesi ve onları yöneten adam erken davranıp teamüllere karşı biçimde o vadiye yola çıkıyor. Mecburen Rand da kendi destekçileri ile ki onlar Tear'dan beri kendini takip eden grubun kabilesi, Rhuidan'ı terk eder. Yeni bilge olan eski mızrağın kızı Aviendha yol boyunca Rand'ın yanında bulunmakla görevlendirilir. Sonra bir grup çerçi kafilesine rastgelirler. İlginç karakterlerle dolu bu kafilenin göründüğü gibi masum olmadığını sezen Rand yine de onların gruba katılmasına izin verir.
Tanchico'daki grubumuz ise yenik işgalci Seanchanlardan bir kadın Egeanin ile kimliğini bilmeden arkadaşlık kurar. Egeanin Falme'deki savaş sonrası ellerinden kaçan yönlendirme gücüne sahip köle kadınların peşine düşmüştür. Ama Aes Sedailerin hiç de düşündüğü gibi olmadığını anlayınca onlardan etkilenir. Taraf değiştirir. Yine de Kızlar ona yeterince güvenemez. Neyse kara ajahların Panarch'ın sarayında olduğunu öğrenir. Zira kara ajahlar sarayın etrafında başlarında karanlık dostu olan bir adamın liderliğinde (büyük ihtimal sonraki ciltlerde daha geniş rollerde göreceğiz bu adamı) beyaz cübbe desteğini de mevzilendirmişlerdir. Düşler aleminde Nynaeve kara ajahların peşinde oldukları sarayda saklı büyülü nesneleri tanımlamayı başarır. Ayrıca bir terkedilmişin de sarayda, Moghedien bulunduğunu öğrenir. Tanchico kentinin başkentlik yaptığı Tarabon ülkesinde ise iç savaş genişlemiştir. Bir kral ile Panarch adı verilen kraliçenin ortaklaşa yönettiği ikili sistemde Amathera adındaki kraliçenin de kara ajahlar tarafından tutsak edildiği ortaya çıkar. Neyse ne Tanchico'da daha önce de karşımıza çıkan Domon adındaki kaptanın yardımıyla kızlar saraya sızar. Nesneleri kaçırırlar. Hatta Nynaeve terkedilmişi yenip bir süreliğine tutsak bile eder. Sanırım bir kaç kara ajah da etkisiz hale getirilir.
Perrin ise İkinehir'in beyaz cübbelerce istila edildiğini görür. Diğer yandan da trolloclar saldırı halindedir. Halk da istemeye istemeye korunma amaçlı beyaz cübbelerin varlığını kabul etmişlerdir. Perrin'in ailesi öldürülmüştür. Herkes katilin trolloclar oduğunu sanırken aslında fail beyaz cübbelere yardım eden Faine'dir. Mat'in ailesi tutsaktır beyaz cübbeler elinde. Mat'ın ve Rand'ın babası ise kaçak durumunda daha önceden de tanıdığımız Verin ve Alanna adlı Aes sedailerle birlikte saklanmakadır. Perrin ile Faile çiftçilerin yardımıyla tutsakları kurtarır ve Perrin Emond Meydanı'nda halk tarafından Lord Altıngöz ünvanını alır. Beyazcübbelerin inisiyatifini kırar. Günlerce süren trolloc istilasına da karşı koyar. Hatta bir ara Faile ile evlenir. Onun yardımıyla çevre köylerden gelen katılımla son saldırıyı da def eder. Artık kendi kurt bayrağı vardır. Bu arada düşler aleminde avcı olarak gezen ve orada Lord Luc adıyla köylülerin güvenini kazanmaya çalışan karanlık bir tip tanırız. Onu da yaralamyı başarır. Yafu bu Perrin utangaç Conan gibi bir şey olmuş.
Tar Valon'da ise kızıl ajah Elaida önderliğinde kanlı bir isyan olur ve Amyrlin makamındaki Siuan yardımcısı Leane ile birlikte büyüden daimi olarak yalıtırlar. Min'in yardımıyla kuleden kaçmayı başarırlar. Aiellerin kutsal vadisinde Rand tam seçilmiş şeflerin şefi olduğunu açıklayacakken Shaidoların pratikte liderinin de kollarında ejder resmi olduğunu göstererek seçilmiş kişinin kendisi olduğuna dair iddialarına tanık olur. O zaman sadece Rhuidan'dan sağ çıkmayı başaran şeflerin bildiği bir gerçeği, Aiellerin aslında pasifist yaprağın yolunun takipçisi olduğunu ve artık karakterleri haline gelmiş savaşçılıklarının aslında deformasyon olduğunu açıklar. Büyük tepki çeker bu ve bir kısım Aiel Shaidolar ile birlikte bunalıma girerek oradan ayrılır. O sırada Lanfear Rand'a görünür. Asmodean adlı bir terkedilmişin Rhuidan'a geri dönerek oradaki gizli büyülü nesneyi almaya çalıştığını söyler. Aslında bu iki terkedilmiş tüccar kafilesinde saklanmışlardır. Neyse Rand boyut kapısı açar Rhuidan'a gider, Asmodean ile savaşır ve büyü gücüne daimi zarar verir. Lanfear ile de anlaşarak ki aralarında çekişme olan terkedilmişlerin Asmodean'ın büyü gücünü kaybetiğini öğrenmeleri iyi bir sonuç doğurmayacaktır, en azından kendi sağlığı için, Asmodean'ın daha önceki aşık-ozan kılığında Rand'la yolculuk ederek "erkek büyücüler için büyü teknikleri" semineri vermesini kararlaştırırlar.

10 Aralık 2009 Perşembe

Robert Jordan - Zaman Çarkı 4-1: Gölge Yükseliyor I


Söylemeyi unuttuğum şeylerden biri yazarın dilinin edebi açıdan cilt ve cilt gelişiyor olması. Uydurma atasözleri, tasvirler başarılı şekilde kullanılıyor. Ebat sebebiyle iki fasikül halinde yayınlanan 4.cildin ilk kısmı Tear ağırlıklı geçiyor. Rand artık hükümdar konumundadır. Yazarımızın favorisi Mat da yavaş yavaş kaderine razı durumuna gelmektedir. Favori karakterim Perrin ise sakal bırakmıştır. Faile ile artık klasik bir kavgalı bir barışık karı koca ilişkisini paylaşır. Hah hayyt. Açıkcası artık yazarımız uzattıkça uzatır, konuları yayar ve paraya para demez, büyük ihtimal us dollar der. Özellikle Mat'ın Manetheren hükümdarının ruhunu taşıdığı gayet açıkken (belki de değildir bilmiyorum sadece tahmin) hala itiraf etmemesi iyi bir örnek buna. Yine de bu kitabı ayakta tutan bir şey var: O da hep merak ettiğimiz Aiellerin dünyasına göz atma fırsatı yakalamamız.
Spoiler
Ne anlatacağımı bilmiyorum, çok fazla aksiyon gerçekleşmedi bu fasikülde. Rand Tear lorlarınca kabul edilen bir hükümdar olmuştur. Etrafında bir grup Aiel de vardır. Moiraine onu başında bir terkedilmişin olduğu ve tarihte Tear'ın hep düşmanı olagelen Illıan'a savaş ilan etmesi için ikna etmeye çalışmaktadır. Desen de bir kötülük sızması olur. Ve Rand ile arkadaşlarının başı bir sabah belaya girer. Bir süre sonra Lanfear Rand'ı kendisiyle işbirliği yapması için ikna etmeye çalışır. Erkek terkedilmişlerden büyüyü kontrol etmeyi öğrenecek ve Lanfear'ın eşi olarak (Lanfear geçmişte Rand'ın reerkarnesi Lewis'e aşıktır) karanlık varlığın rütbece hemen altında birlikte dünyayı yöneteceklerdir. Belki kimbilir ikisi birlikte karanlıkların efendisini de devirebilir. Rand kancaya gelmez. Ama Tear kalesi trolloc ve solukların istilasına uğrar. Rand tam kontrol edemese de büyü gücü ile düşmanlarını bertaraf etmesini bilir. Kızlar ise düşler aleminde deneyler yaparken ele geçirdikleri iki kara ajahı sorguya çekmektedir. Onlardan biri batıda Tanchico adlı kentte bir şeyler olacağını söylerken diğeri şu an Aes Sedai komutasında Tar Valon'a getirilen yenik bir sahte ejderin kurtarılacağını ve Rand kılığında sivil halka katliam yaptırılarak Rand'ın itibarının düşürtüleceğini söyler. Trolloc baskınında ikisi de öldürülür. Nynaeve ile Elayne Tanchico kentine gitmeye karar verirken Egwaine düşler alemini ona daha iyi öğretecek bir Aiel bilgini ile tanışır. Ve Aiellerin kutsal kentine gitmesi gerekmektedir. Tanchico grubuna aşık Thom ile Tearlı hırsız avcısı ismi neyse o katılır ve Deniz Halkına ait bir gemi ile yola çıkarlar. Bu halkın da bir efsanesi olduğu tabi Rand'ın başrolünü oynadığı ve deniz halklarının gemide Aes Sedailerden gizledikleri yönlendirebilen bir kadınla çalıştığını öğrenirler.
