9 Şubat 2026 Pazartesi

Mehmet Süreyya Karakurt - Devrimci Yol Hareketi

 74-80 arasındaki istisnai dönemi sosyolojik açıdan derinlemesine araştıran eser, dağınık değerlendirmeler bir yana bırakılırsa bu kadar derli toplusuna pek rastlanmayan bir örnek oluşturuyor. Polemiklere de neden olan yapıt konu olarak o zamanın en kitlesel sol hareketini konu almış. Dev-Yol'un öncülü THKP-C'nin ideolojik mirası ile olan çetrefilli ilişkisinden başlayarak pratikte de izdüşümü bulan (misal aktif savunma konsepti) teorik yanını serimliyor. Amaç ise merkezileşme sorunu yaşayan ve mahalli varlıklardan teşekkül hareketin (yazar savını hareketin ademimerkeziyetçi bir yapıya sahip olduğu üzerine kurmuş) nasıl kitleselleştiği ve darbe ile birlikte bu kitleyi nasıl kaybettiği üzerinde yoğunlaşmış. THKP-C ile kitle örgütü hüviyetinde Dev-Genç arasında ayrım ortaya konmuş. Can güvenliğini merkeze alan ve bu sayede kitleyi arkasında konsolide eden aktif hat, şiddet sarmalında boğulan halkın çözüm beklentisine karşılık veremeyince darbe başlamadan önce bile psikolojik bir yenilgiye dönüşüyor. Yazar performativit tanımını analizin temeline koysa da basit bir lisan halkın ve devrimcilerin karşılıklı bir faydacılık ekseninde hareket ettiği anlaşılıyor. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder