15 Ağustos 2024 Perşembe

Tyler, the Creator - Call Me If You Get Lost (2021)

 

Grammy ödülü alan ve çok bir satan hip hop albümüdür. Farklı türler arasında geçişkenliği sebebiyle övgüler alır. Bu türler arasında bir death metal bir barok müziği sayamayız elbette. Soul/r+b  ve caz ve hatta tropikana gibi hip ve de hop ile uyumlu akımlar mevzu bahis. Ben bu ek sentezlerden füzyonlardan çok da etkilenmedim. Zaten hip hop baskınlığını da kaybetmiyor albüm. Hani biraz da apaçilik var serde , hardkor şarkılar bana daha hoş geliyor. Lumberjack, Manifesto, Juggernaut gibi. Dinlediğim önceki albüme göre geriye dönük bir adım olduğu kesin çünkü herkes öyle diyor ve onlarla nadiren de olsa hem fik irim.

6,75+/10

13 Ağustos 2024 Salı

Dostoyevski - Suç ve Ceza

 

Dostoyevski ile yıldızımız bir türlü barışmıyor. Gençken daha başlarında okumayı bıraktığım kitaba 25 sene sonra geri döndüm. Hani derler ya klasikleri gençken, orta yaştayken bir de ihtiyarlıkta okumak gerek, ee aynı meret bu. Hala zor okunuyor, hala ilgimi çekmiyor. Linç yemeyeceksem, bu romanın en abartılı yani kötü değil ama baş yapıt olduğuna nasıl karar verdiniz canlarım, romanlardan biri, Raskolnikov'un da en abartılmış roman kahramanlardan biri olduğunu söyleyeceğim. Zamanına göre fikri tartışmaları yansıtıyor olabilir. Dünyaya karşı yabancılaşmış kahramanın varoluşçuluğu öncelediği de gerçek olabilir. Uzun uzadıya karakter çözümlemelerin ilginç demeyeyim de enteresanlığı da doğrudur. Yine de bu eseri akademisyenlerin yada edebiyatçıların yada eleştirmenlerin boğazımızdan aşağı iteklemesini garipsemekteyim.

11 Ağustos 2024 Pazar

Placebo - Never Let Me Go (2022)

 

Doksanlar çocuğu olarak doksanların bittiğini bilecek kadar olgun olduğumu düşünüyorum. O günlerdeki büyük gruplar geçmişlerini tekrar yad ettiklerinde aynı etkiyi doğal olaraktan yaratamayacaklardır. Bu son kaydıyla bugünlerde ülkemizde de konser veren yada bir kaç güne verecek olan, o kadar uzağım ki konserlerden, o eski günlerin enerjisini bu kayıtla bizlere geçirmeyi başarıyor. Bu yüzden pek çok dinleyen 2006 Med'ten sonraki en iyi albümü olarak ilan etmiş durumda bile bu albümü. Fakat ben aynı yerde durmuyorum. Kendi tekrar eden ritimler, slogan nakaratlar beni eskisi gibi cezbetmiyor. Yine de rock namına bugünlerde doğru düzgün bir şey olmaması yine umutları bu eski gruplara bağlatıyor. Onlarda eleştiriler doğuracak bir performansla dahi olsa alınlarının akıyla çıkmasını başarabiliyor. Bu manada ben bazı rifflerde sertlik namına yeterince cesur davranmayıp bir kaç parça da kendilerini durdurduklarını görebiliyorum. Ayrıca doksanlardaki kötü bir geleneği de devam ettiriyorlar. O zamanlar albümlerdeki şarkıların pek çoğu vasat olur, kaydı bir kaç iyi parça taşırdı. Burada da bazı istisnai lahzalar olmakla beraber albümün ikinci yarısındaki performans düşüklüğü, albümün 1 saati aşan süresi de dikkate alındığında, oldukça göze batıyor. Modern synth tınılarıyla elektronik müziğin kıyısına dirsek atan bir grup olarak remiksler beklenti yaratsa da yer verdikleri üç remiksin sadece birisi ilgi çekici olabiliyor.

7,0/10

9 Ağustos 2024 Cuma

Arvo Pärt - Tabula rasa (1984)

 

Çağdaş klasik müzik bestecilerinden Arvo Part'ın yine beğenilen , büyük yapıtlarından biri. Benimle tam anlamıyla frekansı tutmayan minimalizm ekolüne ruhani bir iz bırakmasıyla ünlü sanatçı. 4 parçadan oluşan bu kayıt ise ölüm, ağıt, hüzün ve huzur gibi bir eksende yer alıyor. Albümde, albüme adını veren parçanın aksine kulağa çengel atan parça da zaten bir İngiliz besteci Benjamin Britten anısına ağıt adını taşımakta. Gerçekten de dinleyeni etkileyen hırpalayan bir çalışma. Diğer yandan kemanın tınısının bizlere post rock devi GY!BE'yi bile hatırlattığı oluyor. Sonuç olarak bu alt tür içinde tahminen benim keyif alabileceğim en üst nokta diye düşündüm, amma bilmem hayat ne getirir.

8,0-/10

8 Ağustos 2024 Perşembe

Wardruna - Kvitravn - First Flight of the White Raven (2022)


Sevdiğimiz mistik egzotik iskandinav folk grubunun konser kaydı biraz kafa karıştırıyor. Pek leziz ama çok temiz. Seyirci tepkisi alkışı ıslığı felan duysak hiç fena olmazdı. Ben şerbetliyim çünkü her albümlerini dinlemişim. Canlı canlı izlemişim. Zamanında titremişim, ruhum dağları denizleri gezmiş geri dönmüş, kendime gelmişim. İlk dinlediğimdeki etkiyi üzerimde bırakması bu yüzden güç. Yine de en iyi parçaları bir araya gelmişken dinlemek lazım. O kadar albüm dinleyemem diyen de bunu dinlesin bu gruptan.

8,50-/10

4 Ağustos 2024 Pazar

Alain Badiou - Fransız Felsefesinin Macerası : 1960'lardan Günümüze

 Çağdaş politik felsefenin en önde gelen isimlerinden Baidou olumlu yada olumsuz bir esin kaynağı olarak kendisini etkileyen farklı düşünürler ve onların savunduğu veya öne sürdüğü bazı kavramlar üzerine hasbihal ediyor. Tabi bağlamından kopan ve diyalog ve hatta polemik usulüyle ilerleyen yazıları anlamak bu manada anlamlandırmak biraz güç. Dolayısıyla eserin isimlendirmesi umutlandırdığı vaadi yerine getirmekte bir miktar zorlanmakta. Çokça aşina olduğumuz Sartre, Althusser, Lacan,Deleuze, Foucault, Derrida, Ranciere gibi fikir adamların yanısıra coğrafyanın bu tarafında çok da bilinmeyen Cangulheim ve Ricoeur gibi isimler konuk edilmiş. Diğer yandan önsözde ayrıca Fransız Felsefesi tanımının alanında nereye denk düştüğüne dair bir tanıt koyma çabası öne çıkıyor. Altı adet nokta ortaya koyuyor yazar: 

+Kavramın canlı olduğunu, bir yaratım, bir süreç ve bir olay teşkil ettiğini ve bu sebeple varoluştan ayrı olmadığını göstermek.

+Felsefeyi modernliğe kaydetmek, yani diğer bir deyişle, onu akademiden çıkarmak, yaşamda dolaşıma sokmak. 

+Bilgi felsefesi ile eylem felsefesi arasındaki karşıtlığı terk etmek.

+ Felsefeyi doğrudan siyaset sahnesine yerleştirmek.

+Özne sorusunu tekrar ele almak, düşünüm modelini terk etmek, böylelikle bilince ve dolayısıyla psikolojiye indirgenemeyecek bir özne düşüncesi konusunda psikanalizle tartışmak

+ Yeni bir felsefi serimleme tarzı yaratmak, edebiyata rakip çıkmak.

2 Ağustos 2024 Cuma

Drudkh - Autumn Aurora (2004)

 Atmosferik black metal deyince, akla hemen onun adı gelir. Drudkh! Drudkh! Drudkh! Şu yaz sıcağında bile yağmurlu kışlı sesleri kulağa garip gelmeyecek bir şekilde sevdirecek maharette bir kayıt. Grubun daha ikinci albümü olmasından mütevellit olsa gerek bir hırs bir ihtiras bir canlılık bir iddia sinmiş. Zaten diskografisindeki en bi parlak çalışmalar arasında yer alıyor. İlk dinleyişte zayıf kayıt kalitesi ve tekrarlayan ritimlerin sıkıcılığı bir engel olarak karşımıza çıkmakta. Ama bunlar zaten türün genel karakteristiği. Kısa sürede önümüze dikilen bentleri yıkıp geçiyor ve kaydın tadına varıyoruz.

8,0/10

29 Temmuz 2024 Pazartesi

The Cure - Three Imaginary Boys (1979)

The Cure' ün çıkış albümü kimilerince ayrı bir albüm bile sayılan Abd baskısı Boys Don't Cry'ın gölgesinde kalsa da gayet şirin ve tatlı bir albüm. Eleştirel olmak isteyen elbette bir şeyler bulacaktır. Gitar soundu cılız misal. Ama etkileyici parça eksikliğinden söz edilemez. Grubun dramatik imajının aksine gayet eğlenceli bir performans ile karşı karşıyayız. Ve olabildiğince amatör..

7,0/10

27 Temmuz 2024 Cumartesi

Sodom - Persecution Mania (1987)

 1985 tarihli kısa albümünü takip eden ilk uzunçaları Obsessed by Cruelty tavsiye olunmaması sebebiyle bence de es geçilmiştir. Hemen takibindeki bu albüm black-thrash janrı için örnek teşkil edecek olgunlukta bir eserdir. Soluksuz bir agresif tutum benimsemişler, bununla birlikte soloları da ihmal etmemişlerdir. Diğer yandan kirli punk tarzı Motörhead'i de anımsatmıyor değil. Ki bu etkilenimin aslı Motörhead'e ait Iron Fist şarkısında zirve yapması da rastlantı değil. Ayrıca amansız temposu Marduk'un tank resimli kaydını da hatırlatmıştır. Biraz çeşitlilik olsa iyi olurmuştur.

7,50+/10

26 Temmuz 2024 Cuma

Hermann Hesse - Doğu Yolculuğu

 Yarı gizli bir cemiyetin parçası olarak kendi amaçlarını gerçekleştirme hedefiyle mekan ve zamandan azade bir doğu yolculuğuna çıkan ekibin bir üyesinin kaleminden çıkar eser yazarın postmodern ve mistik eğiliminin izlerini taşıyor. Bir süre sonra hizmetçilerinin kayboluşuyla birlikte grup üyeleri arasına kuşku ve güvensizlik tohumları yeşermeye başlar ve sefer başarısızlığa uğrar. Sonrasında bu seferin ve cemiyetin tarihini yazmaya karar veren ekip üyesi bu hezimette parmağı olduğunu idrak eder. Biz de okuyucu olarak aslında yazar olmanın ve bu yolda üretebilmenin zorluklarını temsilen bir alegori eser okuduğumuzu anlıyoruz. "Edebiyat kahramanlarının, yaratcılarından daha canlı ve gerçek olduğu" Hesse'yi artık gönül rahatlığıyla sevdiğim yazarlar arasına katabilirim.

25 Temmuz 2024 Perşembe

Ezginin Günlüğü - Dargın mıyız (2005)

 

Sözlerin aksine gayet yaz albümüdür kendileri. Hatta fenalık geçirdiğimiz yazın ekstra sıcak günlerine yakışıyor. Dinlemiş olduğum bu albümler neticesinde solo albümlere de imza atan grubun hasadamı Hüsnü Arkan'ın sesinin müdavimi olmadığımı söyleyebilirim. Farklı farklı isimler olsa da bu tür bir müziğe kadın vokallerin yakıştığı kanısındayım. Kaydın bir kaç parça dışında ki eleştirilecek yanlara da sahipler, güçlü ve başı çeken şarkıların yoksunluğu da sözkonusu.