Rand Mat ve Moriane birbirinden habersiz bir büyülü kapıdan geçerek sorularının cevaplanıldığı bir aleme geçerler. En azından burada Mat'in başından geçenleri biliyoruz. Sonraki gün Rand Aiellerin kutsal kentine yola çıkmaya karar verir. Hem de kutsal kılıcını Tear'da bırakar. Dolayısıyla Egwene, Rand, Mat, Moiran ve Aieller yola çıkar. Bu arada beyazcüppelilerin İkinehiri kuşattığı haberi gelince Perrin, Faile, birkaç Aiel ve Ogre geçit kapısından geçerek memleketlerine dönerler. Boyut kapısı aracılığıyla kalabalık grubumuz da Aiellerin kutsal kentine varırlar. Bu kentte birbiriyle düşman Aiel kabileleri bile savaş etmez. Dört tane bilge kadın onlara yol gösterir ve Rand ile Mat kaderlerindekilerin gerçekleşmesi için, Aiellerden Aviendha diye bir kız bilge olmak için ve Moiraine sırf bilgeler düşlerinde gördükleri için ayrı vakitte büyülü terkedilmiş kentin merkezine girerler. Kısacası Rand burada Ejderin halkı diye gizlice tanımlanan Aiellerin acı dolu tarihini öğrenir. Mat yine bir salaklık yapıp başka büyülü bir kapıdan geçer. Ne olduğunu bilmediği bir anlaşmayla bazı tarihi silahlar felan alır, ölmek üzereyken Rand tarafından kurtarılır, kumdan doğma kötü varlıklarla savaşarak sonunda kentten çıkmayı başarırlar. Aiellerin tarihi ise şöyle: Taa Lewis Kardeşkatili zamanında Aieller erkek büyücülerin pasifist bir yol izleyen yardımcıları gibi bir şey. O zaman insanlar teknoloji olarak gelişmiş bir seviyede felan yaşıyorlar. Kötülükle savaşta Lewis dünyanın belini kırıyor. Pek çok Aiel onu ikna ederken ölüyor. Azı ise kadın Aes Sedailerin emrinde. Aes Sedailer karanlık varlık ve yardımcılarını mühürlerken büyülü nesneleri Aiellere vererek güvenli bir yer bulana kadar yolculuk etmelerini ve nesneleri saklamalarını söylüyorlar. Kervanlarla yola çıkan Aieller yol boyunca açlık sefalet çekiyorlar, saldırıya uğrayıp bazı nesneleri canlarını mallarını kaybediyorlar. İçlerinden bir grup yeter ulenn Aes Sedaileri dinlediğimiz, biz şarkımızı arayacağız , mistik bi şi neyse, diye ayrı kervan diziyorlar. Bunlar kitapta sık sık karşımıza çıkan çingene benzeri Tuathanlar oluyor. Kalanlar ise saldırıya uğramaktan bıkıp pasifist yolu terkedenler ve saldıranlarla savaşanları tasfiye ediyorlar. Eski yolu takip edenler şu an nesli tükenmiş olup bu büyülü kenti inşa eden Jenn Aiellerini oluştururken, savaşçılara dövüşenler ise değişik kabilelerdeki Aiel nüfusuna dönüşüyor. Yine de bu Aieller daha doğrusu bu mistik kentin merkezinde tarihlerini öğrenip hayatta kalarak kabilelerinin reisi konumuna ulaşanlar Aes Sedaileri yüzüstü bıraktıklarını, Lewis'in asıl takipçileri olduklarını ve kehanet gereği kendilerini bu kıraç topraklardan kurtaracak reisler reisini beklediklerini felan filan biliyorlar.

29 Kasım 2009 Pazar

Robert Jordan - Zaman Çarkı 3: Yeniden Doğan Ejder

Hatırlayalım ikinci cilt nasıl bitiyordu? Grup dağılıyor sonra Tümentepe denilen mevkide birleşip Rand'ı yeniden doğan ejder ilan ediyorlardı. Bu kitabın konusu ise grubumuz dağınık şekilde Tear denilen şehirde birleşiyor ve Rand yeniden doğan ejder ilan ediliyor. Tanıdık geldi mi? Farklar elbette var. Rand artık bu kimliği kabul etmiş gözüküyor. İlginçtir bu cilt Rand üzerine odaklı değil. Ayrıca kızlarımızın , Nynaeve, Egwene ve Elayne'in (ayrılmaz üçlü olduğu için bundan sonra kızlar diyeceğim sadece) Tar Valon'da oynadıkları dedektifçilik de ilgi çekici. Mat'ın uyuzlukları ise devam ediyor. Üstüne Egwene'nin salaklıkları ekleniyor. Bir de bu maceranın uzun bir süre bırakın sonuçlanması, virgül bile atılmayacağı kafama dangırdanak edince açıkcası aldığım zevk bir miktar daha azalmış durumda.
Karamsar da olmamak lazım. Seyahatler arttıkça gezip gördüğümüz yöreler de artıyor. Ve yazar ustamızın fantastik ulus oluşturmada önceki kuşaklara göre daha becerili olduğunu görüyoruz. Misal kuul Aieller çölde yaşamaları, kabilelere bölünmeleri, savaşçı olmaları, savaşmadan önce yüzlerini peçeyle kapatmaları gibi sebeplerle bedevileri andırırken kadın erkek ilişkilerinde bu kültürün kısıtlayıcılığını taşımaması ya da kızıl-sarışın görünüşleri itbariyle başka bir yerde duruyorlar. Yazarımız Slavları da örnek aldığını söylemiş Ailleri oluştururken. Misal Tear ülkesinin bayrağı üç hilalden oluşuyor. Hasır şapkaları, genelde çamurlu sokaklarda yaşamlarını idame ettirmeleri, kılık kıyafetleri ise bayraktan kaynaklı beklentilerimizin aksine Vietnam gibi Güneydoğu Asya milletlerini akla getiriyor. Zengin tabakanın çizgili felan kıyafetleri bende bir şey uyandırmadı ama bloglar İspanyol etkisinden sözediyor. Demek istediğim halkları oluştururken gerçek hayattan sentezleme yoluna giderek birebir özdeşleşmeden kaçınılmış. Barbar, katil gibi özcül etiketler kitlesel bir yapıştırma işlemine tabi tutulmamış. Çok uzattım , kaçın spoiler.
Okumamın üzerinden biraz zaman geçtiği için ve uzun uzadıya yazma isteğim kaçıverdiği için kısa geçeceğim. Rand yeniden doğan ejder olsa da destekçilerinin yetersizliğinden dolayı Moiraine onları bir vadide büyüyle korumaya başlar. Kışı beklerler. Bu arada kızlar ve Verin hançerin lanetini kaldırmak için artık kendini kaybetmiş Mat'i de alıp Tar Valon yollarına düşer. Kızlar büyücülerin kentine varınca 13 adet kara ajahın cinayet işleyip bazı sihirli eşyaları alarak kenti terkettiklerini öğrenirler. Dolayısıyla diğer aes-sedai'ler kızların da Liandrin ile gitmesinden dolayı şüphelenmektedir. Amyrlin makamı gizli bir toplantı yapar kızlarla. Tek güvenebileceği kişilerin onlar olduğunu söyler ve kulede hala kara ajah olup olmadığını araştırma görevini verir. Hatırlayalım bu başbüyücü, Moiraine ve Verin diğer büyücülerden gizli ayrı bir kumpas içinde Rand'a destek veriyorlardı. Neyse büyücülerin sarayında kızlar suikastten felan kurtulurlar ve esrarengiz bir kişinin ki daha önce Rand'a da yardım eden güzel kadın ki kimliği artık açığa çıkar, yardımıyla kara ajahların Tear'a gittiklerini öğrenirler. Bu güzel kadın karanlık varlığın yardımcılarından eski aes-sedai Lanfear'dir. Bu arada kızlar diğer büyücüler şüphelenmesin diye amelelik yapma cezası alırken Egwene ve Elayne büyü güçleri arttığı için bir kademe daha yükselmişlerdir. İyileşen Mat'in içinde ise başka bir güç doğmaya başlar. İki nehir'in yıkılmış efsanevi kadim devleti Manatharan, mantaran, menteran, Mehteran (ne haltsa artık hatırlamıyorum) ile ilgili sayıklamaya başlar. Elindeki değnekle iyi savaşabildiğini keşfeder. Bir de şansa bağlı kumar oyunlarında aşırı şanslı olduğunu. Sanırım bu ülkenin son kralının ruhunun reerkarnesi o da. Kızlar Mat'a Elayne'in annesi Cairhien kraliçesine gönderilmek üzere mektup verir ve Tear'a yola çıkarlar. Zira Elayne'in ortadan kaybolması neticesinde Tar Valon'la ittifak olan annesi bu ittifakı bozmuş yanındaki kızıl ajahı geri yollamış ve kimsenin bilmediği bir adamı yardımcı almıştır kendine. Sonradan bunun da karanlık varlığın bir hizmetkarı olduğu açığa çıkacak. Mat ise Tar Valon'da eğlenceye dalmışken yaşlı aşuğumuz Thom ile karşılaşır. Önceki kitaptan hatırlarsak aşığın sevgilisi öldürülmüştür ve artık kendini maceraya atmaya hazırdır. Onlar da Cairhien'e yola çıkar.
Şimdi Rand'a dönelim. Kamp kurdukları yer saldırıya uğrar. Rand büyü gücünü kontrol edememektedir, karanlık varlığın etkin olabildiği kabuslarla boğuşur. Ve efsaneye göre Tear'de dokunulmaz olan bir kılıcı eline alarak yeniden doğan ejder kendini ispat edecektir. Rand da rüyasında bu objeye kafayı takar, belki de kabul etmekte zorlandığı yeni kimliği için bir yargı noktası olacağı için. Herkesi terkedip tek başına yollara düşer. Ve kader diyebileceğimiz desen üzerinde o kadar güçlü iz bırakır ki, tabi farkına varmıyor, gittiği köylerde evlilik sayısı artar, kuyular sularla dolar, kuraklık olur, cinayetler artar. Böyle düzensiz olağanüstü olaylar görülür. Moiraine, Lan, Perrin ve Ogre arkalarında insanların kaderiyle ilgili imgeler görme yeteneğine sahip Min'i kampta bırakarak takibe başlarlar. Kurtlarla iletişimi iyice güçlenen Perrin kurtlaşmaktan tırsar artık. Taa doğudaki Aieller de kendi efsanelerine göre onları çölden çıkarıp karanlık varlıkla savaşacak seçilmiş kişiyi aramak için gruplarla batıya armaya çıkmışlardır. Kısacası onlarda Rand'da bihaberler. Perrin bir köyde esir Aiel görünce onu kurtarır ve grubumuz takipten vazcayarak direkten gemiyle Tear'a yola koyulur. Bu arada olayları gören ve kendini Valere borusu avcısı olarak tanıtan bir kız Faile gruba katılır. 2. kitapta ıllian ülkesinin geleneksel olarak boru avı düzenlediğini hatırlayalım. Bu ilk aşamalarda Rand, boru kısacası bu olağanüstü maceracılar hakkında bir bilgisi yoktur.