6,75-/10

13 Temmuz 2024 Cumartesi

Ustad Saami - East Pakistan Sky (2021)

 İnsanoğlu pek garip, şu kaydı dinleyip huzur buldum diyenler var ki kendi öz kültüründe de bu hislerin tercümanı olma olasılığı yüksek olasılık olasıdır. Benim ise bayağı az dinleyebildiğim albümler arasında yerini aldı. Sebebi de drone müziği sevmiyor olmam. Beyine duraksız bir iğneli saldırı. İster müslüman ister hindu ister sih olsun, ister Hindistan ister Bangladeş ister de burada olduğu gibi Pakistanlı. Hepsi kendi ilahilerini de söyleyebilir ama müzik aynı , çünkü özlerinde aynılar. Biraz hani zorlarsak Anadolu coğrafyası gibi. Bizim ilahilerimizi besleyen kaynaklardan biri de Bizans kilisesidir ya. Nihayetinde Asya'nın alt kıtasındaki o antik medeniyet drone müziğin de öncüsü olmuş. Üstad'ın 2019 tarihli kaydı çok daha etkileyiciydi diye düşünmekteyim. Yalnız albüm kapağı çok şık olmuş.

5,50/10

9 Temmuz 2024 Salı

The Comet Is Coming - Trust in the Lifeforce of the Deep Mystery (2019)

 Siyahi duyarlılığa sahip füzyon caz eserleri pek reveçta. Ben de üst üste arka arkaya öte beriye pek çoğunu dinliyorum. Biraz da itiraf etmek gerekirse yorulmaya da başladım. Bu albüm de o ayarda bir kayıt. Derin baslar, elektronik tınılar, fütüristik göndermelerle o tür içinde kendine bir yer edinebilmiş bu kayıt. Baskın ama benzer dans edilebilir melodiler de zenginleştirici öğesi nazar boncuğu olmuş. Zangır zangır titreyen Birth of Creation, saksafonla dans punk bir şarkıya imza atılır mı sorunsalına cevaben Summon the Fire, hız konusunda hayli iddialı Super Zodiac benim dikkatimi çeken delişmen parçalar. Bununla birlikte daha sakin, otantik, moody parçalar da eksik değil. Yine de kaydın kendine özgü bir enerjisi olduğunu söylemek mümkün.

7,75/10

4 Temmuz 2024 Perşembe

Leprous - Malina (2017)

 Progresif metalin gerilerde bırakması sebebiyle belki de grubu tanımak için en iyi seçim değil Malina. Belki de zaten benim için progresif rock/metal mayınlı bir alan. Ya da modern , elektrikli dokunuşlarla da pek aram iyi değil. Artık nedendir bilemem ama umut ettiğim kadar benlik çıkmadı ve bu beni üzdü. Bu albümde olmasa da Slave yorumunu severim zira. Ama şimdi düşünüyorum da mükemmel kopuşa kadar da kendini çok tekrar eden bir parçaydı. Grup esasen köklü bir geçmişe sahip, mensupları karizmatik ve bayağı da bilinir olmuşlar. Falsettolu ses rengi alameti fabrika atölye vokal Einar kadar eski bateristleri de pek iki ünlü. Neyse albümün ilginçtir ortaları daha bi şenlikli. Mirage ile çok güzel bir zirve yapıyorlar. Önceki kayıtlarına dair midemde kelebek yuva yapmış.

6,75/10

2 Temmuz 2024 Salı

Björk - Fossora (2022)

 

Björk'ü çok özlediğimden ara ara eski şarkılarını döndürür olmuştum. Bu son albümün ardından ki iki sene geçmiş yafu, güncelliği yakalayamıyorum, hala sesi keyif veriyor vermesine de albüm melodi fukarası kalmış. Akılda kalıcı, yürek dağlayıcı hemen hemen hiç bir şey yok. Sözler de mantar felan. Yine kendine özgü bir icadı tekrarlamış, avangard düzenlemelere kulak kesiliyoruz daha çok. Duruş olarak Vespertine tarzı hissediliyor. Sonuç olarak kesmedi abi, kesmedi işte. Yalan mı söyliim. 

7,0/10