Kısaltayayım, Tear yolunda kızları kalabalık bir grup Aiel kurtarır. Ayrılırlar. Kızlar Tear'da kara ajahlar tarafından elegeçirilir. Karanlık Varlığın bazı yardımcıları , terkedilmişler, uyanmıştır.Ve biri Tear'ın lordlarından biri olmuştur. Kılıç odasında Rand'a tuzak kurarlar. Amaçları Rand'ın kılıcı eline alması ve karanlık tarafa geçmesi. Cairhien'de kraliçenin karanlık varlık hizmetkarları tarafından yönlendirildiğini öğrenen ve kızlara suikast planlarını duyan Mat de Tear'a kızları kurtarmaya gider. Moirane'nin grubu Illian hükümdarının da Ishmael adlı terkedilmiş (baş yardımcıları işte karanlık varlığın) olduğunu anlayınca hayatlarını zor kurtarıp Tear'a varırlar. Kente varan kalabalık Aiel sürüsü ile birlikte zaptedilmez Tear kalesine saldırır herkes. Bu arada Egwene elindeki sihirli bir yüzük sayesinde düşler evreninde gezinip olmuş olacak tehlikeleri sezer uykusunda. Heh zırt pırt yakalanmalarına engel değil tabi. Neyse sonunda Rand'da varır, kılıcı alır, karanlık varlık ile savaşır hatta öldürür. Çoğu kara ajah kaçar. Öldürdüğünün aslında karanlık varlık olmadığı Ishmael olduğu ortaya çıkar. Karanlık varlığı zindanında tutan mühürlerden birinin bu zafer neticesinde kırılmadığının farkına varırlar. Diğer müsabakalarda hep kırılmıştı. Kalede yeniden doğan ejder'in sancağı dalgalanır. Tüm Tear halkı galeyana gelip Rand! Yeniden Doğan Ejder! diye temaşa eder. Böyle işte, bu kadar.

21 Kasım 2009 Cumartesi

Robert Jordan - Zaman Çarkı 2: Büyük Av


Hızlı bir okuma oldu. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Grubumuzu kuzeydeki sınır kenti Fal Dara'da bırakmıştık. Bu sırada kötülük de boş durmamakta, onlarca üst düzey ki Aes Sedai dahil destekçilerine emirler vererek büyük bir komplo hazırlamaktadır. Bu kişilerin kimliğini yavaş yavaş kitap boyunca idrak ediyoruz. Devam kitabı olduğu için ancak spoiler vererek anlatabilirim. Ama öncelikle bu cildin Yüzüklerin Efendisi tematiğini aştığı için daha zevkli bir okumaya sebep olduğunu söyleyebilirim. Zayıf yönü ise zaten belli olan neticeye ulaşana kadar çok yoruyor insanı ve sonlarda beklediğimiz sonuç oldukça doyumsuz kalıyor. Karakter sorunu devam ediyor. Rand'ın arkadaşları, özellikle Mat tam bir hödük.
Buradan gerisi spoiler
Ekip Fal Dara'da beklemekteyken 10 küsür Aes Sedai eşliğinde Amyrlin Makamı, yani baş büyücü, habersiz kente varır. Ehlileştirilmekten korkan Rand (yani saidine ulaşabilen erkeklerin bu gücü ellerinden alınır ve süreç içinde erkekler ölüme varan bir depresyona yakalanır) kaçma planları yaparken bu güçten haberi olmayan arkadaşlarıyla da tartışır. Amacı yalnız kaçmaktır. Ancak kaleden çıkışlar yasak olduğu için beklemye koyulur, Egwene sayesinde kalenin bayanlar kısmında saklanır. Fakat içten yardımla kaleye trolloc ve soluklar sızar. Hapisteki Faini yani köyün karanlık varlığa köle olmuş çerçisini kurtarırlar. Ataların ruhunu savaşmak için çağıracak ve yeniden doğan ejder'in son kez karanlık varlıkla savaşacağını söyleyen efsanenin gerçekleşmesi için gereken şartlardan biri olan Valere Borusu ile Mat'in bağlandığı kötücül Shar Lagoth (kafamdan sallıyorum umarım şehrin adı doğrudur) hançerini de beraberlerinde götürürler. Kargaşa kao yani anlacağınız. Sonuçta Rand Amyrlin makamıyla görüşmeye çıkar. Yanlarında sadece ilk ciltten hatırladığımız mavi ajah Moiraine ve bu ciltte ortaya çıkan bilgiye sevdalı kahverengi ajahlardan Verin vardır. Orada Rand'ın gerçek yeniden doğan ejder olduğu, kendi köklerinin doğudaki Aiel ırkına ait olduğu ve serbest bırakılıp zaman çarkının ve desenin kısaca mutlak kaderin ellerine bırakacaklarını söylerler. Rand bu kimliği kabullenemez. Aes Sedailerin oyuncağı olmayacağı yönünde salak salak sayıklar. Nynaeve, Egwene, Moiraine diğer büyücülerle Tar Valon'a geri dönerken Rand ve arkadaşları Ogierle birlikte 20 kadar Fal Dara askeriyle birlikte Valere borusunun peşine düşerler. Yanlarına kokuyla trollocları takip edebilen Hurinadında bir vatandaş katılır. Bunlar bayağı bi takip ederler, katliamlara tanık olurlar. Zira trolloclar insan yahnisini pek severler felan. Ogier, Rand ve Hurin bir gece uyurken kendilerini ayrı bir boyutta bulurlar. Aynı coğrafyada daha hızla yol alabiliyorlar. Burada esrarengiz bir kadının haytını kurtarırlar. Güye o da yanlışlıkla oraya düşmüştür. Ama boyut hakkında fazladan bilgiye sahiptir ve bu grubu yönlendirir. Bu boyutta trollocların izi aslında varacakları noktaları göstermektedir yani bu boyut gelecek zamana ait öğelerden müteşekkildir. Neyse ordan kurtulup trolloclara pusu kurarlar ve ellerinden boru ve hançerin içinde bulunduğu sandığı kaçırtıverirler. Dikatinizi çekerim kendini Cairhien kenti soylusu olarak tanıtan bu güzel kadın elbette güvenilir biri değildir. Bu sefer kovalananlar kovalayan olunca Ingtar'ın önderliğindeki Fal Dara askerleri ile buluşamazlar. Tam tersine Cairhien kentine yol alırlar. Ingtar'ın grubuna ise Verin yetişir ve onlarda kente doğru yola çıkar. Cairhien siyasi oyunların hırla gittiği bir kenttir ve orada Rand kendini bir lord olarak tanıtır. Kadın kaybolur. Aaşık Thom'un ölmediği ve bu kentte çalıştığı ortaya çıkar. Ama Rand'ın işine karışmamaya karar verir.Bukentte de trolloclarla ve soylularla uğraşır Rand, Hurin ve Ogier. Sonunda Verin, ıngtar, Mat ve Perrin ile askerler kentte onları bulur. Fakat hemen öncesinde Rand'ın kaldığı otel odası yanar, sandık çalınmıştır. Kraldan sonraki en büyük soylunun karanlık varlıkla çalıştığı ve Fain'i, ki gollum benzeri bir acizden zeki çevik ve bazen karanlık varlıktan bağımsız eyleme geçen kötü bir yaratığa dönüşmüştür, sakladığı ortaya çıkar. Rand lord olarak bu adamın villasında partiye katılır ve trolloclarla Fain'in batı kıyısında Tümentepe denilen mevkiye yol kapısından geçerek gittiğini ve kendisini orda beklediğini öğrenir. Fakat grubumuz "yollar" kirlendiği için yol kapılarını kullanamamaktadır ve en yakın Ogier yurduna yol alırlar. Orada boyut taşlarını kullanırlar.
Bu anlarda Işığın Çocuklarının ordusunun Tümentepe yakınlarında iki ülkenin ele geçirmek için savaştığı Almoth ovalarına vardığını ve sorgucu denilen istihbarat şeflerinin karanlık varlık taraftarı olduğunu öğreniriz. Üstelik önceki çağlarda insanları tek bayrak altında birleştiren Artur Şahinkanadının oğlunun efsanevi ordusunun ki batıdaki okyanus ötesine açıldığı efsanelerde aktarılmaktadır, Tümentepe'ye yakın yerlerde geri döndüğünü öğreniyoruz. Onlarda belli bölgeleri ele geçirip büyü gücüne sahip kadınları yularlara bağlayarak köle şeklinde savaşta kullanmaktalar. Bir yularlanan ve yuları tutan beyinden oluşan iki kişilik tim düşünün. Ayrıca garip yaratıklardan oluşan bir ordu. Amaçları tüm dünyayı ele geçirmek. Şimdi de Var Talon'a geri dönelim. Büyü eğitimi alan Nynaeve, Egwene , ilk kitaptan tanıdık Andor veliahtı Elaine ile insanların kaderini imgelerle görebilen Min arkadaş olurlar. Kitabın başından beri ara ara karşımıza çıkan kızıl ajah Liandrin bunları Rand'ın başı belada , Tümentepe'ye gideceğiz diye kandırıyor. Orada bu istilacı orduya teslim ediyor. Daha doğrusu istilacıların karanlık varlıkla ilgili fraksiyonuna. Çünkü bu istilacılar da aslında karanlık varlık karşıtı. Anlayacağınız Aes Sedailer, Işığın Çocukları, İstilacılar hepsi hem birbirine hem karanlık varlığa düşman ama içlerinde büyük karanlık komplonun parçası insanlar var. Neyse Nynaeve ve Elaine kurtulur. Egwene yular bağlanır. Min de köle hizmetçi olur.
Son aşama herkesin yolu Tümentepe bölgesindeki istilacıların egemenliğindeki Falme kentinde kesişir. Fain emanetleri istilacıların lorduna teslim eder ve oradan ışığın çocuklarının karargahına sızar. Nynaeve yular tutan istilacı kadınlardan birini bayıltır, kaçış için bir gemi ayarlar ve sonunda Egwene'yi ve Mini kurtarır. Rand ve ekibi de kasabaya sızar, lordun evinde emanetleri elegeçirir, iyi bir savaş ortaya koyar, kasabayı terkederken Egwene'yi ,yavuklusu ya, görür gibi olur, kasabayı terkeder de edemez. Bin kişilik ışığın ordusu da ovadan buraya sorgucuların emrine karşı gelerek intikal etmiştir. onlara göre istilacıların karanlık hizmetkarlardır. Kasabaya hücum ederler. Nynaeve ile Egwene de büyü güçleri ile kasabada çatışmaya başlarlar. Yine kaos yine kaos. Mat alır eline boruyu öttürür. Birkaç yüz eski savaşçı ruh gelir, Rand'a Lews Therin diye hitap edip ancak ejderin sancağı arkasında savaşacaklarını söylerler. Kitabın başında Rand'a Moraine bu hayatını kurtaracak diye kadim sancağı ulaştırmıştı. Rand'ın arkadaşları ve askerler şaşkınlık içinde (arkadaşları Rand'ın büyüyü yönlendirebildiğini daha önce öğrenmişlerdi ve delirip kendiyle birlikt bizi de öldürecek diye hep satış karakteristiği gösteriyorlardı şerefsizler) kalırlar. Ejder yeniden doğmuştur. Bu arada Rand da Karanlık Varlık ile savaşır. Yine ayrı bir boyut gibi bir şeyle ve yine onu yaralamayı başarır. Ve ejderin hikayesi bütün batıya yayılmaya başlamıştır.
la fin the end ende die einde نهاية fund В конце alla fine final τέλος

14 Kasım 2009 Cumartesi

Robert Jordan - Zaman Çarkı 1: Dünyanın Gözü

İkinci kitabı okumaya karar verdiğim için ilk kitabın konusuna bir daha göz gezdirdim. Göz gezdirmek demişken 4 saatim gitti, öyle böyle değil yani. O zaman didim ki kendi kendime ilk kitabı bari özetliyeyim.
Ancak öncelikle sanırım 12 cilde varan ve pek çoğu dilimize de çevrilen bu kitaplar hakkında bir kaç saptamada bulunayım. Robert Jordan'ı sevenler genelde Tolkien'e, Tolkienciler de Robert Jordan'a imtinayla yaklaşırlar. Çünkü high fantasy'nin temelini atan Yüzüklerin Efendisi benzer kurgularla ve çok daha basitleştirilerek; hatırlarsınız yüzük kardeşliği gittiği her coğrafyada karşılaştıkları her insanda ayrıntılı konudışı hikayelerin kapısını aralardı, bize de okuyucu olarak büyük kafa karışıklığı düşerdi, seriyi biri genel hikaye örgüsü için hızlı diğeri de yavaş yavaş sindire sindire okumamıza sebep veren tatlı bir kafa karışıklığı; zaman içinde tekrar edilmiştir. Ne alakası var? Şöyle.. Belgariad ya da Shannara gibi kısmen basit high fantasy örnekleri ile Zaman Serisini karşılaştırırsak bu seri benzer kurguda olduğu kadar detayda da Yüzüklerin Efendisiyle yarışıyor. Yani iki seri birbiriyle ikame edilebilir. Basılışından itibaren on yılların geçtiği ecnebi diyarlardaki haliyle Yüzüklerin Efendisi ülkemizde çok daha yeni bir fenomendir. İlk çıktığı anı hatırlıyorum da.. Ahh eski günler. Demek istediğim bizde bu çelişki daha zayıf da olsa mevcuttur. Arada önemli bir fark var. Zaman Serisinde ayrıntısıyla anlatılan farklı büyü sistemi ki bu kitapta değiştirilebilir bir seçenek değil kurgunun belkemiğini oluşturuyor.
Ben Tolkien taraftarıyım. Önce onu okudum. Bu kitabın gücünü, zenginliğini hissetmekle beraber başta karakterler ilgimi çekemiyor maalesef. 8 puan verdim gitti.
Öyleyse konuyu anlatmak için izninizi istiyeceğim efenim.
spoilerrrrrrr
İki Nehir denen Allahın unuttuğu Shire benzeri huzurlu bir köy geleneksel festival için hazırlanmaktadır. Köy dışındaki çiftliklerinde babası ile yaşayan 16-17 yaşlarındaki Rand Al'Thor köyde en yakın arkadaşı hınzır Mat ve demircinin oğlu Perrin ile birlikte ayrı vakitlerde de olsa gölge benzeri birinin nefret dolu gözleriyle karşılaştıklarından hem fikirdirler. Köyün hanında ise alışılmadık bir biçimde (güzellik değil kalabalık) güzel bir kadın ve onun muhafızı bir adam ile birlikte Tom adındaki bir aaşık (ozan) 'ın olduğunu öğrenirler. Köyün çerçisi (gezgin satıcı) de hana uğrayıp batıda kendini yeniden doğan ejder diye nitelendiren birisinin ordu topladığını ve savaş çıktığını söyler. Zaten kışlık ve kıtlık üzerine uğursuz bir haberdir bu. Tam burada geniş bir parantezle Tek Güç denen büyü sistemini anlatalım. Kaynağını erkek büyücüleri için saidin kadınlar için de saidar denen özün oluşturduğu büyüyü kullanarak bu büyücüler (Aes Sedai) zaman çarkı döndüğü sürece Karanlık Varlık gibi adlarla tanımlanan ve bu seride hapis olsa da destekçileri sayesinde dünyayı etkileyebilen kötü tanrıya karşı mücadele etmişlerdir. Fakat kötülük erkeklerin büyü özünü yozlaştırarak eski çağlarda Lews Therin bilmemne adındaki büyük bir büyücüyü etkilemiş, bu büyücü de tüm ailesini çılgınlıkla katletmiş yaptıklarının farkına varınca da yaptığı son büyüyle dünyayı parçalamış coğrafyayı değiştirmiş. O günden beri yalnızca kadın Aes Sedailer Tar Valon adlı kentlerinde çeşitli renklere ait franksiyonlar şeklinde yaşamakta olup büyüye yatkın erkekleri avlamakla meşgüller. Ve bir efsaneye göre Lews Therin'in reerkarneleşmiş hali dünyaya"yeniden doğan ejder" olarak ki bu bir ünvan , yine insan olacak, geri dönecek büyük acılar neticesinde kötülük ilelebet yok edilecektir. Sonuçta bu kadın büyücüler sadece karanlık varlığın destekçilerine karşı değil sözde ejderlere karşı mücadele ederken büyüye yatkın erkek ve kadınları (onları eğitmek için) da yeryüzünde aramaktalar. Politik olarak Aes Sedailere saygın krallıkların yanısıra Aes Sedailer dahil her türlü büyüyü yok etmeye kendilerini adamış Işığın Çocukları gibi hareketler de mevcut Zaman Çarkı evreninde.
Konuya geri dönersek Trolloc denen yaratıklar başlarında soluk denen yüzüktayfı benzeri diğer bir yaratıkla köyü ve çiftliği basar. Handaki kadın Moiraine isimli Aes Sedai, Lan isimli muhafizıyla birlike köyü kurtarır. Yaratıklar bu üç delikanlının peşindedir. Sebebini öğrenmek için Tal Valor'a yolculuğa çıkarlar. Gruba saidar potansiyeli olan belediye başkanının kızı Rand'ın yanığı Egwene de katılır. Baerlon kasabasında gruba köyün hikmeti Nynaeve yetişir. Aes Sedailerden toplumun geneli gibi hoşlanmamaktadır. Ama içinde aynı büyünün gücü bulunmaktadır. Yaratıkların kovalamacası ardından Shar Lagoth adlı terkedilmiş kente sığınır grup. Bu kente troloclar bile girmeye cüret edememektedir. Çünkü daha büyük bir tehlike yatmaktadır bu şehirde. Matt bu şehirden bir hançer çalar ve içi çürümeye , zihni şüphelerle karışmaya başlar. Herşeye rağmen trollocların şehri istila etmesiyle büyük kötülük uyanır ve grubumuz üçe ayrılır. Rand, Matt ve aaşık bir gemiyle hayatlarını kurtarırlar, Beyazköprü denen yere aaşık kendini feda eder ve gençler binbir badire ile Caemlyn'e Andor krallığının başkentine varırlar. Perrin ile Egwene ise önce kurt sürüsü ile konuşan bir adama sonra da çingene benzeri bir kavme rastlarlar. Bu arada Perrin'in gözleri sarılaşır ve kurtlarla iletişim kurabildiğini anlar. Işığın Çocuklarının ordusuna yakalanırlar. Moiraine, Lan ve Nynaeve ise ayrı bir grup halinde bir yandan çocukları ararken diğer yandan Caemlyn'e yol alırlar. Öncesinde Perrin ile Egwene'yi kurtarırlar. Bu arada Rand Caemlyn'de yanlışlıkla kraliyet sarayının bahçesine düşmek gibi bir sakarlık yapar, prenses ve prenslerden birinin üzerinde iyi intiba bırakırken kraliçenin Aes Sedai danışmanı onun gücüne farkına varır ve kıl olur. Buradan kraliçenin emriyle çıkmayı başarır. Ve tüm grup kentte birleşir. Gruba Loial adına kitapsever bir ogier de katılır. Gizli bir geçitle en kuzeye varırlar. Oradan da büyülü dünyanın gözü denilen yere ulaşırlar. Karanlık Varlığın 2 yardımcısını öldürüldükten sonra burada Rand, Karanlık Varlığı öldürür ya da öyle sanır. Bunu yaparken dünyanın gözü denen ve aslında erkek büyü özü saidini ihtiva eden havuzdaki gücü çeker. Orada buldukları gizli kalıtlar eşiğinde de şunu öğreniriz, aslında Matt ve Perrin'den gizliyorlar bunu, Rand yeniden doğan ejderdir. Da dadadannnnnn